DNA’nın yapısını keşfeden Francis Crick’in hayatı ve çalışması

DNA’nın yapısını keşfeden Francis Crick’in hayatı ve çalışması

Francis Crick (8 Haziran 1916 – 28 Temmuz 2004), DNA molekülünün yapısını keşfeden kişilerden biriydi. James Watson ile DNA’nın çift sarmal yapısını keşfetti. Sydney Brenner ve diğerleri ile, genetik kodun, genetik materyali okumak için üç temel dizgiden oluştuğunu gösterdi.

Francis Crick hakkında bilgiler;

Tam ad: Francis Harry Compton Crick

Bilindiği iş: DNA’nın çift sarmal yapısını keşfetti

Doğum tarihi: 8 Haziran 1916, Northampton, İngiltere

Ölüm tarihi: 28 Temmuz 2004, La Jolla, California, Amerika Birleşik Devletleri

Eğitim: Cambridge Üniversitesi, Doktora.

Önemli başarılar: Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü (1962)

Eşlerinin adları: Ruth Doreen Dodd (1940–1947) ve Odile Speed (1949–2004)

Çocuklarının isimleri: Michael Francis Compton, Gabrielle Anne, Jacqueline Marie-Therese

İlk yılları

Francis Harry Compton Crick, 8 Haziran 1916’da İngiltere’nin Northampton kasabasında doğdu. Evin iki çocuğunun büyük olanıydı. Crick örgün eğitimine Northampton Grammar School’da başladı, ardından Londra’daki Mill Hill School’a gitti. Bilime doğuştan bir merakı vardı ve amcalarından birinin himayesi altında kimyasal deneyler yapmaktan zevk alıyordu.

Crick, lisansını fizik alanında University College London’da (UCL)yaptı. Daha sonra doktorasına başladı. UCL’de fizik alanında çalıştı, ancak II. Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle tamamlayamadı. Savaş sırasında, Crick Amirallik Araştırma Laboratuvarı için çalışırken akustik ve manyetik mayının tasarımı üzerine araştırmalar yaptı.

Savaştan sonra, Crick fizik çalışmalarını bırakıp biyoloji çalışmalarına geçti. O zamanlar fen bilimlerinde yapılmakta olan yeni keşifler üzerine düşünmekten oldukça keyif alırdı. 1950’de Cambridge Caius College’a öğrenci olarak kabul edildi.

Crick proteinlerin X-ışını Kristal bilimi çalışması üzerine 1954’te doktora yaptı.

Araştırma kariyeri

Crick’in fizikten biyolojiye geçişi, biyolojideki çalışmaları için çok önemliydi. Biyolojiye yaklaşımının, fiziğin basitliği ve biyolojide hala büyük keşifler yapılmasına olan inancıyla geliştiği söylenir.

Crick, 1951’de James Watson ile tanıştı. Bir organizmanın genetik bilgisinin organizmanın DNA’sında nasıl depolanacağını ayırt etme konusunda ortak bir görüşleri vardı. Çalışmaları Rosalind Franklin, Maurice Wilkins, Raymond Gosling ve Erwin Chargaff gibi diğer bilim adamlarının çalışmalarına dayalıydı. Bu ortaklık, DNA’nın çift sarmal yapısı keşiflerinin rastlantısal olduğunu ispatladı.

Kariyerinin büyük bölümünde Crick, İngiltere’de Cambridge’deki Tıbbi Araştırma Konseyi’nde çalıştı. Hayatının ilerleyen zamanlarında, Amerika Birleşik Devletleri’nde La Jolla, California’daki Salk Enstitüsü için çalıştı.

DNA’nın yapısı

Crick ve Watson, DNA’nın yapısı modellerinde aşağıdakiler de dahil olmak üzere birkaç önemli özelliği ileri sürdüler:

DNA, çift iplikli bir sarmaldır.

DNA sarmalı, tipik olarak sağ ellidir.

Sarmal anti-paraleldir.

DNA bazlarının dış kenarları hidrojen bağı için uygundur.

Model, dışta bir şeker-fosfat omurgasından ve içte hidrojen bağlarıyla bir arada tutulan azotlu baz çiftlerinden oluşuyordu. Crick ve Watson, DNA’nın yapısını detaylandıran makalelerini 1953’te Nature bilim dergisinde yayımladılar. Makaledeki örnekleme, Crick’in sanatçı olan eşi Odile tarafından çizildi.

Crick, Watson ve Maurice Wilkins (Crick ve Watson’ın çalışmaları üzerine çalışan araştırmacılardan biri) 1962’de Tıp Fizyolojisi dalında Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Keşifleri, bir organizmadan gelen genetik bilginin nesilden nesile nasıl aktarıldığının anlaşılmasını sağladı.

Sonraki yaşamı ve mirası

Crick, DNA’nın çift sarmal yapısının keşfinden sonra DNA ve protein sentezinin diğer yönlerini incelemeye devam etti. Genetik kodun amino asitler için üç baz dizgiden oluştuğunu göstermek için Sydney Brenner ve diğerleri ile iş birliği yaptı. Araştırma, dört baz olduğu için 64 olası dizgi olduğunu ve aynı amino asidin birden fazla dizgiye sahip olabileceğini gösterdi.

1977’de Crick, İngiltere’den ayrıldı ve Amerika Birleşik Devletleri’ne taşındı ve burada Salk Enstitüsü’nde J.W Kieckhefer Seçkin Araştırma Profesörü olarak görev yaptı. Nörobiyoloji ve insan bilincine odaklanarak biyoloji araştırmalarına devam etti.

Francis Crick, 2004 yılında 88 yaşında öldü. DNA’nın yapısının keşfindeki rolünün önemi ile hatırlanıyor. Bu keşif, genetik hastalıkların taranması, DNA parmak izi ve genetik mühendisliği de dahil olmak üzere bilim ve teknolojideki birçok ilerleme için çok önemliydi.

Yazar: Regina Bailey

Çeviren: Rüveyda Seda Gören

Düzenleyen: İrem Nur Arslan

Kaynak: ThroughCo.

Leave a comment