Bu yıl Kuzey Kutbu’nda, önemli seviyede buz erimeleri, anlamsız şekilde yüksek sıcaklıklar ve soğuğun tanımı olan bu bölgede kontrol edilemeyen yangınlar derken son derece endişe verici şeyler olmakta. Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi’ndeki bilim insanları tarafından yapılan yeni araştırma gösteriyor ki bu olayları yalnızca geçici bir durum olarak değil Kuzey Kutbu’nun tamamen farklı bir iklime geçiş yaptığının sinyalleri olarak görmemiz gerekmekte.

İklimde yıldan yıla değişimler Kuzey Kutbu için (ve tabii ki herhangi bir yer için) normal. Ama Doğa İklim Değişikliği dergisinde yayınlanmış olan yeni bir araştırma, Kuzey Kutbu’nun ısınma düzeyinin artık geçmişteki herhangi bir değişim seviyesini aştığı sonucuna vardı. Sonuçlar ileriki dönemde bizi daha sıcak, uzun süre buzsuz kalan daha yağmurlu bir Kuzey Kutbu’nun beklediğine işaret ediyor.

Araştırma, Kuzey Kutbu’nun iklim durumu gözlemine ve de yapılmış yüzlerce bilgisayar simülasyonuna dayanmakta. Bu eski verilerden yola çıkarak, Kuzey Kutbu’nun, yıl içerisinde en düşük seviyeye ulaştığı ay olan Eylül ayı ortalama deniz buzu seviyesinin şu an, uydunun faal durumda olduğu ilk on yıl olan 1979 ve 1988 yılları arasında tutulan kayıtlara göre görülen ortalamadan  %31 daha düşük olduğunu kanısına vardılar.

Araştırmacılar, bu keskin düşüşün Kuzey Kutbu’nun rejim değişikliği geçirdiğinin göstergesi mi yoksa kökten bir iklim değişikliği göstergesi mi olduğunu anlamak istedi. Bu yüzden, dünyanın önde gelen iklim modellerinin beş tanesini temel alan yüzlerce bilgisayar temelli iklim simülasyonuna yöneldiler. Bu simülasyonlar ile “eski Kuzey Kutbu” dedikleri, yıldan yıla olağan değişimin sınırlarını belirleyebildiler. Modellerin geçmiş iklim senaryolarıyla Kuzey Kutbu’nun asıl gözlemlerini karşılaştırarak geçmişi doğru bir şekilde gözlemlediğini ve bu sebeple gelecekteki iklimimizin güvenilir bir simülasyonunu yapabileceğini onayladılar.

Bilim insanları deniz buzunun son birkaç on yıllık dönemde öyle  önemli ölçüde eridiğini buldu ki alışılmadık derecede soğuk bir yılda bile Kuzey Kutbu’nda, 20.yy’ın ortaları kadar yakın bir zamanda yaz döneminde görülen miktarda buzun oluşmasına yetmeyecektir.

Ulusal Atmosferik Araştırma Merkezi bilim insanı, araştırmanın başyazarı, Laura Landrum bir açıklamasında, “Olağanüstü oranda bir değişim gözlemlemekteyiz” dedi. Bu, o kadar hızlı bir değişim dönemi ki geçmişteki hava modellerinin gözlemleri, bir sonraki yıl bizi nelerin beklediği konusunda tahmin yürütmeye yetmiyor. Kuzey Kutbu yalnızca birkaç on yıl öncesinden tamamen farklı bir iklime daha şimdiden geçiş yapıyor.”

Landrum ve ekibi, eğer “her zamanki durum” ya da RCP8.5 olarak bilinen iklim senaryosu konusunda büyük değişiklikler yapmazsak ne ile karşılaşacağımızın tahminlerinde de bulundular. Dünya liderlerinin emisyonları azaltma konusunda iklim politikasında büyük bir değişiklik yapmadıkları takdirde, bilim insanları Kuzey Kutbu’nun sonbahar ve kış hava sıcaklığının 2050’ye kadar istatiksel olarak başka bir iklim olarak tanımlanabilecek ölçüde ısınacağına sonucuna ulaştı.

Bu değişimle beraber deniz buzu seviyesinde daha fazla değişiklik meydana gelecek. Modeller, 2100’e kadar Kuzey Kutbu’nda yılın 10 ayı neredeyse buzsuz geçebileceği sonucuna vardı.

Araştırmacılar, Kuzey Kutbu’nun yağış miktarı konusunda da büyük değişimlere maruz kalacağı yönünde tahmin yürütmekte. Karlı kış mevsimi ile meşhur olan bölge, emisyonların  mevcut düzeyde seyretmesi dumumunda daha çok yağmur görecek. Bu yüzyılın sonunda, Kuzey Kutbu’nun bazı bölgelerinde, bilindik çok soğuk kış süreci de dahil olmak üzere yılın herhangi bir ayında meydana gelen koşulların kar yerine yağmur getirebileceği öne sürülmekte. İklimdeki değişikliklerin halihazırda çok büyük sonuçları oldu. Örneğin, hem yerli topluluklar hem vahşi hayvanlar yaşamlarını deniz buzuna bağlı olarak sürdürmekte. Buzulların yok olması sebebiyle foklar ve kuşlar yeterli miktarda beslenemedi ve yerli insanlar avlanmada zorluklarla karşı karşıya kaldı. Kuzey Kutbu’nun daha sıcak dönemlerinde eriyen tiyal tabakasından ötürü kıyılar halihazırda erozyon tehlikesine karşı savunmasız durumda. Zamanla bu etkiler daha ciddi hale gelecek. Kuzey Kutbu’na uzak olanlarımız da bu durumdan ötürü endişe duymalı. Eriyen kara buzu deniz seviyesini yükseltebilir ve bu da dünya çapındaki kıyı bölgesi toplumlarını etkileyebilir. 

Ancak kaderimiz bu olmak zorunda değil. Araştırmacıların tahminleri, siyasilerin iklim değişikliğini durdurmak için hiçbir şey yapmadığı bir senaryoya dayanmakta. Bizi bu duruma sokan sera gazlarının geniş çaptaki artışıydı­. Dolayısıyla kurtulmak için tek seçeneğimiz emisyonları azaltmak.

Kaynak: Earther Gizmodo

Yazar: Dharna NOOR

Çeviren: Deniz Yaren GEMİCİ

Düzenleyen: Hasan ÖZUĞURLU