Boudicca ve Keltik evlilik kanunu

Boudicca ve Keltik evlilik kanunu

Yaklaşık 2000 yıl önce eski Keltler arasında kadınlar için yaşam, özellikle eski uygarlıkların çoğundaki kadınların durumu düşünüldüğünde şaşırtıcı bir biçimde iyiydi. Kelt kadınları çeşitli meslekler edinebilir, özellikle evlilik alanında yasal haklara sahip olabilir ve en ünlü örneği Boudicca olan, cinsel taciz ve tecavüze uğramaları durumunda tazminat hakkına sahip olabilirlerdi.

Evliliği tanımlayan Keltik kanunları

Tarihçi Peter Berresford Ellis’e göre ilk Keltler gelişmiş, birleşik bir hukuk sistemine sahipti. Kadınlar siyasal, dini ve sanatsal yaşamı yönetebilir, önemli roller üstlenebilir ve hatta hâkim ve kanun yapıcı olarak da görev yapabilirlerdi. Evlenecekleri kişiyi ve zamanı seçebilirlerdi. Ayrıca terk edilirlerse, saldırıya uğrarlarsa ya da kötü muamele görürlerse de boşanabilir ve tazminat talep edebilirlerdi. Keltik kanunnamelerinden 2 tanesi günümüze kadar ulaşabilmiş durumda: Büyük Kral Laoghaire’nin hükümdarlığı boyunca yazıya geçirilmiş İrlanda Fénechas (Brehon Kanunu olarak bilinir) ve Hywel Dda tarafından onuncu yüzyılda yazıya geçirilmiş Welsh Cyfraith Hywel (Hywel Dda Kanunu).

Keltikler arasında evlilik

Brehon sisteminde 14 yaşındaki Keltik kadınları 9 yoldan biriyle evlenmekte özgürdü. Diğer medeniyetlerde olduğu gibi evlilik ekonomik bir birliktelikti. İrlanda Keltik evliliklerinin ilk üç şekli resmi, evlilik sözleşmesi gerektiriyordu. Diğerleri -günümüzde yasadışı olacak olsa bile- evlilik çocuk yetiştirmek için parasal sorumluluklar üstlenen erkekler anlamına gelirdi. Fénechas sistemi 9 yolu da içerir; Welsh Cyfraith Hywel sistemi ilk 8 kategoriyi paylaşır.

  1. Evliliğin başlıca biçimi (lanamnas comthichuir), eşlerin her birinin eşit parasal kaynaklarla birlik olmasıdır.
  2. Lanamnas mna for ferthinchur’da kadın daha az parasal katkıda bulunur.
  3. Lanamnas fir for bantichur’da erkek daha az parasal katkıda bulunur.
  4. Evinde başka bir kadınla daha birlikte yaşama.
  5. Kadının, ailesinin onayı olmadan kendi isteğiyle erkeğe kaçması
  6. Kadının ailesinin ve kendi onayı olmadan kaçırılma
  7. Gizli buluşma
  8. Tecavüz ile evlenme
  9. İki çılgın insanın evlenmesi

Evlilik tek eşlilik gerektirmiyordu ve Keltik kanununda evliliğin ilk üç biçimine paralel olarak üç eş kategorisi vardı; temel fark, parasal yükümlülüklerin olmasıydı. Kadının bazı boşanma durumunda tutabileceği bir başlık parası olmasına rağmen evlilik için gerekli bir çeyiz de yoktu. Kocanın eylemleri sonucu başlık parasının iadesini de içeren boşanma sebepleri şunlardı:

  • Başka bir kadın için eşinden ayrılması
  • Karısını destekleyememesi
  • Ona yalanlar söylemesi, onunla alay etmesi ya da kandırarak veya büyü yaparak onu evliliğe ikna etmesi
  • Karısına leke bırakacak şekilde vurması
  • Cinsel hayatı hakkında yalanlar söylemesi
  • Cinselliği önleyecek kadar yetersiz, etkisiz ya da obez olması
  • Sırf eşcinselliği yerine getirmek için yataktan ayrılması

Tecavüzü ve cinsel tacizi kapsayan kanunlar

Keltik hukukunda tecavüz ve cinsel taciz durumunda tecavüzcünün serbest kalmasına izin verilirken tecavüz kurbanına maddi olarak yardım eden cezalar içeriyordu. Bu durum erkeğin yalan söylemesi için daha az teşvik sağlayabilirdi, ancak ödeme yapmamak hadım etmeye yol açabilirdi.

