Category: Şiir

Sonsuza kadar

Sonsuza kadar

Bilmezdim önceleri Ne derin bir sözcük olduğunu sonsuzluğun. Bir durgun vuruşudur zamanın Hiç duymamış olduğum. Geç öğrenişi ne zormuş; Öğrenemezmiş gibi yüreği kırgın olmayan, Fakat bilir umutlu ve güveneni, şüpheli ve korkanı, Kanayan ve tutuşanı. Ne geceler büsbütün karanlık, Ne de gündüzler aydınlık, Yine de huzur verir bana her biri Rüyalarımı ve düşlerimi Bilmezdim önceleri […]

Devamını oku

Olmak istiyorum

Olmak istiyorum

İyi bir okur olmak istiyorum. Dostoyevski ve Tolstoy okumayı; isimlerini terdütsüzce telafuz edebilmeyi istiyorum. Rus yazarların tüm kitaplarını okumak istiyorum. Bütün klasikleri okumak istiyorum. Pulitzer Ödülü almışları, En çok satmış olanları, Filmeleri henüz çekilmemiş, keşfedilmemiş modern romanları. Kitabın kapağına oyuncuların resimleri basılmadan, almaktan utanmadan önce. Üzerlerine karalamalar eklemek istiyorum, Kışkırtıcı görüşleri, olay örgüsünü, karakterleri. Bütün […]

Devamını oku

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümde

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümde

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümdeOdadaki durgunlukHavadaki durgunluk gibiydiFırtına patlamalarının arasında  Etraftaki gözler, kurumuştu ovuşturulmaktanVe tutuluyordu nefesler sıkıcaO son başlangıç için – kralaŞahit olunacak odada Vasiyet ettim yadigarlarımı, imzaladımNe parçam varsaBırakabileceğim, ve işte o andaBir sinek girdi araya  Mavi, belirsiz, tökezleyen vızıltısıylaIşıkla arama girdi benimVe o anda pencereler yok oldu ve sonraGöremedim görmeyi I heard a […]

Devamını oku

Yenilmez

Yenilmez

Beni saran geceden başka, Kapkaradır o çukurda baştan başa, Hangi tanrılar bahşetmişse bana Şükrediyorum yenilmez ruhum için onlara. Kötü koşullarda olsam bile Ne korktum, ne de yüksek sesle ağladım. Kaderin pervasız darbelerinde bile Eğilmedi asla, kana bulansa da başım. Bu gazap ve gözyaşı yerinin ötesinde Görünmez gölgelerin dehşetinden başka bir şey, Ve beni bulur o […]

Devamını oku

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum Aynı anda soğukluğa ve soğuğa katlanıyorum Hayat hem çok yumuşak hem de çok sert Sevinçlere karışmış acı dertlerim var Aniden gülüyorum ve aynı zamanda ağlıyorum Ve zevkle birçok keder katlanıyor Mutluluğum azalıyor ve yine de değişmeden devam ediyor Birdenbire kurur ve yeşeririm Böylece aşkın tutarsızlıklarına katlanıyorum Ve acının en yoğun olduğunu […]

Devamını oku

Gitme o güzel geceye usulca

Gitme o güzel geceye usulca

Gitme o güzel geceye usulca Yanıp tutuşmalı ihtiyarlık günün sonunda. Öfkelen, öfkelen ışığın sönüşü karşısında. Sona gelmişler bilir gerçi, doğrudur karanlık Sözlerinin bir mum yakamayışından olsa gerek, Gitmezler o güzel geceye usulca. Nice aydınlıktır ki ağlatır iyi insanı son vedasında Dans ediyordur beyhude uğraşları yeşil bir koyda, Öfkelen, öfkelen ışığın sönüşü karşısında. Batan güneşe tutulan, […]

Devamını oku

Ölünün bildiği hakikat

Ölünün bildiği hakikat

Annem (Mart 1902-Mart 1959) ve babam (Şubat 1900 – Haziran 1959) için Gitti işte, dedim kendi kendime kiliseden dönüşte, yürümeyi reddedip mezara doğru ağır bir şekilde,  ölüyü bırakıp tek başına cenaze otobüsünde. Aylardan Haziran. Bıktım cesur olmaktan. Cape’e sürüyoruz. Büyütüyorum kendimi güneşin gökten eriyip süzüldüğü, denizin demir bir kapı gibi salındığı yerden ve dokunuyoruz. Başka […]

Devamını oku

Eve giderken

Eve giderken

Kelimeleri öğrenmemeliydim hiç öylesine iyi olurdum ki yaşasaydım eğer anlamların önemsiz olduğu, kelimeleri olmayan bir dünyada Senden intikam alıyorsa tatlı sözler beni ne ilgilendirir Sızlatıyorsa yüreğini derin anlamlar beni ne ilgilendirir Kibar gözlerindeki gözyaşları suskun dilinden damlayan acı Onlara bakar ve uzaklaşırdım yanlızca kelimler olmasaydı dünyamızda Gözyaşlarında anlam var mı, bir meyvenin çekirdeğinde olduğu gibi? […]

Devamını oku

Goncalar kadar güzel kokar saçlarının her teli

Goncalar kadar güzel kokar saçlarının her teli

Goncalar kadar güzel kokar saçlarının her teli  Değer dudaklarına esen hafif bahar meltemi Katlanamam sensizliğe, bana acı çektirme Güvercinler küstü, güller bile soldu sensizlikte Girdaptaki kafesim sanki, çıkmaya çalışırım, batarım derinlere  Söyleyin melteme, değdirsin kokusunu tenime Gelsin kıvrıla kıvrıla, fısıldasın kulağıma ismini Yalvarırım Tanrıya, uyandırmasın bu düşten beni Bıktıramaz Faiz’i, bezdiremez hiç kimse Ele geçirdi […]

Devamını oku

Son düşesim

Son düşesim

FERRARA Duvarda gördüğünüz son düşesimin resmi, Tıpkı hayattaymış gibi bakıyor değil mi. Bu eseri Bir şaheser olarak adlandırıyorum ben, Fra Pandolf’un maharetli ellerini Günlerce meşgul etti ve buldu duvarımdaki yerini. Lütfen şöyle bir oturup dikkatlice inceler misiniz onu? Diyorum ki “Fra Pandolf’un eseri”, çünkü hiç bahsetmedim ki Sizin gibi yabancılara bu resimdeki çehreden, Derinlik ve […]

Devamını oku