Category: Yazı Dizileri

3 Adımda Kubrick’in Yönetmenlik Stili

3 Adımda Kubrick’in Yönetmenlik Stili

3 adımda Kubrick’in yönetmenlik stili “Eğer çalacaksan en iyisini çal.” derler. Peki Stanley Kubrick en iyisi mi? Birçok film yapımcısı bu soruya hiç düşünmeden evet yanıtını verecektir. Ancak cevaplanması zor olan asıl soru neden olduğudur. Büyük bir sihirbaz gibi, Kubrick filmlerinin nasıl yapıldığını bilmeden ortaya çıkan sonucu takdir ediyoruz. Ancak Kubrick’in işlerinde kesinlikle birçok aşama […]

Devamını oku

Bulgarcadan Türkçeye veya Türkçeden Bulgarcaya Çeviriler (1990-2010)-I

Bulgarcadan Türkçeye veya Türkçeden Bulgarcaya Çeviriler (1990-2010)-I

  İlk çeviriler Türkçeden (daha doğrusu Osmanlıcadan) Bulgarcaya yapılan çoğunlukla idari belgeler, Bulgar topraklarının Osmanlı imparatorluğunun bir parçası olduğu döneme kadar uzanan devlet kanunları ve yasalarıdır ve Bulgar nüfusunun ortaya çıkışları kurumlar ve Bulgar halkın arasındaki tam bir diyalogu oluşturmayı amaçlayan özellikle de pragmatik sebeplere bağlıdır.                                                                                                                                                                                                                 Balkan halkının dini ve siyasi bağımsızlık mücadelesi aracılığıyla […]

Devamını oku

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 4: İnsanları Emeğini Satmaya Zorlama

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 4: İnsanları Emeğini Satmaya Zorlama

İşçiler maaş sözleşmelerini özgürce mi imzalıyor? Büyük fikirleri olan kurucular, temeli hırsızlığa dayanmayan yeni ticari girişimleri başlatmakta özgür mü? Buna cevap vermek için, ilk olarak üretimde çıkara dayanmayan sosyal ilişkiler kavramını tanımlayalım. Prensipte, Silikon Vadisi girişimleri kazanç-paylaşan işçi kooperatiflerini bünyesinde birleştirir. Bu tip bir kuruluşta kazanç, çalışan tüm üyelere demokratik bir şekilde paylaştırılır. Yani kooperatife […]

Devamını oku

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 3: Baştan Sona Hırsızlık

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 3: Baştan Sona Hırsızlık

Girişimciler, kapitalist mal sahibinin önceden belirlenmiş bir kira bedeliyle emek satın aldığı ücret sistemini embriyo biçiminde yeniden üretir. Kapitalist bir firmada emek, sadece planlanmış başka bir ön üretim maliyetidir. İşçiler hammaddeyi kendi emekleriyle yoğurur ve satılabilecek bir ürün üretirler. Normal koşullarda firmalar üretim maliyetlerini aşan fiyatlarda satış yaparlar. Buna üretim maliyetlerinde kullanılan ham madde, kira, […]

Devamını oku

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 3: Yunanistan’ı Ezmek

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 3: Yunanistan’ı Ezmek

Kısacası, Mario Draghi’nin yıllar boyunca tanıttığı ve ona çok övgü kazandıran çeşitli kurumsal yenilikler ECB’yi ulusal hükümetlerin güvenebileceği son çare kredisine dönüştürmek yerine, onu ülkelere ekonomik sorunlarını şantaj malzemesi yaparak neoliberal ve kemer sıkmaya yönelik reformlar uygulatan bir ‘son çare satıcısı’ haline getirdi. Bu, 2015 yazında, Draghi euro bölgesinin mali-ekonomik statükosunu korumak için bütün bir […]

Devamını oku

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 2: Kapitalist Firmanın Oluşumu

Silikon Vadisi Girişimleri: Tekerrür Eden Kötülük – Bölüm 2: Kapitalist Firmanın Oluşumu

Vadi girişimlerle dolu. Her an yenileri ortaya çıkıyor. Yeni, umutlu ve heyecanlı maceralar; müzik grubu kurmak gibi ama daha iyisi. Büyümüş ve olgunlaşmış kurumlarda üretimdeki sosyal ilişkiler hiyerarşik tabakalar ve olmayan mülkiyetle örtülmüştür. Ama bir girişim firmasındaki güç ilişkileri doğrudan, görülür biçimdedir ve genelde sizinle bir ofisi paylaşırlar. Kapitalizmin üretimdeki temel birimini, yani kapitalist firmayı, […]

Devamını oku

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 2: Sosyal Avrupa Bitti/Euro’yu Kurtarmak

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 2: Sosyal Avrupa Bitti/Euro’yu Kurtarmak

  Sosyal Avrupa Bitti “Bağımsız” ve “apolitik” bir merkez bankasının seçilmiş bir hükümeti yerinden ederek,kendi politik ajandasını empoze etmesi ve bunu -para kullanarak- şantaj yaparak gerçekleştirmesinden daha kötü bir senaryoyu hayal etmek zor olsa gerek. Yine de 2011’de İtalya’da olan şey bu idi. Jacob Kirkegaard –Peterson Uluslaraarası Ekonomi Enstitisü- Draghi liderliğinde AVB’ın “AB’deki politik aktörlerle,şiddetli […]

Devamını oku

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 1: Giriş / Canavarın Doğuşu

Avrupa’nın İşçisini Değil, Bankacısını Kurtarmak – Bölüm 1: Giriş / Canavarın Doğuşu

Avrupa Merkez Bankası şefi Mario Draghi Ekim ayında görevinden ayrıldığında, “euro’yu kurtardığı için” geniş çapta övgü topladı. Fakat bunu krizi daha da kırılmaz bir kemer sıkma rejimi uygulamak adına kullanarak işçiler pahasına yaptı. Mario Draghi’nin sekiz yıllık görev süresi geçen ay sona ermişken, Avrupa’nın yöneticileri, giden Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkanına kutsalmışçasına hürmet göstermek için […]

Devamını oku

Şubat Ayaklanması – Bölüm 4: Kalıcı Miras

Şubat Ayaklanması – Bölüm 4: Kalıcı Miras

1934 yılının Mayıs ayında Avusturyalı faşistler, gerici sistemlerini kurmak amacıyla yeni bir anayasa sundular. Bundan sonra ülkenin hükümdarı Tanrı olacaktı. Avusturya artık bir cumhuriyet değildi. Fakat feodal bir toplum hayalleri asla gerçekleşmedi ve diğer ülkelerdeki örnekleri takip ederek tüm Avusturyalıları tek parti rejimiyle yönetme fikri de başarısız oldu. Yeni faşist devlet Nazi Almanyası’nın hedefleriyle de […]

Devamını oku

Şubat Ayaklanması – Bölüm 3: Faşizme Doğru

Şubat Ayaklanması – Bölüm 3: Faşizme Doğru

Hristiyan Sosyal Partisi’nin üyeleri için tüm bu olanlar başarı demekti. Hem Sosyalist Parti yaşanan katliama düzgün bir şekilde tepki vermemiş, hem de Schutzbund ve önceden sosyalist olan ordu olaya karışmamıştı. Temmuz Ayaklanması politik atmosferi daha da yoğunlaştırdı. 1930’da, içinde Hristiyan Sosyal Hareketi’nden de birçok liderin bulunduğu gerici Heimwehren örgütü, Korneuburger Sözü’nü verdi. Bu sözde “batı […]

Devamını oku