Category: Edebiyat

Hiç kimseyim ben peki ya sen?

Hiç kimseyim ben peki ya sen?

Hiç kimseyim ben, peki ya sen? Sen de mi hiç kimsesin yoksa? O zaman iki kişi olduk – söyleme kimselere! Bilirsin, yollarlar bizi sürgünlere. Ne kadar da sıkıcı biri olmak! Ne kadar da sıradan, bir kurbağa gibi Meftun bir bataklığa Söylemek tüm gün ismini. I’m nobody! Who are you? I’m nobody! Who are you? Are […]

Devamını oku

Pencereler

Pencereler

Ömrümü feda ettiğim bu karanlık odalarda Dolaşıyorum, etrafta ve etrafta pencereleri bulmaya çalışıyorum bir pencere açıldığında büyük bir çare olacak ama pencereler bulunmak için orada değil – veya en azından ben onları bulamadım. Ve belki onları bulmasam daha iyi belki de ışık, başka bir zorbalığı gösterecektir yeni şeylerin ne göstereceğini kim bilir? The Windows In […]

Devamını oku

Emma Lazarus’un bir şiiri Özgürlük Heykeli’nin anlamını değiştirdi

Emma Lazarus’un bir şiiri Özgürlük Heykeli’nin anlamını değiştirdi

Özgürlük Anıtı 28 Ekim 1886’da hizmete sunulduğunda, tören konuşmalarının Amerika’ya gelen göçmenlerle hiçbir ilgisi yoktu. Devasa heykeli yapan heykeltıraş Fredric-Auguste Bartholdi, heykelin göç fikrini çağrıştırmasını asla istemedi. Bir bakıma, eserini neredeyse zıt bir şey olarak görüyordu: Amerika’dan dışa doğru yayılan özgürlüğün bir sembolü olarak. Peki heykel nasıl ve neden göçmenliğin ikonik bir sembolü haline geldi? […]

Devamını oku

Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları’nda aile ve ilişkilerin tasviri

Mark Twain’in Huckleberry Finn’in Maceraları’nda aile ve ilişkilerin tasviri

Gerçek ya da simgesel, aile ve aile fertleri arasındaki ilişkiler; Mark Twain’in klasiği Huckleberry Finn’in Maceraları’nda yaygın bir temadır. Çünkü Twain’in hayatını çevreleyen olaylar, bireyler ile Huck Finn’de yer alan karakterler ve olaylar arasında benzerlik var. Romanın kompozisyonunu saran tarihsel ve biyografik bağlam 1800’lü yıllar sonunda Twain’in ailenin azalan ahlaki ve sosyal koşullarından hem kişisel […]

Devamını oku

Romeo ve Juliet’ten önce Paolo ve Francesca edebiyatın talihsiz aşıklarıydı

Romeo ve Juliet’ten önce Paolo ve Francesca edebiyatın talihsiz aşıklarıydı

İtalyan şair Dante’nin “İlahi Komedya”yı yayınlamasından yüzyıllar sonra, romantik sanatçılar ve yazarlar trajediyi bir kadın temsilcisinin hikayesi olarak yeniden düşündüler. Ary Scheffer, The Ghosts of Paolo and Francesca Appear to Dante and Virgil, 1835 Lanetliler kurtarılabilir mi? Bir nefsin cehenneme mahkumiyeti geri alınabilir mi? 700 yıl önce ölen Floransalı şair Dante Alighieri için bu soruların […]

Devamını oku

Angela Carter, Gotik edebiyatı ve Kanlı Oda

Angela Carter, Gotik edebiyatı ve Kanlı Oda

Kanlı Oda, Gotik edebiyatından parçalar içeren ve modern masallardan oluşan bir koleksiyondur. Greg Buzwell; Marquis de Sade’dan Edgar Allan Poe’ya kadar herkesin, Carter’ın hikayelerindeki gotik etkiyi takip ediyor. Giriş Diğer tüm gotik kurgu yazarları gibi Angela Carter’da son derece karanlık ve güçlü bir hayal gücüne sahipti. Yazarın neredeyse tüm kitaplarında gotik imgeler mevcuttur fakat Kanlı […]

Devamını oku

Jack London’ın Martin Eden’i: Varoluşsal Kahramanın Gelişimi

Jack London’ın Martin Eden’i: Varoluşsal Kahramanın Gelişimi

Spinner, 1970’te yayınlanan bu makalede otobiyografik roman Martin Eden’i tartışıyor. Romanı, Amerikan edebiyatının ilk umutsuz, varoluşçu anti-kahraman romanlarından biri olarak görüyor. Martin Eden, Amerikan başarı öyküsünün parçalanışı, Horatio Alger efsanesinin nihai çöküşü ve Servet İncili efsanesinin büyük düşüşünü belgeleyen ilk romanlardan birisidir. Buna rağmen aynı zamanda yeni Amerikan dramasının ilk sahnelerinden birine, modern anti-kahramanın varoluşsal […]

Devamını oku

Gregor Samsa’nın yalnızlığı

Gregor Samsa’nın yalnızlığı

Franz Kafka’nın Dönüşüm adlı eserinde ana karakter olan Gregor, hikâyenin ilk kısmında dev bir böceğe dönüşmüştür. Bu yaşanılan fiziksel dönüşüm aslında Gregor’un içsel dünyasını yansıtmaktadır. Böceğe dönüşmeden önce, ailesine destek olan başarılı bir iş adamıydı. Ailesine bakan tek kişi o olmasına rağmen onlardan ne saygı ne de bir takdir görebildi. Gregor’un yaşadığı bu muameleyi başkası […]

Devamını oku

Sadece güneşi bekle

Sadece güneşi bekle

Her yer karardığında Yapayalnız hissedersin, Yağmur durmadığında Evine gidemezsin, Her şeyini kaybettiğini hissettiğinde Sadece koşmak istersin, Yağmur sonsuza dek yağamaz. Sadece güneşi bekle. Aile bir sancıya dönüştüğünde, Dostların da ortada yokken, Çığlık atmak istediğin halde Sessizliğe gömülürsün. Her şey senin suçunken, Tükenmiş hissettiğinde, Sadece güneşi bekle. Mutluluk seninle olacak. Fırtınalar her zaman olur. Ama sonsuza […]

Devamını oku

16. yüzyılda bir Ovid: Klasik mitolojinin Shakespeare oyunlarının anlaşılması üzerindeki etkisi

16. yüzyılda bir Ovid: Klasik mitolojinin Shakespeare oyunlarının anlaşılması üzerindeki etkisi

Genel olarak İngiliz dilinin en büyük yazarı ve şairi olduğu kadar dünyanın en seçkin ve saygın oyun yazarlarından biri olduğuna inanılan William Shakespeare; yaklaşık 38 tiyatro eseri, 154 sone, iki uzun anlatı şiiri ve çok sayıda farklı türden dörtlük yazmıştır. Bu dramatik eserlerden birçoğunun Shakespeare’in yazmış olduğu gerçeğine dair sorular bulunsa da bilim insanları 38 […]

Devamını oku