COVID-19 aşı ve tedavilerinde tam olarak bulunduğumuz yer

COVID-19 aşı ve tedavilerinde tam olarak bulunduğumuz yer

Dünyanın dört bir yanında bilim insanları COVID-19 olarak bilinen yeni koronavirüs hastalığı için tedaviler ve aşılar geliştirdi. Birkaç şirket COVID-19 hastalarını iyileştirmek için, bazıları başka hastalıklara karşı hâlihazırda kullanılan antiviral ilaçlar üzerine çalışıyor.  

Şu anda, hastalığa karşı önleyici tedbir olarak kullanılan üç aşı Amerika Birleşik Devletleri’nde dağıtılmaktadır.

Bilim insanları geçen tüm bir yılı, Amerika Birleşik Devletleri’nde 30 milyonu aşan ve büyümeye devam eden onaylanmış COVID-19 vakaları ile, pandemiyi yavaşlatmak ve hastalığın hasarını azaltmak için aşılar ve tedaviler geliştirmek için uğraşarak geçirdiler.

22 Ekim’de Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), COVID-19 tedavisi için onaylanan ilk ilaç olan Veklury’ye (remdesivir) izin verdi. Bu ilaç, yetişkinlerde ve 12 yaş ve üstü çocuklarda kullanılmak üzere tasarlanmıştı. 

Ajans ayrıca diğer bazı tedaviler için plazma tedavisi, solunum cihazına bağlanan insanları sakinleştirmek için kullanılan bir ilaç ve daimî renal replasman tedavisi olarak bilinen bir tür kan saflaştırma uygulanan kişiler için iki ilacı da içeren Acil Kullanım Yetkisi (EUAs) yayımladı. 

EUA, doktorların bu ilaçları, ilaçlar resmi FDA onayından geçmeden önce bile hastaları tedavi etmek için kullanmalarına izin verir.

Ek tedavileri ve halihazırda onaylanmış aşıların dağıtımını beklerken, kendimizi ve başkalarını yeni koronavirüsten korumak için kullanabileceğimiz başka araçlar da var.

CUNY Üniversitesi Halk Sağlığı ve Sağlık Politikası Yüksek Lisans Programında profesör olan Dr. Bruce Y. Lee, Healthline’a “Teknolojik ilerlemeler bazı şeyleri daha hızlı yapmamıza izin verse de sosyal mesafeye, temas takibine, kendi kendine izolasyona ve diğer önlemlere güvenmek zorundayız.” açıklamasında bulundu.

COVID-19 aşıları

Aşılar, insanları bir virüsle (bu SARS-CoV-2 vakasında) enfekte olmaktan korumak için tasarlanmıştır. 

Bir aşı temel olarak bağışıklık sistemini daha önce hiç görmediği bir virüsü tanıması ve ona saldırması için eğitir. Aşılar bir enfeksiyonu taklit ederken, neredeyse hiçbir zaman hastalığa neden olmazlar. Aşılar ayrıca insanlar arasında hastalığın yayılmasını azaltarak toplumu korurlar. Bu koruma, sürü veya toplum bağışıklığı olarak bilinir.

Devam eden COVID-19 aşı projelerinden bazılarına bir göz atalım:

Moderna/ Ulusal Sağlık Enstitüleri

Şirket, iki dozluk mesajcı RNA (mRNA) aşısını mart ayında faz 1 klinik çalışmasında umut verici sonuçlarla test etmeye başladı.

Temmuz ayı sonlarında Moderna aşının faz 3 klinik çalışmalarına başladı.

Ağustos ayının sonlarında, şirket yetkilileri, ilk faz 1 deneme verilerinin, aşının 56 ila 70 yaş arasındaki 10 kişide ve 70 yaşın üzerindeki 10 kişide umut verici bir bağışıklık cevabı sağladığını gösterdiği açıklamasında bulundular. Şirket, ekim ayı sonlarında faz 3 çalışmasındaki 30.000 katılımcının iyileşmelerini tamamladığını duyurdu. Bu, 65 yaşın üzerindeki 7.000’den fazla kişiyi ve şiddetli COVID-19 riskini artıran kronik rahatsızlıkları olan 5.000’den fazla genç kişiyi içeriyordu. Ekim ayı başlarında şirket yetkilileri 2021 yazına kadar yaygın dağıtım için mevcut olmayacağını duyurdu. Ayın ilerleyen döneminde, Moderna’nın CEO’su, yatırımcılara çalışma verilerini açıkladı ve güvenlik izleme kurulunun Kasım ayında çalışma verilerini analiz etmeye başlayabileceğini söyledi. 

Kasım ayının ortalarında Moderna yetkilileri, aşılarının ilk faz 3 deneme sonuçlarında yüzde 94’lük etkili bir orana ulaştığını bildirdi. Uzmanlar, daha fazla test ve daha fazla bilgiye ihtiyaç olduğunu söyledi.

30 Kasım’da Moderna yetkilileri, aşısının acil kullanım için onaylanması amacıyla FDA’ya başvuracaklarını söyledi.

18 Aralık’ta FDA, Moderna aşısı için acil kullanım yetkisi verdi. Şirket, ürünü üç gün sonra göndermeye başladı.

25 Mayıs’ta şirket yetkilileri, aşılarının 12 ila 17 yaş arası çocuklarda COVID-19’a karşı yapılan klinik çalışmalarda etkili olduğunu açıkladı. Bulgularını haziran ayı başlarında düzenleyicilere sunmayı planlıyorlar.

Pfizer / BioNTech / Fosun Pharma

İlaç üreticisi Pfizer, iki dozlu bir mRNA aşısı geliştirmek için Alman biyoteknoloji şirketi BioNTech ve Çinli ilaç üreticisi Fosun Pharma’yı bir araya getirdi. Ağustos ortasında şirket yetkilileri, aşının klinik çalışmanın 1/2 fazında “güçlü” bir yanıt ürettiğini söylediler.

Şirket, temmuz ayı sonlarında ABD, Brezilya, Arjantin ve Almanya’dan 30.000 kişiyi katmayı hedeflediği bir faz 3 çalışması başlattı. Daha sonra bunu 44.000 kişiye çıkarmayı planladıklarını açıkladı. Ekim ayında şirket, 12 yaşındaki çocukların bu yaş grubunu içeren ilk Amerikan denemesi olan bu çalışmaya dahil edilmeleri için onay aldığını söyledi.  

Ekim sonu itibariyle, çalışmaya 42.000’den fazla kişi kayıt yaptırdı.

