“Tek şey her erkeğe uyar” yaklaşımından akıllı telefon tasarımına kadınların hayatını tehlikeye atan tıbbi deneylere kadar…Bu kitap veriyi lazer gibi kullanıyor.

Feminizmin sorunu artık çok bilindik olması. Bitkin toplumun ve yeniliğe aşık medyanın dikkati, #MeToo ‘nun gençlik seks ve ünlüleri çağrıştırmasından uyanmış olabilir ama son zamanlarda çoğunlukla transfobi gibi diğer tür önyargılara doğru sürüklenmekte. Maalesef kadınlar için yıllanmış ayrımcılık, şiddet ve alacaklı işçilik sorunları hala devam etmekte. Feminizm hakkında hissettiğimiz yorgunluğu ataerkilliğinkiyle karıştırıyoruz. Güncel geniş çaplı bir anket,İngiltere’de erkeklerin üçte ikisinden fazlası kadınların yaşadığımız dönemde eşit maaş aldığına inanıyor. Yazar ve aktivist Caroline Criado Perez sterlin paralarının arkasına kadın bir tarihi figür koymak için kampanya başlattığında bir adam “Ama kadınlar şimdi her yerde!” diye cevap verdi.

Bu yüzden okuyucuları bu eskimiş konuyu verilerin açıklayıcı bakışından görmeye davet etmek, eşitsizliğin hala saklı kaldığı yerleri açığa çıkarmak zeki bir strateji. Criado Perez, kör seçimler ile orkestraların kadın çalgıcıların sayısını neredeyse yüzde elli arttırmasından tutun kadınların tuvalette erkeklerden 2-3 kat daha uzun kalmasının sebeplerine kadar birçok istatistik topladı. Görüyoruz ki burası erkeklerin dünyası;çünkü inşa edenler cinsiyet farklarını hesaba katmamışlar. Çoğu ofisin sıcaklık derecesi kadınlar için beş derece fazla soğuk;çünkü ideal ofis derecesini hesaplamak için 1960’larda 40 yaşında ve 70 kilo bir adamın metabolizması esas alınmıştı fakat kadınların metabolizması daha yavaş. İngiltere’de kadınların kalp krizi hakkında yanlış teşhis koyulması yüzde elli daha muhtemel çünkü kalp yetmezliği deneylerinde genelde erkek katılımcılar kullanılıyor. Arabalar “ortalama adam” vücuduna göre tasarlanmakta bu yüzden erkeklerin kaza yapması çok daha muhtemel olsa da çarpışmalarda kadınların ciddi yaralanması ihtimali yüzde elli daha fazla.

Teknoloji kültüründeki cinsiyet körlüğü Criado Perez’in deyimiyle “Tek şey her erkeğe uyar” yaklaşımını üretmekte. Ortalama bir akıllı cep telefonu (5.5 inç) çoğu kadın eli için çok büyük ve sık sık ceplerimize sığdıramıyoruz. Ses tanıma programları erkek ses kayıtlarıyla geliştirilmekte; Google versiyonu erkekleri %70 daha iyi anlamakta. Bir kadın,arabasının ses komutu sisteminin yolcu koltuğunda olsa bile sadece eşini dinlediğini söyledi. Kadınların, sanal gerçeklik gözlüğü taktığında midelerinin bulanması daha muhtemeldir. Başka bir çalışma ise fitness izleme cihazları ev işi yaparken atılan adımları %74 daha azımsamakta ve kullanıcılar bebek arabası iterken adımların sayılmadığına dair şikayet etmekte.
Görünen o ki kar küremek bile feminist sorunlardan biri: İsveç’te yollar kaldırımlardan önce temizlenirdi. Bu,arabadaki yolcuları, kaldırımda çocukları taşıyanlardan ya da alışveriş yapanlardan öncelikli tutan veriden türetilen bir prensipti. Ama sonra görevliler üç inç karda araba sürmenin çocuk arabası itmekten daha kolay olduğunu fark ettiler. Kaldırımları önce temizlemek ayrıca devlete para tasarrufu sağladı: bir İsveç şehrinde yapılan araştırma buzlu koşullarda yayaların yaralanmasının araba sürücülerine göre üç kat daha muhtemel olduğunu buldu ve bu yaralıların %70’i kadındı.

Kitaptaki düpedüz örnek bolluğu biraz içinde bahsettiği cinsiyet belirten veri eksikliği ya da “cinsiyet veri boşluğu” olduğu iddiasının aleyhine. Google’da “cinsiyet etkisi değerlendirmesi” aratıldığında 345 milyondan fazla sonuç çıkmakta. Criado Perez bir nebze bu sıkıntıyı, politikacılara ve planlayıcılara hâlihazırda bulunan verileri daha iyi kullanmalarını rica ederek kabullenmekte ama bu veriden daha çok prensip ve tasarım sorunu.

Verilerle alakalı iyi olan şey ise niyet sorgularından kaçınır. Criado Perez büyük bir komplo teorisi sunmaya çalışmıyor sadece veriyi lazer gibi kullanarak farkında olmadan, düşünmeden yapılan tercihlerin oluşturduğu sisi yarıyor. Hesaplamalar yapıp önyargıyı düzeltecek pozitif adımlar atmadıkça eşitsizliğin otomatik olarak devam edeceğini iddia ediyor. Teknoloji inovasyonla bağdaştırılır ama algoritmalar “onu sevdiysen buna bayılacaksın” algısını desteklemeye yatkındır.
Veriler sadece dünyayı tarif etmez aynı zamanda artan bir şekilde onu şekillendirmek için kullanılmakta. İkinci dünya savaşında ordu için karışık hesaplamalar yapan insan “bilgisayarlar” yani ilk programcılar kadındı. Şimdi kadınlar yazılım geliştiricilerinin sadece %11ini, Silikon Vadisi çalışanlarının %25ini ve girişim sermayesi ortaklarının %7sini oluşturmakta. Baytlar nötr olabilir ama programcılar sık sık bilerek ya da bilmeyerek önyargılılar.

Bu algoritmaların büyüyen gücü göz önünde tutulursa Shoshana Zuboff ın “gözetleme kapitalizmi” olarak adlandırdığı sosyal medyanın özel hayatımızı reklamcılara sattığı sayısız yollar hakkında daha fazla araştırma yapmak istedim. Davranışlarımızı tahmin edip şekillendiren veri geçen yıl zayıf bir anımda çevrimiçi satın aldığım kazağın kaşmir yüzdesini bilecek derecede detaylı kadın olduğumu tabi ki de biliyor. Bu tür mikro belirleme ile ilgili sorun cinsiyet veri boşluğu değil;günlük hayatın amansız ticaretselleştirilmesidir. Kadınlar sürekli Instagram’a hazır ve moda öncüsü olma baskısı altında olmalarına rağmen muhtemelen bu durumdan fazlasıyla mağdur. Bu kitap ısrarcı adaletsizliği dile getirerek, bütün teknolojik “karmaşa” konuşmalarına rağmen insan gelişimi fikrinden vazgeçmiş görünen bir dünyada, ilk başta veri temasının gösterdiğinin aksine daha tanıdık yerlere doğru yürüyerek neticeleniyor. Kampanyalar aynı şeyleri tekrar tekrar söylemeye güvense de suçlu bizim inatçı cinsiyetçi toplumumuzdur, cesur eleştiriler değil.

Yazar: Eliane Glaser

Çevirmen: Cansu Tandoğan

Kaynak: The Guardian