Edebiyat, yazılı ve bazen sözlü malzemeyi tanımlamak için kullanılan bir sözcük. Latincede harflerle biçimlenmiş yazı anlamında olan literature kelimesinden türeyen  ‘literature’ (edebiyat*); genelde şiir, tiyatro, gazetecilik, bilimkurgu olan ve bilimkurgu olmayan ürünlerin ve bazen de şarkıların dahil olduğu yaratıcı hayalgücü ürünlerini ve ifade eder.

Edebiyat nedir?

Basitçe ifade etmek  gerekirse edebiyat, bir dil veya bir halkın kültür ve geleneklerini yansıtır.

Birçok kişi denemiş olsa da kavramı tam olarak tanımlamak zordur; edebiyatın kabul gören tanımının sürekli değişip geliştiği bir gerçektir.

Birçoğuna göre edebiyat, daha yüksek bir sanat biçimine işaret eder; sadece kelimeleri kağıda dökmek edebiyat yaratmak anlamına gelmez. Külliyat, belirli bir yazarın kabul edilen eserleridir. Bazı edebiyat eserleri belli bir külliyat olarak, yani belli bir tarzın kültürel bağlamda temsil edici olarak kabul edilir.

Edebiyat niçin önemlidir?

Edebiyat çalışmaları en iyi ihtimalle, uygarlığa bir çeşit kılavuz sunarlar. Mısır ve Çin gibi antik uygarlıkların yazılarından Yunan felsefesi ve şiirine, Homeros destanlarından Shakespeare’in oyunlarına, Jane Austen ve Charlotte Bronte’den Maya Angelou’ya kadar edebiyat eserleri, tüm dünyaya içgörü ve bağlam sağlarlar. Böylece edebiyat, kültürel veya tarihsel anlamı olan bir eserden daha fazlası olur; yeni bir deneyim dünyasına giriş işlevini de üstlenebilir.

Edebiyat olarak görülen şeyler bir nesilden diğerine farklılık gösterebilir. Mesela Herman Melville’in 1851 tarihli romanı Moby Dick, çağdaşı yorumcular tarafından başarısız olarak değerlendirilmişti. Ancak bu eser bugün bir başyapıt olarak tanınıyor ve tematik çetrefilliliğiyle sembolleri işleyişi bakımından Batı edebiyatının en iyi eserlerinden biri olarak sık sık anılıyor.

Günümüzde Moby Dick okuyarak, Melville’in zamanındaki edebi geleneklere dair daha geniş bir anlayış kazanabiliriz.

Edebiyat tartışmak

Nihayetinde edebiyatta anlamı, yazarın neyi yazdığına ya da söylediğine veya nasıl söylediğine bakarak keşfedebilmekteyiz.

Yazarın romanında veya eserinde kullandığı kelimeleri inceleyerek ya da hangi karakter veya anlatıcının okuyucuya bağlantı olarak hizmet ettiğini gözlemleyerek yazarın mesajını yorumlayabilir ve tartışabiliriz.

Akademik çevrede bir yazıyı yorumlama, eserin içerik ve derinliğinin daha iyi anlaşılması için sıklıkla edebi teorinin; mitolojik, sosyolojik, psikolojik, tarihsel veya diğer yaklaşımların kullanılması yoluyla yürütülür.

Tartışmak ve analiz etmek için kullandığımız eleştirel paradigma hangisi olursa olsun, edebiyat bizim için önemlidir; çünkü bize seslenir, evrenseldir ve bizi oldukça kişisel bir düzeyde etkiler.

Ebediyat hakkında alıntılar

Burada edebiyat devlerinden edebiyatın kendisi hakkında söylenmiş bazı sözler alıntılandı. Onların yazmaya yönelik yaklaşımlarına bir bakın!

“Edebiyatın zorluğu yazmak değil; fakat ifade etmek istediğinizi yazmaktır; okuyucunuzu etkilemek değil, onu tam istediğiniz gibi etkilemektir.” –Robert Louis Stevenson

“İyi bir romandan haz almayan insan, bir bey veya hanımefendi olsun, hoş görülemeyecek derecede aptal olmalı.” —Jane Austen, Northanger Abbey.

“Hikayelerden, işlerin başkaları için nasıl gittiğinden tatmin olmayın. Kendi hikayenizi ortaya çıkarın.”—Rumi

“Bir kalem ve mürekkep isteyip aklımı yazacağım.”- –William Shakespeare, Henry VI

 

*Dilimizde kullanıldığı şekliyle edebiyat kelimesi, Nişanyan Sözlüğüne göre Arapçadan gelmiş olup edep literatürü, kültür ve ahlaka ilişkin yazı türleri anlamına gelen أدبيّات (adabīyāt) kelimesinden türemiştir; daha sonra bu kelime, yaşam tarzına ilişkin hikaye ve gözlemlerden oluşan ve Arapçada 8. yy’dan itibaren yaygınlaşan yazı türünü ifade etmek için kullanılmıştır -E.N.

[http://www.nisanyansozluk.com/?k=edebiyat]

Yazar: Esther Lombardi

Çevirmen: Aybike Aydal

Kaynak: https://www.thoughtco.com/what-is-literature-740531