Sör Henry Gore-Booth’un kızı Eva Gore-Booth, 22 Mayıs 1870’de İrlanda’nın Sligo bölgesinde, Lissadell Köşkü’nde doğdu. Henry Gore-Booth her zaman iyi bir toprak sahibi gibi davranmayı denedi ve 1879-80 kıtlığı boyunca arazisindeki kiracılara ücretsiz yiyecek sağladı. Kızları Eva ve Constance Gore-Booth’un fakirler için derinlemesine endişelenmesini sağlayan da büyük ihtimalle Henry Gore-Booth’un teşkil ettiği örnekti.

Biyografisini yazan Gifford Lewis’e göre, Eva Gore-Booth “Gayretli ve iç gözlemsel, görünüm olarak gösterişli ve çetin ablası Constance’dan çok daha farklı, zarif ve kırılgandı. Hevesli yüz ifadesi ve açık renk saçlarıyla ilgi çekerdi.”

Eva sağlık sorunları yaşadı ve 1896’da Esther Roper’la tanıştığı İtalya’ya taşındı. Roper’ın biyografisini yazan Margaret M. Jensen, iki kadının “anında ömür boyu birbirlerine eş olduklarını” ileri sürüyor. Roper kadınların oy kullanma hakkıyla ilgileniyordu ve Manchester Kadınların Oy Kullanma Hakkı Cemiyeti’nin sekreteriydi. Bu görevinde, işçi sınıfından kadınları kurulmaya başlanan sendikal harekete dahil etmeyi denedi. Eva Gore-Booth and Esther Roper(1998) [Ç.N.- Eva Gore-Booth ve Esther Roper] kitabının yazarına göre: “Eva ilk defa kafa dengi biriyle konuşabiliyordu. Karşısındaki kadın ve mücadelesinden büyülenerek, İrlanda’dan ayrılıp Manchester’daki kadınların oy kullanma mücadelesine katıldı.”

1897’de Eva, Esther’ın Manchester’daki evine taşındı. Eva, Esther’ın etkisiyle önce kendini sendikacılığa ve kadınların oy kullanma hakkına adadı, ama sonradan yetişkin kadınlar için eğitime ve Manchester Üniversitesi Yerleşkesi’yle çalışma yapmaya odaklandı. O zaman Manchester Üniversitesi’nde öğrenci olan Christabel Pankhurst, 1901 yılında işçi sendikası kampanyalarına katıldı. Eva ayrıca Christabel’in, Ulusal Kadınlara Oy Hakkı Toplulukları Birliği’nin Manchester şubesinin üyesi olan annesi Emmeline Pankhurst ile de tanıştı.

Bu dönemde Sylvia Pankhurst de Eva’yı tanıdı. Daha sonra şunları söyledi: “Eva Gore-Booth’un kendine hayran bırakan bir kişiliği vardı… Christabel ona hayrandı ve Eva’nın nevraljiden muzdarip olduğu zamanlarda -ki sıkça olurdu- saatlerce oturup başına masaj yapardı. Bu evdeki herkesin gözüne çarptı, çünkü Christabel asla kimseye hemşirelik yapmaya gönüllü olmamıştı.”

Freedoms’s Cause: Lives of the Suffragettes (2003) [Ç.N. Özgürlük Mücadelesi: Süfrajetlerin Hayatları] kitabının yazarı Fran Abrams: “Christabel Pankhurst, Manchester’da birlikte yaşayıp kadınların oy kullanma hakkı için mücadele veren Esther Roper ve Eva Gore-Booth ile yakın arkadaş oldu. Sylvia Pankhurst’a göre, özellikle Eva’yla olan ilişkisi ev içinde çok sayıda yorum yapılmasını sağlayacak kadar yoğundu.”

1903’de Eva ve Esther, Lancashire ve Cheshire Kadın Tekstil ve Diğer İşçiler Temsil Komitesi’ni kurdu. Aynı yıl ayrıca kadınların oy kullanma hakkı için otuz bin imza toplanan bir kampanya düzenlediler. Eva ayrıca kadın işçileri birleştirme hedefiyle üç ayda bir yayımlanan Women’s Labour News dergisinin editörlerinden biriydi. Ayrıca sosyalist bir grup olan Bağımsız İşçi Partisi’nde de aktifti.

Emmeline Pankhurst, 1903 yılında, kızları Christabel Pankhurst, Sylvia Pankhurst ve Adela Pankhurst’un yardımıyla Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği’ni kurdu. İlk başta, organizasyonun ana hedefi daha çok işçi sınıfı kadını oy kullanma hakkı mücadelesine dahil etmekti ve bu şekilde ilk zamanlarda Esther ve Eva’nın desteğini gördüler. Lakin, Eva daha sonra Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği’nin şiddet kullanmasını onaylamadı.