Kadın da bir dürüstlük güdüsüne sahipti: tecavüzle suçladığı adamın kimliğinden emin olması lazımdı. Daha sonra yanlış olduğu anlaşılan bir suçlama yaptıysa, bu evlilikten olan çocuğun büyütülmesinde bir yardım alamayacak, aynı suçla ikinci bir kişiyi suçlayamayacaktı.

Keltik hukuku ilişkiler için yazılı bir sözleşme talep etmedi. Ancak kadının kendi rızası dışında bedenine müdahale edildiyse ya da öpüldüyse suçlu tazminat vermek zorundaydı. Sözlü taciz de kişinin namusuna bedel olan para cezası getirirdi. Keltler arasında tecavüz zorla yapılan, şiddetli tecavüz (forcor) ve kişi uykudayken ırzına geçilmesi, akıl hastası ya da sarhoş (sleth) olarak tanımlanırdı. İkisi de eşit derecede ciddiydi. Ama bir kadın bir erkekle yatağa girmeyi planladıysa ve daha sonra fikrini değiştirirse, erkeği tecavüz ile suçlayamazdı.

Keltler için tecavüz, çoğu zaman kadının kendisi tarafından ve intikam alınması gereken bir suç olarak utanç verici görülmezdi.

Plutarch’a göre Tolistoboiili Ortagion’un karısı ünlü Keltik kraliçesi Chiomara, M.Ö 189’da Romalılar tarafından ele geçirildi ve Romalı bir komutanın tecavüzüne uğradı. Komutan kraliçenin mevkisini öğrendiğinde ondan fidye talep etti (ve kabul edildi). Kraliçenin adamları komutana altınları getirdiğinde Chiomara komutanın kafasını kestirdi. Kocasına, bedensel olarak onu tanıyan yalnızca bir adamın hayatta olması gerektiğini söyledi.

Plutarch’tan bir diğer hikâye de Keltik evliliğinin o ilginç sekizinci biçimiyle, yani tecavüzle ilgilidir. Camma isimli bir Brigid rahibesi, Sinatos isimli bir başkanın karısıydı. Sinorix, Sinatos’u öldürdü, daha sonra rahibeyi kendisiyle evlenmeye zorladı. Camma ikisinin de içtiği tören bardağına zehir attı. Merakını gidermek için önce kendisi içti ve ikisi de öldüler.

Boudicca ve Keltik tecavüz kanunları

Tarihinin en güçlü kadınlarından biri olan Boudicca (ya da Jackson’a göre Viktoria’nın bir ilk versiyonu, Boadicea veya Boudica), bir anne olarak sadece dolaylı bir şekilde tecavüze uğradı ama intikamı binlercesini öldürdü.

Romalı tarihçi Tacitus’a göre Iceni kralı Prasutagus, bir uydu-kral olarak bölgesini yönetmesine izin verilmesi için Roma ile bir anlaşma yaptı. M.Ö 60’ta öldüğünde topraklarını hükümdara ve iki kızına vermek istedi böylece Roma’yı yatıştırmayı umuyordu. Böyle bir vasiyet Keltik kanunlarına uymuyordu, yeni Roma İmparatorunu da memnun etmemişti çünkü komutanlar Prasutagus’un evini yağmaladı, dul kalan Boudicca’yı kırbaçladı ve iki kızına tecavüz etti.

İntikam zamanıydı. Iceni’nin yöneticisi ve savaş lideri olan Boudicca, Romalılar’a karşı misilleme olarak bir isyan başlattı. Komşusu Trinovantes kabilesinin ve muhtemelen başka kabilelerin de desteğini alarak Roma askerlerini Camulodonum’da mağlup etti ve IX Hispana Lejyonunu neredeyse tamamen yok etti. Daha sonra kendisinin ve güçlerinin tüm Romalıları katlettiği ve yerle bir ettiği şehir olan Londra’ya doğru yola çıktı.

Daha sonra istikamet değişti. Nihayetinde Boudicca yenilmişti fakat ele geçirilmemişti. O ve kızlarının, yakalanmaktan ve Roma’da dini törenle infaz edilmekten kaçmak için zehir aldıkları söyleniyordu. Ancak tırpan tekerlekli savaş arabasında düşmanlarının üzerine yükselen alevli yeleli Boadicea olarak efsanelerde yaşamaktadır.

K. Kris Hirst tarafından güncellenmiştir.

Yazar: N.S.Gill

Çeviren: Büşra Zeyrek

Düzenleyen: Mustafa Erkaya

Kaynak: ThoughtCo

Leave a comment