Çocuk Yiyen Kraliçe “Lamia”

Çocuk Yiyen Kraliçe “Lamia”

Eski yazarlar Lamia’yı, Poseidon’un “güzelliğin ötesindeki kraliçe” olarak tanımlar. Çekici güzelliği, geleceğinin talihsiz olmasına sebep olmuştur. Lamia’nın üstün güzelliğinin, Zeus’un ilgisini çekmesiyle bu talihsizliği başlamıştır. Hera bundan hoşnut olmasa da en sonunda Lamia Zeus’un gözdesi olmuş ve kıskanç eşi Hera, Lamia’yı lanetlemiştir. Bu lanet de kraliçenin çocuk yiyen bir iblise dönüşmesidir.

Çocukların kayboluşu

Hera’nın laneti, Lamia’nın çocuklarının ölümüyle başladı. Kraliçe’nin doğurduğu her çocuk hemen ölüyordu. Bazı efsane anlatıcıları, çocukların Hera tarafından öldürüldüğünü söyler; bazıları da ölümlerinin, Hera’nın etkisi altında kalan annelerinin kendi ellerinden olduğunu söyler.

Cinnetin başlangıcı

Olaylara şahit olmanın ve hatta pek çok ölüme sebep olmanın verdiği yük, Lamia’yı cinnete itmişti. Sağlıklı bebekleri olan başka kadınları görmenin ızdırabı, lanetli kraliçeye zarar verdi. Hera’nın lanetinin bir parçası olan uyuyamamak, mahvolmuş kadının ruhsal sağlığını daha da kötüleştirerek, onun kötü şeyler yapmasına neden oldu.

Lamia, acısını bastırabilmek için bebekleri çalmaya başladı. Delirmiş kadın, bebekleri annelerinin kollarından çalıp, kendine yuva yaptığı mağaraya götürüyordu. Lamia mağaradayken, çocuklarla ziyafet çekerdi. Olan biten her şey, onun ruhsal durumunu daha kötü hale getiriyordu ve kendisinin kaybettiği gibi, tüm kadınların çocuklarını kaçırmaya karar verdi. Delilik ve yamyamlık, bir zamanlar sevimli olan kadınları korkunç bir şeytana dönüştürmüştü.

Gözlerin çıkarılması

Zeus, eski gözdesinin yaptıklarından haberdar olur ve çocukları ile annelerini Lamia’nın gazabından korumaya çalışır. Bir gün Lamia’yı ziyarete gittiğinde, ona gözlerini çıkarabilme yeteneğini verdi. Artık her gün Lamia, gözlerini çıkartıp bir kavanoza koyuyordu. Bu yetenek, onu kör ediyor ve mutlu anneleri ve bebeklerini görmemesini sağlıyordu. Dolayısıyla bu, onları avlamaya devam etmemesi anlamına geliyordu. Yine de geceleri gözlerini geri takıp, bu korkunç takıntısını uygulamaya devam etti. Bazıları Zeus’un bu davranışlarının, bu mahvolmuş kadına verilmiş bir hediye olduğuna inanıyor çünkü ona bu kadar çok acı veren şeyi görmemek onun biraz rahatlamasına yardımcı olacaktı.

Diğer efsane anlatıcıları, Lamia’nın gözlerini kaybedişini farklı bir şekilde yorumlar. Kocasının gözdesi Lamia’nın gözlerini, güzelliği yüzünden öfkelenen Hera’nın oyduğu söylenir. Lamia’nın üzüntüsünden dolayı kendi gözlerini, kendisinin çıkardığından bahseden efsaneler de yok değil.

Masallardaki etki

Lamia’nın güneş battıktan sonra et avına devam etme yeteneği, onu çocukların öcüsü haline getirir. Anne babalar, çocukları uslu dursunlar ya da yataklarında kalsınlar diye lanetlenmiş kraliçenin hikayesini kullanırdı. Çünkü söz dinlememek, bir canavarın yemeği olmak demekti.

Daha sonraki kültürler, Lamia’yı bir deniz canavarı olarak tanımlarken, diğerleri de onun erkeklerin dikkatini çektiği için vampirimsi bir yaratık olduğunu söyler. Bu rolde, erkekleri ya gerçek hayatta ya da rüyalarında baştan çıkarır ve etkisine yenik düştüklerinde kurbanlarının etleri ve kanlarıyla ziyafet çekerdi. Lamia’nın hikayesinden ekilenmiş, genç erkekleri ölümüne cezbetmek için güzel kadınlar kılığına giren ifrit[1] yaratıklar, genelde Lamiai/Lamiae olarak biliniyordu.

Çocukların kurtuluşu

Çeşitli efsaneler Zeus ve Lamia’nın bütün çocuklarının ölmediğinden bahseder. Bir efsane, kehanetleri söyleyebilen ilk kadının Zeus ve Lamia’nın kızı Herophile olduğunu anlatır. Ona Sibylla soyadı verildiğinde, Delphi’deki bir kayanın üstünde kehanetlerini anlatmıştı. Aynı zamanda Herophile, bir deniz perisi ile Poseidon ve Afrodit’in kızı olarak da nitelendirilmiştir.

Çeviren: Büşra Ekiz

Düzenleyen: İsmail Çiçek

Kaynak: https://greekgodsandgoddesses.net/myths/lamia/

  1. (doğu masallarında, efsanelerinde ve Kuran’da) cinlerin en güçlüsü ve korkuncu olarak geçen varlık

Leave a comment