Eva Gore-Booth 1904 yılında şiir kitabı Unseen Kings‘i yayımladı. Kadın hakları mücadelesiyle ilgilenmeye devam etti ve 1908 yılında Kuzey Batı Manchester’daki milletvekili seçimlerinde Winston Churchill karşıtı çalışmalarda, ablası Constance Markievicz ve aralarında Annie Kenney, May Billinghurst ve Adela Pankhurst’un bulunduğu diğer süfrajetlere katıldı.

Eva ve Esther, 1913’de Londra’ya taşındı. İngiliz hükümetinin Almanya’ya savaş açtığını ilan etmesinden iki gün sonra, 4 Ağustos 1914’de, Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği, savaşın sonuna kadar bütün siyasal faaliyetleri askıya aldığını ilan etti. Birliğin lideri Millicent Fawcett, Birinci Dünya Savaşı’nı desteklemesine rağmen, Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği’nin genç erkekleri silahlı kuvvetlere katılmaya ikna etme stratejisini takip etmedi. Eva ve Esther pasifistti ve bu stratejiye katılmadılar. Çoğunun Eva’yla yakın görüşleri paylaştığı üyelerinden gelen baskılara rağmen, Fawcett savaşın aleyhinde konuşmayı reddetti. Fawcett’ın biyografisini yazan Ray Strachey şunları söyledi: “Önlerinde bir kaya gibi sağlam durarak kişisel popülerliği ve saygınlığının olanca ağırlığıyla Birlik’in araçları ve ismini kullanmalarına karşı çıktı.”

1914 yılında, Clifford Allen ve Fnner Brockway tarafından kurulan Zorunlu Askerliğe Hayır Cemiyeti’ne katıldılar. Zorunlu Askerliğe Hayır Cemiyeti, üyelerinden “insan hayatının kutsal olduğunu düşündüklerinden, silahlanmaya gidecek dürtülerden uzak durmalarını” istiyordu. Pacifism in Britain 1914-1945(1980) [Ç.N.-Britanya’da Barışçılık 1914-1945] kitabının yazarı Martin Ceadel şöyle belirtiyor: “Kendisini zorunlu askerliğe karşı mücadele etmekle sınırlasalar da ZAHC’nin temel düşüncesi gönüllü askerlik yanlılığından ziyade barışçılıktı… İşlevinin barışçı vicdanın saygınlığını sağlamak mı yoksa zorunlu askerliğe karşı her şekilde mücadele etmek mi olduğuna dair çözümsüz kalmış iç çekişmelerine rağmen, bütün muhalifler için etkili bir bilgilendirme ve refah hizmeti sağladıkları belirgindi.”

Eva ve Esther Kadınların Toplumsal ve Siyasi Birliği’nden Birinci Dünya Savaşı meselesinden dolayı ayrıldı ve Kadınların Barış Mücadelesi’nin kurulmasına yardımcı oldu. Diğer üyeler arasında Charlotte Despard, Selina Cooper, Margaret Bondfield, Ethel Snowden, Katherine Glasier, Helen Crawfurd, Teresa Billington-Greig, Elizabeth How-Martyn, Dora Marsden, Helena Normanton, Margaret Nevinson, Hanna Sheehy-Skeffington ve Mary Barbour da vardı.,

1916’da bir şiir kitabı daha yayımladı: Death of Fionavar(1916). Eva ayrıca cinsiyet rollerine karşı olan bir grubun parçasıydı ve dergileri Urania’nın yayımlanmasına yardım etti. Paskalya Ayaklanması sonrasında, ablası Constance Markievicz’in idam cezasını ertelenmesine de öncülük etmiştir.

Eva Gore-Booth 30 Haziran 1926’da, Hampstead’de kanserden öldü. Esther Roper başucundaydı ve şunları söyledi: “Sonunda, sevdiği birini gördüğü zaman yüzünü aydınlatan mükemmel gülümsemesiyle yukarı baktı, sonra gözlerini kapadı ve huzuru buldu.” Gore-Booth, St John’s Kilisesi mezarlığına gömüldü. Constance Markievicz “olanla yüzleşemeyeceğini” söyleyerek cenazeye katılmadı. Ölümünden sonra Roper, The Poems of Eva Gore-Booth [Ç.N. Eva Gore-Booth’un Şiirleri] kitabını hazırlayıp sundu.

Yazar: John Simkin

Çevirmen: Aylin Yılmaz

Kaynak: Spartacus Educational