Caz, Arşiv Merkezi’nde her zaman tartışma konusu olmuştur; Duke Ellington Koleksiyonu’nu arayan ya da Duncan P. Schiedt Fotoğraf Koleksiyonu’nun negatiflerini işleyen bir araştırmacı mutlaka bulunur. Caz ile alakalı nota kâğıtlarının, fotoğrafların, yazışmaların ve başka belgelerin sürekli olarak çıktısı alınıyor, bu belgeler araştırılıyor, işleniyor ve taranıyor. Tüm bu caz araştırmaları, beni en sevdiğim caz müzisyeni Ella Fitzgerald’ın hayatına dair derin bir araştırma yapmaya itti. 

Arşiv Merkezi’ndeki Ella Fitzgerald Papers koleksiyonundaki belgelerin ve fotoğrafların arasında Fitzgerald’ın yurttaşlık hakları hareketiyle olan bağlantısını gösteren eden oldukça ilginç birincil kaynaklar buldum.

 

Bir kartpostalda Ella Fitzgerald. Fotoğraf 1948’de Bruno of Hollywood tarafından çekilmiş. Ella Fitzgerald Papers, Archives Center, National Museum of American History.

 

 

Ella Fitzgerald caz ve popüler şarkılara katkılarıyla hatırlanmaktadır ve her zaman da hatırlanacaktır. Eşi benzeri olmayan kadife sesi, onu zamanının diğer parlayan yıldızlarının hepsinden ayıran bir özelliği olmuştur. Sesiyle efsane haline gelmiş ve Duke Ellington ve Louis Armstrong gibi caz ikonlarının seviyesine ulaşmıştır. Uzun kariyeri boyunca sesi onu farklı mekanlara, şehirlere ve ülkelere götürmüştür. Hatta ırkçı ayrımcılığın hüküm sürdüğü 1950’lerin sonları ve 1960’larda çoğu Afrika kökenli Amerikalının gitmeye cesaret edemediği yerlere bile götürmüştür. Bununla birlikte inkâr edilemez yeteneği, kapıların sadece kendisi için değil kendisini takip eden birçok Afrika kökenli Amerikalı müzisyen için de açılmasını sağlamıştır.

Nisan 1954’te Fitzgerald, Norm Granz’ın kendisinin tek menajeri olmasını sağlayan bir sözleşme imzalamıştır. Norm Granz, menajerliğini yaptığı müzisyenlere eşitlik sağlanması için mücadele eden coşkulu bir yurttaşlık hakları hareketi aktivistiydi; bu mücadelesini müzisyenlerinin gösterilerinde ayrımcılık uygulanmasını engelleyerek sürdürüyordu.

Ekim 1955’te Granz, Dizzy Gillespie ve Ella Fitzgerald’ın sahne alacağı Jazz at the Philharmonic (JATP) adındaki konser turu kapsamındaki gösteriden önce bir bilet satıcısıyla tanıştı. JATP, yapımcılığını Norman Granz’ın yaptığı ve zamanın en önemli bazı caz yıldızlarının sahne aldığı bir konser ve kayıt serisiydi. Granz, Houstan’da bilet satıcısına gösterinin karma bir gösteri olacağını söyledi ve 7 Ekim’de tuvalet kapılarındaki “Zenci” ve “Beyaz” tabelalarını söktü. Houston aşırı tutucu geçmişiyle biliniyordu ve Granz’ın karma gösteri çabaları hoş karşılanmadı. İlk gösterinin sonuna gelindiğinde polis Fitzgerald’ın giyinme odasına daldı ve onu, Gillespie’yi ve diğer müzisyenleri tutukladı. Kendilerine suçlu muamelesi yapıldı. Fitzgerald’ın hatırladığına göre, karakola götürüldüklerinde polis memuru yine de kendisinden imzalı fotoğraf istemişti.

Bu Granz’ı görevine devam etmekten alıkoymadı. Fitzgerald’ın menajeri olarak ona mümkün olduğunca eşitlik imkânı vermek istiyordu ve bazı engellere rağmen bunda oldukça başarılı oldu.

Ella Fitzgerald Norm Granz’ın menajeri olmasını sağlamak için bu sözleşmeyi imzalamıştır. Ella Fitzgerald Papers, Archives Center, National Museum of American History.

Fitzgerald bu kadar kişi tarafından sevilirken ve etrafında büyük kalabalıkları toplarken mekanların kendisini ırkı yüzünden reddetmesi zordu. Hayranları arasında en göze çarpan kişi şarkıcı, oyuncu ve bir ikon olan Marilyn Monroe’ydu. Fitzgerald’ın o kadar büyük bir hayranıydı ki bağlantılarını kullanarak kariyerinde yükselmesine yardım etti ve en nihayetinde daha çok insanın gösterilerine tanık olmasına olanak sağladı. Monroe, Ekim 1957’de Los Angeles’taki Mocambo gece kulübünü Fitzgerald adına aradı.  Monroe toplumsal statüsünü ve popülerliğini kullanarak kendileriyle bir anlaşma yaptı. Eğer Fitzgerald’ın sahne almasına izin verirlerse her gece kendisinin en önden izleyeceğine dair söz verdi Monroe ve gerçekten de yaptı. Monroe’nun gösteriyi en önden izlemesi kulüp için güçlü bir tanıtım oluyordu, zaten anlaşmayı çekici yapan da buydu. Sonuç olarak Fitzgerald Mocambo’da sahne alan ilk Afrika kökenli Amerikalı oldu ve bu, kariyerine çok büyük etki yaptı.

 

Ella Fitzgerald, West Hollywood’da prestijli ve meşhur bir kulüp olan Mocambo’da sahne alacak ilk Afrika kökenli Amerikalı olmak için bu sözleşmeyi imzalamıştır. Ella Fitzgerald Papers, Archives Center, National Museum of American History.

 

Yaşamı boyunca Fitzgerald’a Siyahi İnsanların Gelişmesi İçin Ulusal Birlik’in (NAACP) Equal Justice ve American Black Achievement ödüllerinin yanı sıra yetenekleri ve hem caz dünyasındaki hem de insan hakları hareketindeki başarıları için başka birçok yerde onurlandırılmıştır. Fitzgerald bir ilham kaynağı olarak görülüyordu. Gayreti kariyerini yükseklere taşıdı ve yeteneklerini kullanarak ve arkadaşlarının, iş arkadaşlarının ve menajerinin yardımıyla aşılması imkansız görünen engelleri aştı.

 

Rebecca Kuske National Museum of American History Archives Center’da staj yapmıştır.

 

Yazar: Rebecca Kuske

Çevirmen: Reyhan Demir

Kaynak: Smithsonian