Sonuçları değiştirmek için başlayan lopezobradorist hareket, başarısız olmasına rağmen varlığını sürdürdü. Bu hareket daha sonra “Meksika’nın Meşru Hükümeti”nin kurulmasına öncülük etti. Bu paralel, gayrıresmi hükümetin lideri olarak Obrador, kabinesine solcu siyasetçileri, bilim adamlarını, entelektüelleri ve anti-neoliberalleri atadı. Cristina Laurell burada da Sağlık Bakanı oldu. Bu paralel hükümet sağlık hizmetleri vizyonunu aynı şekilde sürdürdü. Laurell’e göre Meşru Hükümet, “diğer hükümete karşı tepki olarak ortaya çıkmış bir gölge hükümet değildi.”  Onun sözleriyle, “çok daha ilerici ve ülkeyi gelmesini istediğimiz duruma daha özenle hazırlayıp karar verebilecek” bir hükümetti.

Buna karşın, Vicente Fox yönetiminde 2003-2006 yılları arasında başlatılıp kısmen uygulanan Yaygın Sigorta isimli sağlık güvencesi programı Calderón yönetiminde yani 2006 ve 2012 seneleri arasında genişletilmişti. Bu sağlık güvencesi programı, sigortasız insanlara sınırlı şekilde kapsama sağlıyor, masrafı paylaştırılıyor ve kademeli şekilde uygulanıyordu. Bu sınırlı kapsama, kapsamlı sağlık hizmetini engelleyen şeydi. Paylaştırılan yani ödenmesi gereken masraf, sigortasız ailenin gelirinin %6’sına denk geliyordu ve bu da yoksul ailelerin sırtına bindirilen büyük bir yük demekti. Buna dahil olmayan hizmetlerin de özel sigorta yoluyla satın alınması gerekiyordu. Bu da, Fox ve Calderón’un neoliberal emellerine uygun olarak, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi yolunda bir yeni adımın işaretiydi.

Bir yanda Fox ve Calderón, diğer yanda López Obrador apayrı iki toplumsal sağlık politikasını temsil ediyordu. 2006 Meksika Başkanlık Seçimleri çok kızışmıştı, çünkü özünde iki farklı ülke yaratabilecek iki farklı projenin referandumuydu. Laurell bu konudan şöyle bahsediyor:

2006’da olan şey sadece bir adayın kazanması değildi, ülkemizin geleceği buna bağlıydı. Ülkemizi yeniden kurup, eşitsizliği ortadan kaldırıp, herkesin hakkını koruyup garanti altına alıp herkes için bir ülke yaratma şansımızı bu seçim hilesiyle kaybettik. Meşru Hükümet ve halkın seferberliği ile yapmaya çalıştığımız şey bu umudu canlı tutmaya çalışmak.

Lopezobradorist akım ülkenin değişen sosyal, politik ve ekonomik yapısına yönelik ve neoliberal sisteme karşı toplumsal bir harekete dönüştü. Bu hareket 2008’de Calderón’un enerji kaynaklarını özelleştirmeye çalışmasını engelledi ve 2009 yılında Meclis’te birkaç koltuk kazandı. Yine mecliste yaptıkları iş, neoliberal projelere muhalif olmaktı. Bütçe ve reformları sorguladılar, hareketin hattını savundular ve mecliste karşı teklifler sundular.

Hareket örgütlenmeye ve alternatif bir ulusal projeyi ortaya koymaya devam etti ve 2012 yılında López Obrador yine başkanlığa aday oldu. 2012 başkanlık seçimleri, 2006’daki iki apayrı ülke yaratma projesi mücadelesinin tekrarıydı. Bir proje Ulusal Hareket Partisi (PAN), şirketler, üst sınıf ve din hiyerarşisi tarafından desteklenen, Kurumsal Devrimci Parti (PRI) adayı Enrique Peña Nieto’nun başını çektiği neoliberal hegemonyayı sürdürme projesiydi. İkinci proje lopezobradorist hareket, Demokratik Devrim Partisi (PRD) ve birkaç küçük ilerici parti tarafından destekleniyordu ve bu hegemonyaya karşı koymayı amaçlıyordu. Bu proje, mevcut duruma karşı azımsanmayacak seviyede meydan okudu. Fakat bu seçimde de PRI adayı lehine oy karşılığında para ve hediye çeki dağıtmak gibi yolsuzluk ve hilelerle gölgelendi.

Neoliberal reformlar ve toplumsal hareketlerin baskılanması bir Peña Nieto klasiği haline geldi. İktidarı, işçi haklarını ve güvenliğini zayıflatan reformla başlamış ve 2013 boyunca eğitim, enerji kaynakları ve mali konularda gerici reformlar yapılmıştı. Yine de López Obrador, Laurell ve pek çok başka lideri ve destekçileriyle egemenlik karşıtı hareket Meksika’da, hem sağlık alanında, hem de daha yakın zamanda başlayan ve şimdiye kadar başarılı bir şekilde ilerleyen yeni bir sol parti kurma çabası gibi pek çok alanda mücadeleyi sürdürüyor. Bu diyalektik süreç, ilerleyen yıllarda da Meksika’da kendisini göstermeye devam edecek.

 

Yazar: Howard Waitzkin, Rebeca Jasso-Aguilar

Çevirmen: Melik Murat Dede

Kaynak: Monthly Review