O sırada şirket, çalışma verilerinin ara analizini henüz yapmamıştı ve bu da onu Eylül ayına kadar orijinal hedefinin gerisinde bıraktı. Bununla birlikte, şirket hala Kasım ayında FDA’dan acil kullanım yetkisi başvurusunda bulunmak için yeterli veriye sahip olmayı bekliyor. 

9 Kasım’da şirket, aşısının klinik çalışmaya katılanlarda yüzde 90’dan fazla etkili olduğunu duyurdu.

Birkaç gün sonra şirket yetkilileri aşıları için FDA’dan acil kullanım yetkisine başvurduklarını belirttiler. Bu, Amerika Birleşik Devletleri’nde bir COVID-19 aşısı için ilk düzenleyici onaydı. Yetkililer, aşının aralık ayı ortalarında yüksek riskli gruplara sunulabileceğini söylediler. 

8 Aralık’ta FDA, Pfizer aşısının ilk dozdan sonra bir miktar koruma ve ikinci dozdan sonra neredeyse tam koruma sağladığını bildiren belgeleri yayımladı. 

11 Aralık’ta FDA, Pfizer aşısı için acil kullanım izni verdi. Şirket, ürünü iki gün sonra dağıtmaya başladı. 

Ocak ayının sonlarında şirket yetkilileri, aşılarının Güney Afrika’dan gelen COVID-19 varyantına karşı sadece biraz daha az etkili olduğunu gösterdiğini söyledi.

Şubat ayı ortalarında İsrail’de yapılan bir araştırma iki doz Pfizer aşısını yaptıran kişiler arasında semptomatik COVID-19 vakalarında yüzde 94 azalma olduğunu bildirdi. Bu çalışma ayrıca aşının ilk dozdan 15 ila 28 gün sonra yüzde 85 etkili olduğunu gösterdi.

Şubat ayının ortalarında Pfizer yetkilileri, aşılarının normal dondurucu sıcaklıklarında saklanabileceğine inandıklarını açıkladılar.

Şubat ayı sonlarında, Birleşik Krallık’ta yapılan bir çalışma, tek doz Pfizer aşısının yeni koronavirüse yakalanma riskini yüzde 70 azaltabileceğini, ikinci dozdan sonra riskte yüzde 85 düşüş olabileceğini bildirdi.

Mart ayı başlarında İsrail’de yapılan bir araştırma, Pfizer aşısının obezite, yüksek tansiyon ve tip 2 diyabet gibi çeşitli rahatsızlıkları olan kişilerde COVID-19’u önlemede oldukça etkili olduğunu bildirdi.

Mart ayının ortalarında şirket yetkilileri, İsrail’den gelen klinik verilerden, aşılarının COVID-19’dan kaynaklanan semptomatik hastalıkları önlemede yüzde 97 etkili olduğunu belirttiler. 

Mayıs ayının ortasında FDA, Pfizer aşısının 12 ila 15 yaş arası çocuklara uygulanması için acil kullanım yetkisi verdi.

İnovio 

Aralık ayında COVID-19 ortaya çıktığında, ilaç üreticisi Inovio zaten başka bir koronavirüsün neden olduğu MERS için bir DNA aşısı üzerinde çalışıyordu. Bu, şirketin potansiyel bir COVID-19 aşısını hızla geliştirmesine izin verdi. Şirket yetkilileri nisan ayı sonunda faz 1 çalışmasına 40 sağlıklı gönüllüyü kaydettiklerini duyurdu. Eylül ayı sonlarında şirket, FDA’nın çalışma hakkındaki sorularına yanıt verdiği için çalışmanın 2/3 fazının beklemeye alındığını duyurdu.

Sanofi/Translate Bio

İlaç üreticisi Sanofi, şubat ayında mRNA aşısı geliştirmek için Translate Bio ile çalışacağını duyurdu. Klinik öncesi testler aşının maymunlarda ve farelerde güçlü bir bağışıklık yanıtı oluşturabileceğini gösterdi. Şirket, aralık ayı başlarındaki faz 2 çalışmasından sonuçlar bekliyor. Bundan sonra, bir faz 3 çalışmasına başlayacaklar.

CanSino Biologics 

Bu Çinli şirketteki bilim insanları koronavirüs proteinlerini hücrelere taşımak için Ad5 olarak bilinen bir adenovirüs kullanan potansiyel bir aşı üzerinde de çalışıyorlar. Temmuz ayı sonlarında, faz 2 çalışmasındaki katılımcıların aşı uygulandığında güçlü bir bağışıklık yanıtı gösterdiğini bildirdiler. Bununla birlikte, yaşlı bireylerin daha zayıf bağışıklık yanıt oluşturduğunu belirterek toplumun bu bölümü için iki doz aşı gerekebileceğini kaydettiler.

Çin ordusu aşıyı haziran ayında onayladı ve aşının silahlı kuvvetlere verilmesine izin verdi. Ağustos ayında şirket Pakistan, Suudi Arabistan ve Rusya’da faz 3 çalışmalarına başladı.

Gamaleya Araştırma Enstitüsü

Bu Rus enstitüsü, Ad5 ve Ad26 olmak üzere iki adenovirüs içeren bir aşı geliştirdi. Ağustos ayında Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin düzenleyici kurumunun daha faz 3 çalışmaları başlamadan önce aşıyı onayladığını duyurdu.  Rus yetkililer daha sonra aşının “şartlı kayıt sertifikası” aldığını söyledi. Çalışmanın 1/2 faz sonuçları aşının hafif yan etkilerle bir bağışıklık yanıtı oluşturduğunu buldu. Faz 3 çalışmaları şu anda Rusya, Beyaz Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan’da devam ediyor. 

Johnson & Johnson

İlaç üreticisi Johnson & Johnson, temmuz ayı sonlarında, adenovirüs aşısının maymunlarda kullanıldığında umut verici sonuçlar göstermesinin ardından insanlarda faz 1/2 çalışmasına başladığını duyurdu. Eylül ayı sonlarında şirket, 60.000 katılımcı ile tek doz aşının faz 3 çalışmasına başladığını belirtti. Ekim ayının ortalarında şirket, katılımcılardan birindeki “açıklanamayan hastalık” nedeniyle çalışmayı durdurduğunu açıkladı.

Şirket sonradan çalışmayı yeniden başlatmak için izin aldı.

Kasım ayı ortalarında Johnson & Johnson yetkilileri şubat ayına kadar aşılarının FDA onayı için hazır olmasını beklediklerini dile getirdiler. 

