yine mi kış vakti, yine mi soğuklar bastırdı,

Frank daha yeni buzun üzerinden kaymamış mıydı

iyileşmemiş miydi, ilkbahar tohumları ekilmemiş miydi

gece sona ermemiş miydi,

eriyen buz

dar oluklarda birikmemiş miydi

vücudum

kurtarılmamış mıydı, güvende değil miydi

yara izi oluşmamış mıydı, sinsice,

yaranın tam üzerinde

dehşetin ve soğuğun

sonu gelmemiş miydi,

arka bahçe tırmıklanmamış mıydı, ekilmemiş miydi—

hatırlıyorum toprağın nasıl hissettirdiğini,

kırmızı ve koyu renkte, sert diziler halinde,

tohumlar ekilmemiş miydi,

asmalar güney duvarına yükselmemiş miydi

sesini duyamıyorum

rüzgarın feryatlarından, çıplak zeminde ıslık çalmasından

artık umursamıyorum

çıkardığı sesi

ne zaman sessizleştirildim, hangi vakit

bu sesi tanımlamak anlamsız gelmeye başladı

kulağa nasıl geldiği değiştiremez ne olduğunu—

gece sona ermemiş miydi, toprak

ekildiğinde güvende değil miydi

tohumları ekmemiş miydik,

toprağa lazım değil miydik,

asmalar, hasat edildi mi?

Is it winter again, is it cold again,

didn’t Frank just slip on the ice,

didn’t he heal, weren’t the spring seeds planted

didn’t the night end,

didn’t the melting ice

flood the narrow gutters

wasn’t my body

rescued, wasn’t it safe

didn’t the scar form, invisible

above the injury

terror and cold,

didn’t they just end, wasn’t the back garden

harrowed and planted—

I remember how the earth felt, red and dense,

in stiff rows, weren’t the seeds planted,

didn’t vines climb the south wall

I can’t hear your voice

for the wind’s cries, whistling over the bare ground

I no longer care

what sound it makes

when was I silenced, when did it first seem

pointless to describe that sound

what it sounds like can’t change what it is—

didn’t the night end, wasn’t the earth

safe when it was planted

didn’t we plant the seeds,

weren’t we necessary to the earth,

the vines, were they harvested?

Yazar: Louise Glück

Çevirmen: Gizem Atlı

Kaynak: poets.org