Emma Lazarus’un bir şiiri Özgürlük Heykeli’nin anlamını değiştirdi

Emma Lazarus’un bir şiiri Özgürlük Heykeli’nin anlamını değiştirdi

Özgürlük Anıtı 28 Ekim 1886’da hizmete sunulduğunda, tören konuşmalarının Amerika’ya gelen göçmenlerle hiçbir ilgisi yoktu. Devasa heykeli yapan heykeltıraş Fredric-Auguste Bartholdi, heykelin göç fikrini çağrıştırmasını asla istemedi. Bir bakıma, eserini neredeyse zıt bir şey olarak görüyordu: Amerika’dan dışa doğru yayılan özgürlüğün bir sembolü olarak.

Peki heykel nasıl ve neden göçmenliğin ikonik bir sembolü haline geldi? Heykel, Emma Lazarus’un sözleri sayesinde artık halkın zihninde her zaman gelen göçmenlerle bağlantılıdır. Özgürlük Anıtı, şerefine yazılan “Yeni Görkem” (“The New Colossus” ) sonesi sayesinde daha derin bir anlam kazandı.

Şair Emma Lazarus’tan şiir yazması istendi

Özgürlük Anıtı tamamlanmadan ve toplanmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmeden önce, gazete yayıncısı Joseph Pulitzer tarafından Bedloe Adası’nda heykel kaidesi inşası için bağış toplamak için bir kampanya düzenlendi. Bağışlar çok yavaş geliyordu ve 1880’lerin başında, heykelin asla New York’ta toplanamayacağı ortaya çıktı. Hatta başka bir şehrin, belki de Boston’un, heykele ev sahipliği yapabileceğine dair söylentiler bile vardı.

Biri sanat sergisi olmak üzere bağış toplama etkinlikleri düzenlendi. New York’taki sanat camiasında tanınan ve saygı duyulan şair Emma Lazarus’un katılması istendi.

Lazarus, kökleri New York’ta sömürge dönemine kadar uzanan zengin bir Yahudi ailenin kızı olan 34 yaşında bir New Yorkluydu. Rusya’da bir katliamda zulme uğrayan Yahudilerin içinde bulunduğu kötü durum hakkında çok endişeliydi.

Rusya’dan yeni gelen Yahudi mülteciler, New York’un Doğu Nehri’ndeki Ward’s Adası’nda barındırılıyordu. Lazarus onları ziyaret ediyordu ve yoksul yeni gelenlerin yeni ülkelerinde bir başlangıç yapmalarına yardımcı olan hayır kurumlarına katılmıştı.

Yazar Constance Cary Harrison, Lazarus’dan Özgürlük Anıtı kaide fonu için para toplamasına yardımcı olacak bir şiir yazmasını istedi. Lazarus, ilk başta, görev üzerine bir şeyler yazmakla ilgilenmiyordu.

Emma Lazarus toplumsal vicdanını uyguladı

Harrison daha sonra, Lazarus’u fikrini değiştirmesi için cesaretlendirdiğini anımsadı: “Şu tanrıçanın körfezin aşağısında, kaidesinin üzerinde durduğunu ve Ward’s Adası’na ziyaret etmekten çok hoşlandığınız Rus mültecilerinize meşalesini tuttuğunu düşünün.

Lazarus yeniden düşündü ve “Yeni Görkem” adlı soneyi yazdı. Şiirin açılışı, bir Yunan titanının antik bir heykeli olan Rodos Colossus’u ifade ediyor. Ama sonra Lazarus, “Meşaleli güçlü bir kadın” ve “Sürgünlerin Anası” olarak “duracak” heykele atıfta bulunur.

Sonenin ilerleyen bölümlerinde, sonunda ikonik hale gelen dizeler:

Bana yorgun olanlarını ver, yoksullarını,
Özgürce nefes almaya özlem duyan yığınlarını,
Senin kalabalık kıyılarından kovulan perişanları.
Evsizleri, fırtınada dağılmış olanları gönder bana,
Lambamı kaldırıyorum altın kapının yanında!