Ocak ayının ortalarında şirket yetkilileri, erken klinik çalışmalarda neredeyse bütün katılımcıların aşıdan bağışıklık geliştirdiğini bildirdiler. Ayrıca bağışıklık en az 70 gün sürmüştür. 

Ocak ayı sonlarında şirket yetkilileri, aşılarının genel olarak yüzde 66 ve yeni varyantlara karşı yüzde 50’den fazla etkili olduğunu açıkladılar.

Şubat ayı başlarında Johnson & Johnson aşısı için acil kullanım yetkisi talep etti. FDA yetkilileri, tek doz aşıların ilki olduğu için gelecek haftalarda verileri inceleyecek. FDA danışma kurulunun şubat ayı sonlarında şirketin talebini dikkate alması planlanıyor. 

Şubat ayı sonlarında şirket yetkilileri, mart ayı sonuna kadar 20 milyon doz aşı teslim edebileceklerini açıkladılar. 

Şubat ayı sonlarında şirket FDA’dan tek doz aşı için acil kullanım yetkisi aldı. 

Mart ayı başlarında Beyaz Saray, Merck’in Johnson &Johnson aşısını üretmesine yardımcı olacağını ve böylece şirketin üretim hedeflerine ulaşabileceğini duyurdu. 

AstraZeneca / Oxford Üniversitesi

Oxford Üniversitesi’nde nisan ayı sonlarında faz 1 klinik çalışma başladı. Aşı, koronavirüs proteinlerini hücrelere taşıyan bir şempanze adenovirüsüne dayanıyor.

Ağustos ayında AstraZeneca Brezilya, Güney Afrika ve Amerika Birleşik Devletleri’nde faz 3 çalışmalarına başladı. Bu çalışmalar eylül ayında bir çalışma gönüllüsünde tranvers miyelit adı verilen nadir bir spinal inflamatuar bozukluk geliştiğinde durduruldu. Çalışmalar bir hafta sonra Brezilya ve Birleşik Krallık’ta yeniden başlatıldı. Ekim ayının sonlarında FDA ABD’deki çalışmanın devam etmesine izin verdi.

Kasım ayı ortalarında şirket yetkilileri, aşılarının 70 yaşın üzerindeki insanları içeren bir klinik denemede güçlü bir bağışıklık yanıt oluşturduğunu söyledi.

8 Aralık’ta açıklanan veriler, aşının güvenli olduğunu ancak yalnızca yüzde 70 etkili olduğunu gösterdi.

Şubat ayı başlarında şirket yetkilileri, faz 3 çalışma sonuçlarının 12 hafta sonra yüzde 82 etkili olduğunu gösterdi diye açıklama yaptı. Aşının ciddi hastalıkları, hastaneye yatışları ve ölümleri önlemede yüzde 100 etkili olduğunu da eklediler. Ayrıca, aşının hastalık bulaşmasını önlemede yüzde 67’ye varan bir etkinlik sağladığını da kaydettiler. 

Birkaç gün sonra Güney Afrikalı yetkililer, klinik deneyler AstraZeneca aşısının şu anda o ülkede hâkim olan COVID-19 varyantı ile hafif ila orta şiddette hastalıkları önlemede etkili olmadığını gösterdiği için ön saflardaki sağlık çalışanlarını aşılama planlarını askıya aldı.

Şubat ayının ortalarında, Dünya Sağlık Örgütü, AstraZeneca aşısının dünya çapında dağıtılması için acil kullanım yetkisini onayladı.

Sanofi / GSK / TranslateBio

İlaç üreticisi Sanofi iki aşı üretiyor. Şirket, ilaç üreticisi GSK ile koronavirüs proteinlerine dayalı aşı üzerine çalışıyor. Adjuvan adı verilen başka bir bileşikle birleştirildiğinde, proteinler bir bağışıklık tepkisi ortaya çıkarıyor. Aralık ayı başlarındaki bir faz 2 çalışmasından sonuç bekliyorlar, ondan sonra faz 3 çalışmasına başlayacaklar. 

Sanofi ayrıca mRNA aşısı yapmak için biyoteknoloji şirketi TranslateBio ile çalışıyor. Aralık ayında klinik çalışmalara başlamayı düşünüyorlar. 

Novavax

Bu şirket, COVID-19 aşı geliştirmesini finanse eden bir grup olan Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonundan (CEPI) bu baharda 388 milyon dolara kadar fon aldı. Aşı, virüs proteinlerinin mikroskobik parçacıklara bağlanmasıyla yapıldı.

Ağustos ayında Novavax Güney Afrika’da bir faz 2 çalışması başlattı. Bir ay sonra şirket Birleşik Krallık’ta bir faz 3 çalışması başlattı. Kasım ayı sonuna kadar ABD’de başka bir faz 3 çalışmasına başlamayı planlıyor. 

Ocak ayı sonlarında şirket yetkilileri, aşılarının genel olarak yüzde 90 ve Güney Afrika varyantına karşı da yüzde 60 etkili olduğunu açıkladı.

Avustralya’daki Queensland Üniversitesi / CSL

Üniversitedeki araştırmacılar hücre kültüründe viral proteinler üreterek bir aşı geliştirdiler. Nisan ayı başlarında klinik öncesi test aşamasına başladılar. İnsanlarda faz 1 çalışması temmuz ayı başlarında başladı. Çalışmanın 2/3 fazının bu yılın sonlarında başlaması bekleniyor. 

Wuhan Biyolojik Ürünler Enstitüsü / Sinopharm

Çinli şirket Sinopharm, Wuhan Biyolojik Ürünler Enstitüsü tarafından geliştirilen inaktif bir virüs aşısını test etti. Başarılı bir faz 1 çalışmasından sonra araştırmacılar temmuz ayında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’nde ve bir ay sonra da Peru ve Fas’ta faz 3 çalışmalarını başlattılar. 

Pekin Biyolojik Ürünler Enstitüsü / Sinopharm

Sinopharm, Pekin Biyolojik Ürünler Enstitüsü tarafından geliştirilen ikinci bir inaktif virüs aşısını test ediyor. Faz 3 çalışmaları haziran ayında BAE’de ve eylül ayında Arjantin’de başladı. Eylül ayında BAE, aşının faz 3 çalışma sonuçları gelmeden sağlık çalışanlarında kullanılmasını onayladı. 

