Eğer Dünya aniden dönmeyi durdurursa ne olur?

Eğer Dünya aniden dönmeyi durdurursa ne olur?

Her şey masadan uçup giderdi.

duvar, iç mekan, karanlık içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

(Görsel kaynağı: Buena Vista Images via Getty Images)

Dünya; göremesek, dokunamasak, duyamasak veya hissedemesek bile durmadan dönüyor. Peki, Dünya birden dönmeyi durdursaydı ne olurdu?

Eğer dönme dursaydı, Dünya’daki tüm nesnelerin açısal momentumu yüzeyi parçalara ayıracak ve bu da gerçekten kötü bir gün ile sonuçlanacaktı.

Washington DC’de bulunan Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nden emekli kıdemli jeolog James Zimbelman, “Bu sadece bir düşünce deneyi. Dünya’nın dönmesini durduracak doğal bir güç yok. Dünya oluştuğundan beri dönmeye devam etmesinin bir nedeni de bu ve bu oldukça etkileyici.” dedi.

Döndür gitsin

Dünya, kendi ekseni etrafında her 23 saat, 56 dakika ve 4.09053 saniyede bir tam dönüş yapar. Bu, Zimbelman’a göre ekvatorda saatte yaklaşık 1.770 km hızla hareket eden, dönüş hızı kutuplarda sıfıra düşen kara anlamına geliyor. Eğer gezegen aniden duracak olsaydı, ekvator boyunca havaya, suya ve hatta kayalara uygulanan açısal momentum 1.770 km/s hızla dönmeye devam ederdi. Hareket, yüzeyi ovalayarak ve parçalara ayırarak atmosferin üst bölgelerine ve uzaya gönderecekti.

Peki, açısal momentum nedir?

Bir adım geri atalım. Doğrusal momentum, bir nesnenin kütlesinin ve süratinin (yön ve hız) ürünüdür. Mesela, hareket halinde olan ve aniden duran bir arabadaki yolcu, doğrusal momentum nedeniyle ilerlemeye devam edecektir. Of!

Açısal momentum, doğrusal momentuma bir rotasyon/yön analoğudur. Eylemsizlik momentinin (kütleyi döndürmek için gereken dönme kuvveti) ve açısal hızın bir ürünüdür. Bir oyun kurucu, topu top yakalayıcıya doğru attığında topa açısal momentum kazandırır.

Zimbelman, Live Science’a “Açısal momentumun korunması, fiziğin temellerinden biridir. Bir şey döndüğü zaman, onu durdurmak için aynı kuvveti ters yönde uygulamak gerekir.” dedi.

Ama Dünya dönmeyi bıraksaydı, her şey kaybolmazdı.

Yeniden gruplandırma, düzenleme, yığılma

Zimbelman’a göre, yüzeyden ayrılan parçalar ve kalıntılar biraz dönüş kazanırken Dünya ve kalıntıları da Güneş etrafındaki yoluna devam edecek. Sonuç olarak, gezegenin yer çekimi beklenmedik bir etkiyle parçaların halesini geri çekecekti.

Zimbelman, “Isaac Newton’un klasik mekanikle birlikte anlamamıza yardımcı olduğu şey, biriken ve birbirine daha yakın hareket eden parçaların kendi enerjilerinin bir kısmını serbest bırakması ve bir şeyleri ısıtmasıdır.” dedi.

Bunu, gökyüzünde hızla ilerleyen bir göktaşı gibi düşünün. Atmosferin ve uzayın uzaklarına ulaşan kalıntılar, gezegenin yer çekimi kuvvetiyle yüzeye çekilir ve çarpışmanın üzerine enerjiyi serbest bırakırdı. Zimbelman, bu parça ve kalıntıların yapmış olduğu sürekli bombardımanın, kabuğu sıvılaştırarak erimiş bir “kaya okyanusu” haline getireceğini söyledi. Bunun sonucunda, çarpışan parçalar yığılma adı verilen bir süreçle erimiş denize yeniden emilir.

Zimbelman’a göre hızlı ve yıkıcı geçiş, gezegenin yüzeyinde olan suyun çoğunluğunu da buharlaştıracak. Buharlaşmış olan bu suyun çoğu kaybolacak olsa da bazıları yeni katılaşan olivin gibi minerallere dahil edilebilir. Son olarak, tüm parçalar toplanma yoluyla yeniden emilmez. Gezegenin bazı kalıntıları ayın yer çekimi kuvvetiyle süpürülüp, en yakın uyduya bombardıman yapıp yüzeyinde sayısız kraterler oluşturacaktır.

Çevirmenin notu:

Açısal momentumu daha iyi anlayabilmek için Khan Academy’nin konuyla ilgili şu videosuna göz atabilirsiniz.

Yazar: Stacy Kish

Kaynak: Live Science

Çeviren: Bukentay Takıroğulları

Düzenleyen: Beril Müldür

Leave a comment