Category: Şiir

Tecumseh’in bir şiiri

Tecumseh’in bir şiiri

“Öyleyse hayatını yaşa ki, Bir türlü giremesin ölüm korkusu kalbine. Rahatsız etme kimseyi inancı için; Başkalarının fikirlerine saygı göster, Ve saygı bekle kendi fikirlerince. Hayatını sev. Hayatını mükemmelleştir. Hayatındaki her şeyi güzelleştir. Emellerini ve hayatını Milletinin hizmetinde sürdürmek için çabala. Asil bir ölüm ezgisi hazırla, Ecele göz yumduğun gün için. Buluştuğunda yahut yanından geçerken, Bir […]

Devamını oku

Yapraklar

Yapraklar

Garip hallere sokar yıllar insanı. Bir fark yaratır mı 1935, Kishamish’te çekilmiş o fotoğraftaki çocuk benim desem? Ne olur ki yetmiş yıl önce devrilmiş akasya ağacına ait yaprağın çocuğun okuduğu satırlarda dans eden gölgesi ben olsam Ne olur ki çocuğun okuduğu kelimeler ya da zamanında kelimelere döktüğüm kifayetler ben olsam, rüzgar yaprakları okşarken titreşen gölge […]

Devamını oku

Anna Komnini

Anna Komnini

Alexiad’ın önsözünde Anna Komnini dulluğuna dövünür Ruhu sersemlemiş “Ve nehirlerin göz yaşları ile” bize söyler “Gözlerimi ıslattım… heyhat dalgalara” “heyhat başkaldırılara” hayatındaki acı yakar onu “kemiklere, iliğe ve ruhun parçalanmasına kadar ” yakar Ama görünüşe göre gerçek şu ki, bu hırslı kadın sadece bir büyük üzüntüyü biliyordu ; kibirli yunan kadınına tek bir derin özlemi […]

Devamını oku

Yanan geçmiş yıllar

Yanan geçmiş yıllar

Yutuyor birbirlerini her saniye sözcükler Tutuşturulmuş koluna kapının, arkadaşın notu, Transparan kızıl kağıt, Gökyüzüyle evli Güve kanatları misali hışırdıyor. Yarısından fazlası yanıcıdır bir yılın, Sebze listeleri ve eksik şiirler. Sabah fırıl fırıl dönen portakallar, Öylesine küçüktür ki bir taş. Bir anlığına varken, bir anlığına yok olan, Bir sessizlik çığlık atar, boşluk bırakır. En küçük numaralara […]

Devamını oku

Biri İçin

Biri İçin

Diğerleri uçsuz deniz, Ama sen ise limansın. Rahat uyuyabilirsin inan bana, Ben daima çeviririm dümenimi buraya. Çünkü karşılaştığım tüm fırtınalar, Yelkenlerimi boş bıraktılar. Diğerleri karaltılı deniz, Ama sen ise limansın. Sen deniz fenerisin. Nihai hedef. Sevgilim, rahat uyuyabilirsin. Diğerleri… sadece dalgaların oyunu, Ama sen ise limansın.” “Für Einen Die Andern sind das weite Meer. Du […]

Devamını oku

Hiç kimseyim ben peki ya sen?

Hiç kimseyim ben peki ya sen?

Hiç kimseyim ben, peki ya sen? Sen de mi hiç kimsesin yoksa? O zaman iki kişi olduk – söyleme kimselere! Bilirsin, yollarlar bizi sürgünlere. Ne kadar da sıkıcı biri olmak! Ne kadar da sıradan, bir kurbağa gibi Meftun bir bataklığa Söylemek tüm gün ismini. I’m nobody! Who are you? I’m nobody! Who are you? Are […]

Devamını oku

Pencereler

Pencereler

Ömrümü feda ettiğim bu karanlık odalarda Dolaşıyorum, etrafta ve etrafta pencereleri bulmaya çalışıyorum bir pencere açıldığında büyük bir çare olacak ama pencereler bulunmak için orada değil – veya en azından ben onları bulamadım. Ve belki onları bulmasam daha iyi belki de ışık, başka bir zorbalığı gösterecektir yeni şeylerin ne göstereceğini kim bilir? The Windows In […]

Devamını oku

Ben ölüme uğrayamadığımdan

Ben ölüme uğrayamadığımdan

Ben ölüme uğrayamadığımdan – İyilik edip o uğradı bana – Yalnızca bizi taşıyordu vagon – Bir de ölümsüzlüğü. Yavaşça sürdük – acelesi yoktu Ve ben de uzağa bırakmıştım Emeğimi ve boş vaktimi de, Onun Kibarlığından – Geçtik Okulu, çocukların Teneffüste çember olup birbirini yediği – Geçtik Dik Bakışlı Tahıl Tarlalarını – Geçtik Batan Güneşi – […]

Devamını oku

Sadece güneşi bekle

Sadece güneşi bekle

Her yer karardığında Yapayalnız hissedersin, Yağmur durmadığında Evine gidemezsin, Her şeyini kaybettiğini hissettiğinde Sadece koşmak istersin, Yağmur sonsuza dek yağamaz. Sadece güneşi bekle. Aile bir sancıya dönüştüğünde, Dostların da ortada yokken, Çığlık atmak istediğin halde Sessizliğe gömülürsün. Her şey senin suçunken, Tükenmiş hissettiğinde, Sadece güneşi bekle. Mutluluk seninle olacak. Fırtınalar her zaman olur. Ama sonsuza […]

Devamını oku

Seçilmemiş yol

Seçilmemiş yol

Ayrılıyordu yol ikiye, sararmış ormanın derinliklerinde; Ve üzgünüm ki varamadım her ikisine. Yalnız bir yolcuyken ben, bekledim epeyce, Bakabildiğim kadar uzağına bakarken, Çalılıkların kıvrıldığı yere. Sonra elimden geldiğince adil, seçtim birini, Ve belki de daha iyi izlenimi olduğunu sezdiğimi; Çünkü hoş kokuluydu ve keşfedilmek istiyordu çimleri; Fakat oradan geçtiğimde o yollar, Olacaktı önceden keşfedilmiş gibi. […]

Devamını oku