Sinovac Biotech

Bu Çinli şirket temmuz ayında Brezilya’da ağustos ayında Endonezya’da ve eylül ayında Türkiye’de inaktif virüs aşısının faz 3 çalışmalarını başlattı. Ağustos ayında Çin hükumeti yüksek risk gruplarında kullanılmak üzere aşı için acil durum onayı yayımladı. 

Bharat Biotech / Hindistan Tıbbi Araştırma Konseyi / Hindistan Ulusal Viroloji Enstitüsü

Hint şirketi Bharat ekim ayı sonlarında inaktif virüs aşısının faz 3 çalışmasına başladığını duyurdu. 

Yeniden Tasarlanmış Aşılar 

Avustralya’daki Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü, insanları koronavirüsten de koruyup korumadığını görmek için basil Calmette-Guérin (BCG) tüberküloz aşısının faz 3 çalışmasını yürütüyor. Bu çalışma Avustralya, Brezilya, Hollanda, İspanya ve Birleşik Krallık’ta yürütülmektedir.

Bazı bilim insanları henüz bu teoriyi doğrulayacak bir kanıt olmamasına rağmen çocuk felci aşısının bağışıklık sistemini yeni koronavirüsle savaşmaya yetecek kadar güçlendirebileceğini düşünüyor.

İki ABD’li araştırmacı ayrıca kızamık, kabakulak, kızamıkçık (MMR) aşısının COVID-19’lu kişilerde iltihaplanma ve sepsise karşı koruma sağlayabileceğini öne sürdü. Sağlık çalışanlarında MMR aşısı ile klinik bir çalışma başlatılmasını tavsiye ediyorlar. 

Antiviraller

Antiviraller, viral enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan ilaçlardır. Bazı antiviraller spesifik virüsleri hedef alırken diğerleri birkaç virüse karşı çalışır. 

Bu ilaçlar; virüsün konakçı hücreye girişini önlemek, çoğalmak veya diğer hücreleri enfekte etmek için viral partikülleri salmak gibi farklı şekillerde çalışabilir. 

İşte COVID-19 tedavisi olarak görülen antivirallerden bazıları. Bunların çoğu başka koşullar için onaylanmıştır veya diğer virüsler üzerinde test edilmiştir.

Remdesivir (marka adı Veklury)

On yıl önce geliştirilen remdesivir, 2014’te Ebolaya karşı klinik çalışmalarda başarısız oldu. Ancak genel olarak insanlar için güvenli olduğu bulundu.

Farklı bir koronavirüsün sebep olduğu bir hastalık olan MERS ile ilgili araştırmalar, ilacın virüsün çoğalmasını engellediğini gösterdi. 

Nisan ayında, ilaç üreticisi Gilead Sciences, Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) tarafından denetlenen bir remdesivir çalışmasından elde edilen ön verilerin “birincil bitiş noktasına ulaştığını” duyurdu.

Bu sonuçlara dayanarak FDA, 1 Mayıs’ta hastanede yatan ağır COVID-19’lu hastalarda remdesivirin acil kullanımı için bir talimat yayınladı.

Ağustos ayında ajans, EUA’yı çocuklar da dahil olmak üzere hastanede yatan tüm COVID-19 hastalarında ilacın kullanımına izin verecek şekilde genişletti.

Ekim ayında New England Journal of Medicine’de yayınlanan bir faz 3 çalışmasının sonuçları, remdesivirin COVID-19 hastalarının hastanede kalış süresini yaklaşık 5 gün kısalttığını gösterdi.

Remdesivir kullanan kişilerin ölme riski de aktif olmayan bir kontrol maddesi verilenlere kıyasla daha düşüktü. 

22 Ekim’de FDA, remdesivirin yetişkinlerde ve 12 yaş ve üzeri çocuklarda COVID-19 tedavisi için kullanılmasını onayladı. İlaç, COVID-19 tedavisi için ajans tarafından onaylanan ilk ilaçtır.

Tüm klinik çalışmalar remdesivirin etkili olduğunu bulmamıştır.

Mayıs ayında The Lancet’de yayınlanan bir araştırma, klinik bir çalışmada remdesivir kullanan kişilerde, plasebo ilaç kullananlara kıyasla hiçbir fayda sağlamadığını bildirdi.

Ekim ayında yayınlanan bir Dünya Sağlık Örgütü araştırmasının ilk sonuçları, remdesivirin insanların hastanede ne kadar süre kaldıkları üzerinde çok az etkisi olduğunu ve ölme riskleri üzerinde hiçbir etkisi olmadığını ortaya koydu.

Eylül ayının ortalarında, Eli Lilly yetkilileri, erken aşamadaki çalışmalarda, anti-inflamatuar ilaç baricitinib’in remdesivire eklendiğinde COVID-19’lu kişiler için hastanede kalış sürelerini 1 gün kısaltabileceğini duyurdu.

Baricitinib adı ile satılan Olumiant, romatoit artrit ve aşırı aktif bağışıklık sistemi içeren diğer hastalıkları tedavi etmek için zaten kullanılmaktadır. 

İlaç ayrıca orta ila şiddetli COVID-19’lu çocuklarda test ediliyor.

AT-527

Bu ilaç, Boston Biotech Atea Pharmaceuticals tarafından oluşturuldu ve ilaç üreticisi Roche ile ortaklaşa geliştiriliyor.

Atea, mayıs ayında orta şiddette COVID-19 ile hastaneye yatırılan kişilerde ilacı test ederek bir faz 2 çalışmasına başladı. 

Şirket, ilacı gelecek yıl hastane ortamının dışında test etmeyi ve ilacın yakın zamanda koronavirüse maruz kalan kişilerde işe yarayıp yaramadığını test etmeyi planlıyor.

EIDD-2801

Bu ilaç, Emory Üniversitesi’ne ait kâr amacı gütmeyen bir biyoteknoloji şirketindeki bilim insanları tarafından oluşturuldu.

Farelerde yapılan araştırmalar, SARS-CoV-2 dahil olmak üzere birden fazla koronavirüsün replikasyonunu azaltabileceğini göstermiştir.

İlaç şirketi Merck ve Ridgeback Biotherapy LP, bu ilacı geliştirmek için mayıs ayında bir anlaşma imzaladı. Bu ilacın faz 1 çalışması nisan ayında Birleşik Krallık’ta başladı ve temmuz ayında faz 2 çalışması yapıldı. 

Remdesivirden farklı olarak, EIDD-2801 ağızdan alınabilir, bu da onu daha çok sayıda insana ulaştırır.

