Category: Şiir

Bir beyaz gül

Bir beyaz gül

Kırmızı gül tutkuyu fısıldar Beyaz gül ise sevgiyi hisseder Kırmızı gül bir şahin Beyaz gül  ise bir güvercin Fakat sana pembe bir gül gönderiyorum Kızarmış taç yaprağı üzerine En saf ve en güzel aşk için Tutkulu bir öpücük koysun dudaklarına. A white rose The red rose whispers of passion,And the white rose breathes of love;O, […]

Devamını oku

An’lar

An’lar

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya, İkincisinde, daha çok hata yapardım. Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. Neşeli olurdum, geçmişte olmadığım kadar, Çok az şeyi Ciddiyetle yapardım Temizlik sorun bile olmazdı, Daha çok riske girerdim, Daha fazla seyahat ederdim, Gün doğumlarını kaçırmazdım asla, Daha çok dağa tırmanır, Daha çok nehirde yüzerdim, Hiç bilmediğim yerlere giderdim, gidebildiğimce, Doyasıya dondurma […]

Devamını oku

Uzakta değil hiçbir şey

Uzakta değil hiçbir şey

Hiç bulamam sanırdım Bir bülbül kuşunda Tanrının sözünü, Bütün yıllamış sözleri duydum. Hiç tanrı göremem sanırdım Loş bir ağacın etrafında, Bütün kehanetlirini gördüm kahinlerin. Çıkabilir su yüzüne sıradan bir taş Henüz taşlaşmamış, görülmemiş ama var olan. Ne saklayabilir ki sıradan bir taş? Uzakta değil bir zamanlar yakın olan. Saklı değil bir zamanlar aşikâr olan. Tanrı […]

Devamını oku

Rüya içinde rüya

Rüya içinde rüya

Alnına konsun bu öpücük! Ve senden ayrılırken şimdi, İtiraf etmeliyim ki Haksız değildin Günlerimin bir rüya olduğunu farz ederken; Ama eğer umut uçup gittiyse Bir gecede ya da bir günde, Görünüşte öyle ya da değil, Bu nedenle daha azı mı gitti? Gördüğümüz veya bize görünen her şey Yalnızca rüya içinde rüya. Dalgaların dövdüğü bir kıyının […]

Devamını oku

Çingene

Çingene

Hayatımın korkak ve amaçsız yolculuğu içinde Henüz açılmış, uzunca patikaların kibri, Dağlar ardını, sinsi vadileri aştım. İzim sürülmeyecek çok zaman. İhtiyatlı kimseciklerin imrenmediği doruklardaki, İnce çan kuleleri, göller, ışıl ışıl aynalar, sarı tarlalar Bahsediyorlar erkenden vazgeçmiş ülkelerden. Haydi, Çabuk! çabuk! ileri. Yabancı birisi beni oraya çağırıyor. Karşımda, sis kara koruları bürüyor, Dinlenen müzik berrak akşamlarda […]

Devamını oku

Sonsuza kadar

Sonsuza kadar

Bilmezdim önceleri Ne derin bir sözcük olduğunu sonsuzluğun. Bir durgun vuruşudur zamanın Hiç duymamış olduğum. Geç öğrenişi ne zormuş; Öğrenemezmiş gibi yüreği kırgın olmayan, Fakat bilir umutlu ve güveneni, şüpheli ve korkanı, Kanayan ve tutuşanı. Ne geceler büsbütün karanlık, Ne de gündüzler aydınlık, Yine de huzur verir bana her biri Rüyalarımı ve düşlerimi Bilmezdim önceleri […]

Devamını oku

Olmak istiyorum

Olmak istiyorum

İyi bir okur olmak istiyorum. Dostoyevski ve Tolstoy okumayı; isimlerini terdütsüzce telafuz edebilmeyi istiyorum. Rus yazarların tüm kitaplarını okumak istiyorum. Bütün klasikleri okumak istiyorum. Pulitzer Ödülü almışları, En çok satmış olanları, Filmeleri henüz çekilmemiş, keşfedilmemiş modern romanları. Kitabın kapağına oyuncuların resimleri basılmadan, almaktan utanmadan önce. Üzerlerine karalamalar eklemek istiyorum, Kışkırtıcı görüşleri, olay örgüsünü, karakterleri. Bütün […]

Devamını oku

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümde

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümde

Bir sinek vızıltısı duydum öldüğümdeOdadaki durgunlukHavadaki durgunluk gibiydiFırtına patlamalarının arasında  Etraftaki gözler, kurumuştu ovuşturulmaktanVe tutuluyordu nefesler sıkıcaO son başlangıç için – kralaŞahit olunacak odada Vasiyet ettim yadigarlarımı, imzaladımNe parçam varsaBırakabileceğim, ve işte o andaBir sinek girdi araya  Mavi, belirsiz, tökezleyen vızıltısıylaIşıkla arama girdi benimVe o anda pencereler yok oldu ve sonraGöremedim görmeyi I heard a […]

Devamını oku

Yenilmez

Yenilmez

Beni saran geceden başka, Kapkaradır o çukurda baştan başa, Hangi tanrılar bahşetmişse bana Şükrediyorum yenilmez ruhum için onlara. Kötü koşullarda olsam bile Ne korktum, ne de yüksek sesle ağladım. Kaderin pervasız darbelerinde bile Eğilmedi asla, kana bulansa da başım. Bu gazap ve gözyaşı yerinin ötesinde Görünmez gölgelerin dehşetinden başka bir şey, Ve beni bulur o […]

Devamını oku

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum

Yaşıyorum, ölüyorum, yanıyorum, boğuluyorum Aynı anda soğukluğa ve soğuğa katlanıyorum Hayat hem çok yumuşak hem de çok sert Sevinçlere karışmış acı dertlerim var Aniden gülüyorum ve aynı zamanda ağlıyorum Ve zevkle birçok keder katlanıyor Mutluluğum azalıyor ve yine de değişmeden devam ediyor Birdenbire kurur ve yeşeririm Böylece aşkın tutarsızlıklarına katlanıyorum Ve acının en yoğun olduğunu […]

Devamını oku