Böylelikle Lazarus’un zihninde heykel, Bartholdi’nin tasavvur ettiği gibi Amerika’dan dışarıya doğru akan özgürlüğün simgesi değil, ezilenlerin özgürce yaşayabileceği bir sığınak olan Amerika’nın bir simgesiydi. Lazarus, Ward’s Adası’nda yardım etmek için gönüllü olduğu Rusya’dan gelen Yahudi mültecileri hiç şüphesiz düşünüyordu. Ve başka bir yerde doğmuş olsaydı, baskı ve acıyla karşılaşmış olabileceğini kesinlikle anladı.

“Yeni Görkem” şiiri özünde unutuldu

3 Aralık 1883’te, New York City’deki Tasarım Akademisi’nde, heykelin kaidesi için para toplamak amacıyla bir yazı ve sanat eseri portföyünü açık artırmaya çıkarmak için bir kabul töreni düzenlendi. Ertesi sabah New York Times, ünlü bankacı J. P. Morgan’ın da aralarında bulunduğu bir kalabalığın Emma Lazarus’un “Yeni Görkem” şiirini okuduğunu bildirdi.

Sanat müzayedesi düzenleyicilerin umduğu kadar para toplamadı. Ve Emma Lazarus’un yazdığı şiir unutulmuş görünüyordu. Şiiri yazdıktan dört yıldan kısa bir süre sonra, Lazarus 19 Kasım 1887’de 38 yaşında kanserden trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Ertesi gün New York Times’ta yayımlanan ölüm ilanında, “Olağanüstü Yetenekli Bir Amerikan Şair” manşetiyle yazısı övüldü; İlanda şiirlerinden alıntılar yer alsa da “Yeni Görkem”den bahsedilmedi.

Bu nedenle, sone, yazıldıktan kısa bir süre sonra unutulmuş oldu. Ancak zamanla, Lazarus’un sözlerle ifade ettiği duygular ve Bartholdi’nin bakırdan yaptığı devasa figür, halkın zihninde ayrılamaz hale gelecekti.

Şiir Emma Lazarus’un bir arkadaşı tarafından canlandırıldı

Mayıs 1903’te, Lazarus’un bir arkadaşı olan Georgina Schuyler, Özgürlük Anıtı’nın kaidesinin iç duvarına “Yeni Görkem” metnini içeren bronz bir levha yerleştirmeyi başardı.

O zamana kadar heykel yaklaşık 17 yıldır limanda duruyordu ve milyonlarca göçmen yanından geçmişti. Ve Avrupa’daki baskıdan kaçanlar için Özgürlük Anıtı bir karşılama meşalesi tutuyor gibiydi.

Özgürlük Anıtı’nın mirası

İlerleyen yıllarda, özellikle 1920’lerde, Birleşik Devletler göçü kısıtlamaya başladığında, Lazarus’un sözleri daha derin anlamlar kazandı. Ve ne zaman Amerika’nın sınırlarının kapatılmasından söz edilse, “Yeni Görkem”le ilgili satırlar her zaman karşıt olarak alıntılanır.

Yine de şiir ve heykelle bağlantısı 2017 yazında beklenmedik bir şekilde tartışmalı bir konu haline geldi. Başkan Donald Trump’ın göçmen karşıtı danışmanı Stephen Miller, şiiri ve heykelle olan bağlantısını karalamaya çalıştı.

İki yıl sonra, 2019 yazında, Trump yönetimindeki ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri müdür vekili Ken Cuccinelli, klasik şiirin düzenlenmesini önererek bir tartışmaya yol açtı. 13 Ağustos 2019’daki bir dizi röportajda Cuccinelli, şiirin “kendi ayakları üzerinde durabilen” göçmenlere atıfta bulunacak şekilde değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Cuccinelli, eleştirmenlerin Lazarus şiirini beyaz olmayan göçmenlere yönelik mevcut önyargının bir işareti olarak yorumladıklarını ve “Avrupa’dan gelen insanlara” atıfta bulunduğunu belirtti.

Yazar: Robert McNamara

Çeviren: Cansu Genç

Düzenleyen: Buse Usta

Kaynak: Thought Co

Leave a comment