Favipiravir (marka adı Avigan)

Japon şirketi Fujifilm Toyama Chemical Co. Ltd. tarafından üretilen bu ilaç, Amerika Birleşik Devletleri dışındaki bazı ülkelerde grip tedavisi için onaylanmıştır.

İlacın üretildiği Japonya, hafif veya orta şiddette COVID-19 olan kişilerde klinik çalışma testi için ilacı 43 ülkeye gönderiyor. 

Kanadalı araştırmacılar, ilacın uzun süreli bakım evlerinde salgınlarla mücadeleye yardımcı olup olmayacağını test ediyorlar.

Fujifilm, eylül ayında mart ayında başlayan faz 3 çalışmasının sonuçlarını yayınladı. İlacı alan COVID-19 hastaları ortalama olarak 12 gün sonra iyileşti, buna karşı inaktif plasebo kullananlarda iyileşme ortalama 14 günden fazla sürdü. 

Şirket, COVID-19 tedavisi için Japonya’da ilacın onayını istiyor.

Fluvoksamin

Bu ilaç obsesif/kompulsif bozukluğu olan insanları tedavi etmek için zaten kullanılıyor. 

Kasım ayı ortasında, 152 katılımcıyla yapılan bir araştırma, ilacın COVID-19 semptomlarını hafifletmede etkili olduğunu bildirdi.

Şubat ayının başlarında, bir çalışma fluvoksaminin hafif COVID-19 semptomlarının kötüleşmesini önlemeye yardımcı olabileceğini gösterdi.

Kaletra

Bu, HIV’e karşı çalışan iki ilacın- lopinavir ve ritonavir- kombinasyonudur.

Bu ilaç kombinasyonunun SARS-CoV-2’ye karşı da işe yarayıp yaramadığını görmek için klinik deneyler yapılıyor. 

Karışık sonuçlar var.

4 Mayıs’ta Med by Cell Press dergisinde yayınlanan küçük bir çalışma, lopinavir/ritonavir’in hafif veya orta şiddette COVID-19 hastalarında standart bakım alanlara kıyasla sonuçları iyileştirmediğini buldu.

7 Mayıs’ta New England Journal of Medicine’de yayınlanan bir başka çalışmada, ilaç kombinasyonunun şiddetli COVID-19’lu kişiler için etkili olmadığı bulundu.

Ancak başka bir çalışma, diğer iki ilaçla (ribavirin ve interferon beta-1b) birlikte lopinavir / ritonavir verilen kişilerin virüsü vücutlarından temizlemelerinin daha az zaman aldığını buldu. 

Bu çalışma The Lancet’te 8 Mayıs’ta yayımlandı.

Ekim ayında The Lancet’te yayınlanan bir Birleşik Krallık araştırması, ilaç kombinasyonunun COVID-19 hastalarında ölüm riskini, hastanede kalış süresini veya mekanik ventilasyon ihtiyacını azaltmadığını buldu.

Merimepodib (VX-497)

ViralClear Pharmaceuticals Inc. tarafından geliştirilen bu ilacın, daha önce antiviral ve bağışıklık baskılayıcı etkilere sahip olduğu gösterilmiştir. 

Hepatit C’ye karşı test edildi, ancak sadece orta düzeyde etkileri vardı.

Şirket ilacın faz 3 çalışmasını yürütüyor. 

İleri düzeyde COVID-19 olan kişiler ya remdesivirli merimepodib ya da remdesivir artı bir plasebo alacak şekilde rastgele seçilecektir.

Şirket, ilacın güvenliğiyle ilgili endişelerin ardından faz 2 çalışmasını Ekim ayında sonlandırdı.

Niklozamid

ANA Therapeutics, COVID-19 hastalarına yardımcı olup olmadığını görmek için 50 yıldan uzun süredir tenya tedavisinde kullanılan bir ilaç olan oral niklosamidin ekim ayında faz 2 ve faz 3 çalışmalarına başladı.

Daha önceki çalışmalar, ilacın antiviral ve bağışıklık düzenleyici aktivitelere sahip olduğunu gösterdi.

Umifenovir (marka adı Arbidol)

Bu antiviral, COVID-19 tedavisi olarak lopinavir/ritonavir ilacı ile test edilmiştir.

Nisan ayı ortasında araştırmacılar, üç ilaç kombinasyonunun hafif ila orta şiddette COVID-19 vakalarıyla hastaneye yatırılan kişiler için klinik sonuçları iyileştirmediğini bildirdi.

12 çalışmanın temmuz ayında yapılan bir incelemesi, Arbidol’ün COVID-19’lu kişilerde sonuçları iyileştirmediğini ortaya çıkardı.

Monoklonal antikorlar

Monoklonal antikorlar, bir virüse saldırmak için bağışıklık sistemini tetikler.

Vücudun bağışıklık sistemi tarafından üretilen antikorlar gibi, bu laboratuvar yapımı moleküller de SARS-CoV-2 gibi belirli bir istilacıyı hedefler.

AstraZeneca, anti-SARS-CoV-2 antikor kombinasyon ilacı AZD7442’nin faz 3 çalışmalarına başlamak için ekim ayında fon aldı. Bir çalışma, ilacın 12 aya kadar koruma sağlayıp sağlayamayacağını inceleyecek. 

İlaç, Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi tarafından keşfedilen ve Çin’in Vuhan kentinden bir çiftin kanından izole edilen iki antikordan oluşuyor.

Celltrion

Bu Güney Koreli şirket, monoklonal antikor tedavisi CT-P59’un ekim ayında bir faz 3 çalışmasına başladı. İlacın enfeksiyonu önleyip önleyemeyeceğini görmek için COVID-19’lu bir kişiyle yakın temasta olan kişilerde test ediliyor.

Edesa Biotech Inc.

Monoklonal antikor ilacı EB05’in faz 2 çalışmasına başlamak için onay aldı. Şirket, ilacının akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) ile ilişkili aşırı aktif immün yanıtları azaltabileceğini düşünüyor.

Eli Lilly

Ekim ayı başlarında Eli Lilly, iki antikoru içeren yeni bir tedavinin SAR-CoV-2 seviyelerini düşürmede umut verici sonuçlar gösterdiğini açıkladı. Tedavi hastaneye yatışı yapılmayan COVID-19 hastalarına uygulandı. 

Sonuçlar New England Journal of Medicine’de yayınlandı. Antikorları alan kişiler, 11 gün sonra virüs seviyelerini önemli ölçüde düşürdü. Ayrıca, inaktif plasebo alan katılımcılara kıyasla biraz daha az şiddetli semptomları vardı.

Ekim ayının ortalarında, Ulusal Sağlık Enstitüleri, potansiyel güvenlik endişeleri nedeniyle Eli Lilly’nin antikorunun faz 3 çalışmasını duraklattı. İlaç, antiviral remdesivir ile karışım halinde test ediliyordu.

Kasım ayı ortasında, Eli Lilly ilacı bamlanivimab, hastaneye yatış veya şiddetli semptom riski taşıyan hafif ila orta şiddette COVID-19 semptomları olan kişilerde kullanılmak üzere FDA’dan acil durum kullanım yetkisi aldı.

Ocak ayı ortasında, araştırmacılar etesevimab ile birlikte alınan bamlanivimabın hafif veya orta şiddette semptomları olan kişilerde COVID-19 viral yük miktarını azalttığını bildirdi.

Yine ocak ayı ortasında, Eli Lilly yetkilileri bamlanivimabın huzurevinde yaşayanlar ve çalışanlar arasında semptomatik COVID-19’a yakalanma riskini önemli ölçüde azalttığını duyurdu. Faz 3 çalışmasına 666 çalışan ve 299 huzurevi sakini dahil edildi.

Mart ayı başlarında şirket yetkilileri, faz 3 klinik çalışmanın bamlanivimab ve etesivmibab ilaç kombinasyonunun COVID-19 nedeniyle hastaneye yatış ve ölüm riskini yüzde 87 azalttığını bildirdi. 

Regeneron Pharmaceuticals Inc.

İki antikor kombinasyonunu dört grupta test ediyor: COVID-19 ile hastaneye yatırılan kişiler, hastalık belirtileri olan ancak hastaneye yatırılmayan kişiler, COVID-19’a yakalanma riski yüksek olan sağlıklı bireyler ve COVID-19’lu biriyle yakın temasta bulunan sağlıklı kişiler.

7 Ekim’de şirket, FDA’dan antikor karışımı veya “kokteyl” için acil onay istedi.

Duyuru, Başkan Trump’ın COVID-19 ilacıyla tedavi edilmesinden birkaç gün sonra geldi.

Regeneron yetkilileri, başlangıçta 50.000 kişi için dozların mevcut olacağını söyledi.

Ekim ayı ortalarında şirket, hamster ve rhesus (al yanaklı) makak maymunlarını içeren bir klinik çalışmada antikor karışımının iyi performans gösterdiğini bildirdi.

Ekim ayı sonlarında şirket, potansiyel güvenlik endişeleri nedeniyle yüksek düzeyde ek oksijene ihtiyaç duyan katılımcıları faz 2 ve 3 çalışmalarına almayı durduracağını duyurdu. 

Düşük ek oksijene ihtiyaç duyan veya oksijen ihtiyacı olmayan kişiler katılmaya devam edecektir.

Ocak ayı sonlarında şirket yetkilileri, antikor kokteylinin yeni koronavirüsün Birleşik Krallık ve Güney Afrika varyantlarına karşı etkili göründüğünü açıkladı.

Sorrento terapötikleri

Bu küçük biyoteknoloji şirketi mayıs ayında, SARS-CoV-2’yi bloke etmede erken testlerde etkili olan bir antikor ilacına sahip olduğunu duyurdu.

Şirket, ilacın enfeksiyonu önlemeye yardımcı olmakla birlikte potansiyel olarak COVID-19’lu bireyleri tedavi etmek için de kullanılabileceğini söylüyor. 

Eylül ayında yayınlanan bir ön baskı çalışması, antikorun SARS-CoV-2 ile enfekte olmuş Syrian golden hamsterları koruduğunu buldu.

Vir Biotechnology

Şirket, başka bir koronavirüsün neden olduğu SARS hastalığından kurtulan insanlardan antikor izole etti. Şirket onları COVID-19 tedavisi için test etmek amacıyla Çinli WuXi Biologics firması ile birlikte çalışıyor.

Ekim ayında Vir ve ilaç üreticisi GlaxoSmithKline, antikor tedavisi VIR-7831’in faz 3 çalışmasına başladı.

Kasım ayı başlarında Reuters, Dünya Sağlık Örgütü’nün daha yoksul ülkelere COVID-19 ilaçları tedarik etmeye yönelik büyük ölçekli bir planının, antikor tedavilerine ve steroidlere odaklandığını, ancak remdesivir içermediğini bildirdi. 

İmmün plazma tedavisi

Aynı doğrultuda FDA, tıbbi tesislerin COVID-19’dan iyileşen insanlardan alınan kan plazmasını kullanan deneysel bir tedavinin çalışmasını yürütmek için bir metot açıkladı.

Teori, plazmalarının bu özel koronavirüse saldıracak antikorlar içermesidir. Mart ayının sonlarında New York Kan Merkezi, COVID-19’dan iyileşen insanlardan plazma toplamaya başladı.

Mayıs ayı sonlarında araştırmacılar, Teksas’taki Houston Methodist Hastanesinde immün plazma transfüzyonları ile tedavi edilen COVID-19’lu 25 hastadan 19’unun iyileştiğini bildirdi. Bu hastalardan 11’i hastaneden taburcu edildi.

Mayo Clinic ve Michigan Eyalet Üniversitesi de immün plazma programlarında öncülük etmektedirler. 

Ağustos ayı sonlarında FDA, COVID-19’u tedavi etmek için immün plazma tedavisine acil kullanım yetkisi verdi. 

Ancak bazı uzmanlar, bu tür bir tedavi hakkında daha fazla araştırma yapılması gerektiğini ifade etti.

Ekim ayında BMJ’de yayınlanan bir faz 2 çalışması, 

BMJ’de Ekim ayında yayınlanan bir faz 2 çalışması, bu tedavinin insanlarda şiddetli COVID-19 gelişimini engellemediğini veya ölüm riskini azaltmadığını buldu.

Bağışıklık modülatörleri

COVID-19’lu bazı hastalarda, bağışıklık sistemi aşırı hızlanır ve sitokin adı verilen büyük miktarlarda küçük proteinler salgılar.

Bilim insanları, bu “sitokin fırtınasının” şiddetli COVID-19’u olan bazı hastalarda ARDS gelişmesinin ve solunum cihazına bağlanma gereksinimin nedeni olabileceğini düşünüyor.

İlaçların sitokin fırtınasını bastırıp bastıramayacağını ve ARDS’nin şiddetini azaltıp azaltamayacağını görmek için klinik deneylerde birkaç immün baskılayıcı test ediliyor.

Deksametazon

Ucuz kortikosteroid başka hastalıklar için zaten onaylanmıştır ve ağızdan veya damardan verilebilir.

Temmuz ayında New England Journal of Medicine’de yayınlanan sonuçlar, orta düzeyde bir deksametazon dozunun, hastanede solunum cihazına bağlanan COVID-19 hastalarında ve ek oksijen alan ancak solunum cihazına bağlanmayan hastalarda ölümü azalttığını buldu. 

Diğer ilaçlar

Test edilen ilaçlar arasında romatorid artrit için kullanılan baricitinib ve IL-6 inhibitörleri bulunmakta. 

Ekim ayında Eli Lilly, baricitinib ile remdesivir kombinasyonunun COVID-19’lu kişilerde iyileşme süresini azalttığını ve klinik sonuçları iyileştirdiğini duyurdu. En büyük fayda, ek oksijen veya invaiz olmayan ventilasyon uygulananlarda görüldü. 

Ekim ayında, Ulusal Sağlık Enstitüleri, üç bağışıklık modülatörünün bir faz 3 denemesine başladı: Johnson & Johnson tarafından geliştirilen infliximab; Bristol Myers Squibb tarafından geliştirilen abatacept; ve AbbVie tarafından geliştirilen cenicriviroc.

FDA ayrıca COVID-19’lu kişilerin kanındaki sitokinleri filtreleyen bir cihazı da onayladı.

Kök hücreler

Athersys Inc., şirketin kök hücre tedavisinin ARDS’li hastalara potansiyel olarak fayda sağlayıp sağlayamayacağını inceleyecek bir faz 2 ve 3 denemesine başladı.

Mesoblast da ARDS için potansiyel bir kök hücre tedavisi geliştirmiştir. Şirket, orta ila şiddetli ARDS’li hastaları Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir faz 2 ve 3 klinik araştırmaya kabul ediyor. Ekim ayı itibariyle şirket, katılımcıların yarısından fazlasını faz 3 denemesi için kaydoldu.

Diğer tedaviler

Bilim insanları ayrıca virüsü hedeflemenin veya COVID-19 komplikasyonlarını tedavi etmenin başka yollarını da araştırıyorlar.

Antikor kokteyli

Temmuz ayı sonlarında, New York’taki Columbia Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, SARS-CoV-2 enfeksiyonu olan hastaları potansiyel olarak tedavi etmek için bir antikor karışımı kullanmanın ön başarısını açıkladı. Antikorların COVID-19 ile hastaneye yatırılan hastalardan toplandığını söylediler. İlaç karışımları hamsterların yanı sıra insan hücreleri üzerinde de test edildi.

Güvenli ve etkili olduğu kanıtlanırsa, antikorlar, yakın zamanda virüs kapmış kişilere kan nakli yoluyla verilecek.

Apilimod

Temmuz ayı sonlarında Yale Üniversitesi, apilimod olarak bilinen bir ilaç üzerinde AI Therapeutics ile bir çalışma yaptığını duyurdu.

Yale yetkilileri, ilacın otoimmün hastalıklar ve foliküler lenfoma tedavisinde güvenli olduğunun kanıtlandığını belirtti.

Ön araştırmaların apilimodun yeni koronavirüsün hücresel girişini engelleyebileceğini gösterdiğini söylediler.

İlaca FDA tarafından hızlı takip statüsü verildi.

Artrit ilaçları

Ocak ayının başlarında, Birleşik Krallık’taki hastane yetkilileri, artrit tedavisinde kullanılan tocilizumab ve sarilumabın hastanede geçirilen süreyi 10 gün azaltabileceğini bildirdi.

İki ilacın, ağır COVID-19 hastaları için ölüm riskini yüzde 24 azaltabileceğini eklediler.

Kan sulandırıcılar

Eylül ayının ortalarında, ABD’li araştırmacılar, COVID-19’u tedavi etmek için kan sulandırıcı kullanma olasılığını incelemek için iki klinik çalışmaya başladıklarını duyurdular.

Çalışmalardan biri hastaneye yatırılan COVID-19’lu kişilere odaklanırken, diğeri hastaneye yatırılmayan COVID-19’lulara odaklanacaktı.

Şubat ayının ortalarında yapılan bir araştırma, insanlara COVID-19 nedeniyle hastaneye yatışlarından sonraki 24 saat içinde önleyici tedavi olarak verilen kan sulandırıcıların hastalıktan ölüm riskini azalttığını raporladı.

Kannabinoid ilacı ARDS-003

Eylül ayı ortasında, Kanada merkezli Tetra Bio-Pharma’daki yetkililer, COVID-19’u tedavi etmek için sentetik bir kanabinoid ilacının faz 1 çalışmasına başlamak için FDA onayı aldıklarını duyurdu.

Şirket yetkilileri, ilacın şiddetli COVID-19 hastaları için en yaygın ölüm nedeni olan ARDS’ye karşı koruma sağlayabileceğini söyledi.

Diyabet ilacı

Eylül ayı sonlarında araştırmacılar, diyabet ilacı sitagliptin’in, COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırıldıktan sonra ilaç verilen tip 2 diyabetli kişilerde ölümü azalttığını ve klinik sonuçları iyileştirdiğini bildirdi.

Araştırmacılar, sitagliptin’in COVID-19 geliştiren tip 2 diyabeti olmayan kişilere de yardımcı olabileceğini söyledi.

Kedi koronavirüs ilacı

 Eylül ayı başlarında yapılan bir araştırma, kedilerde bazen bir koronavirüs hastalığını tedavi etmek için kullanılan bir ilacın insanlarda COVID-19’a karşı yapılan bir denemede umut vaat ettiğini bildirdi.

İlaç, kedilerde veya insanlarda kullanım için FDA tarafından onaylanmadı, ancak araştırmacılar, virüsün hücresel mekanizmasının önemli bir bölümünü hedef alarak SARS-CoV-2’nin çoğalmasını durdurabileceğine dair işaretler gösterdiğini söylüyor.

Gut ilacı

Şubat ayı başlarında yayımlanan bir araştırma, gut tedavisinde kullanılan kolşisinin, ek oksijen ihtiyacını azalttığı gibi COVID-19 ile hastaneye yatırılan kişilerin iyileşmesini hızlandırdığını bildirdi. Araştırmacılar, kolşisine ile tedavi edilen hastaların nefes almaya yardımcı olmak için oksijene ortalama üç gün daha az ihtiyaç duyduklarını ifade ettiler. Ayrıca hastanede ortalama iki gün daha az kaldılar.

İbuprofen

Haziran ayı başlarında bilim insanları, ağrı kesici ilacın COVID-19 ile hastaneye yatırılan hastalar için kullanılıp kullanılamayacağını görmek için klinik bir çalışmaya başladılar.

Teorileri, ibuprofen’in anti-inflamatuar özelliklerinin, hastalıkla ilişkili nefes alma zorluklarını hafifletmeye yardımcı olabileceğidir.

İnterferon beta

Temmuz ortasında, Birleşik Krallık’taki bilim insanları, interferon beta adı verilen bir proteinle yapılan ilk testlerde başarı bildirdiler. Vücut bu proteini viral enfeksiyonlar sırasında üretir.

Araştırmacılar, proteinin bir immün cevap oluşturmak ümidiyle SARS-CoV-2 enfeksiyonu olan birinin akciğerlerine doğrudan solunduğunu söyledi.

Proteinin, hastanede yatan kişilerde hastalığın şiddetli bir formunu geliştirme olasılığını yüzde 79 oranında azalttığını söylediler.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan bir çalışmanın ön sonuçları, interferon betanın COVID-19 hastalarına yardımcı olmadığını ortaya çıkardı.

Molnupiravir

Merck tarafından üretilen bu ilaç, oral bir antiviral ajandır.

Mart ayının başlarında, bir faz 2a klinik çalışmasının sonuçları, ilacın COVID-19 enfeksiyonlarından kaynaklanan hastalık süresini azaltabileceğini gösterdi.

Burun spreyi

Eylül ayı sonlarında, Avustralyalı biyoteknoloji şirketi Ena Respiratory’deki yetkililer, soğuk algınlığı ve gribi tedavi etmek için kullanılan bir burun spreyinin bir hayvan çalışmasında SARS-CoV-2 replikasyonunu azaltmada oldukça etkili olduğunu bildirdi. İnsan çalışmalarının yakında başlaması planlanıyor.

Nitrik oksit

Ekim ayında Nitric Oxide Innovations (NOI) LLC, vücutta nitrik oksit üretimini uyaran bir oral pastil olan NOviricid’in faz 2B ve 3A poliklinik çalışmasına başlama planlarını duyurdu.

Çalışma, COVID-19’dan orantısız bir şekilde etkilenen Afrikalı Amerikanları kabul edecek.

Daha önceki araştırmalar, nitrik oksitin kan damarı fonksiyonunu iyileştirerek COVID-19 için bir tedavi olarak etkili olabileceğini öne sürmüştü. Ayrıca bazı virüslerin çoğaltılmasını da engelleyebilir.

Sentetik antikorlar

Ağustos ayı ortalarında, San Francisco California Üniversitesi’ndeki bilim insanları, yeni koronavirüsü nötralize edebilecek sentetik antikorlar ürettiklerini açıkladılar.

Bileşiğin hala klinik deneylerden geçmesi gerekiyor, ancak bilim insanları, birkaç ay içinde bir burun spreyi veya inhalatörde kullanılabileceğini söylediler.

Hidroksiklorokin ve klorokin 

Bu ilaçlar mart ayının sonunda FDA’dan acil kullanım yetkisi aldı.

15 Haziran’da FDA, hidroksiklorokinin COVID-19’lu hastalara önemli ölçüde yardımcı olmadığını ve ciddi sağlık risklerine neden olabileceğini gösteren çalışmalara atıfta bulunarak bu izni iptal etti.

Mart ayında FDA yetkilendirmesi sırasında üretici Novartis, ülkenin mevcut Stratejik Ulusal Stoklarına yaklaşık 30 milyon doz hidroksiklorokin ve 1 milyon doz klorokin bağışladı.

Amerika Birleşik Devletleri şu anda acil durum stoğunda 63 milyon doz hidroksiklorokin ve 2 milyon doz klorokin bıraktı.

İlaçlar için klinik sonuçlar birleştirildi. Mayıs ayında New England Journal of Medicine ve Journal of the American Medical Association’da yayınlanan çalışmalar, ilaçların COVID-19 hastalarına yardımcı olmadığını gösterdi.

Mayıs ayı sonlarında, Dünya Sağlık Örgütü, güvenlik endişeleri nedeniyle hidroksiklorokinin klinik çalışmalarını durdurduğunu açıkladı.

Haziran ayı ortasında, Ulusal Sağlık Enstitüleri, verilerin ilacın inaktif bir plasebodan daha iyi olmadığını göstermesi üzerine hidroksiklorokinin klinik çalışmasını durdurdu.

Haziran ayı sonlarında İngiliz yetkililer, hidroksiklorokin ve klorokin üzerine küresel bir klinik çalışmayı yeniden başlatacaklarını duyurdular.

Temmuz ayı sonlarında Brezilyalı bilim adamları, tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte verilen hidroksiklorokinin, hafif ila orta şiddette COVID-19 nedeniyle hastaneye yatırılan hastaların durumunu iyileştirmediğini açıkladı.

Eylül ayının sonlarında, Pennsylvania Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, hidroksiklorokinin, yeni koronavirüse yakalanmayı önlemede, almayanlara karşı ilacı alan kişilerde daha etkili olmadığını bildirdi.

Mart ayı başlarında, DSÖ’den uzmanlardan oluşan bir panel, COVID-19’u önlemek veya tedavi etmek için hidroksiklorokinin kullanılmaması gerektiğini belirtti.

Klinik çalışma aşamaları

Faz 1. İlaç, yan etkileri araştırmak ve en iyi dozu bulmak için az sayıda sağlıklı kişiye ve hastalığı olan kişilere verilir.

Faz 2. İlaç, işe yarayıp yaramadığını ve ilk test sırasında yakalanmayan herhangi bir yan etki olup olmadığını görmek için hastalığı olan birkaç yüz kişiye verilir.

Faz 3. Büyük ölçekli bu denemede, ilaç birkaç yüz hatta 3.000 kadar kişiye verilir. Benzer bir grup insan plasebo veya inaktif bileşik alır. Bu aşama, ilacın nasıl çalıştığına ve en yaygın yan etkilere dair en iyi kanıtı sağlar.

Faz 4. Kullanımı onaylanan ilaçlar, özellikle ciddi veya uzun vadeli başka bir yan etki olmadığından emin olmak için sürekli izlemeye tabi tutulmaktadır.

Yazar: Shawn Radcliffe

Kaynak: Healthline

Çeviren: Aysel Toprak Akbulut

Düzenleyen: Başak Çetinbülüç

Leave a comment