Birleşik Krallık’taki LGBT haklarının kısa tarihi

Birleşik Krallık’taki LGBT haklarının kısa tarihi

Bu makale, verilen eşitlik mücadelerine ve yapılan yasal değişikliklere bakarak LGBT topluluğunun 1553’ten bugüne olan yolcuğunun izini sürüyor.

VIII. Henry egemenliğinde Parlamento’dan geçen 1553 Oğlancılık Yasası, Birleşik Krallık’ta erkek homoseksüelliğinin zulüm amacıyla hedef alındığı ilk yasadır. Sonradan genişlemesiyle Britanya İmparatorluğu olacak olan Britanya’da, tamamen yasa dışı olan oğlancılık hükümlülülerini ölümle cezalandırılıyordu.

1861 İnsanlığa Karşı Suçlar ile beraber, oğlancılık eylemleri için olan ölüm cezası yürürlükten kaldırıldı ve onun yerine en az 10 yıla kadar hapis cezası getirildi.

Öte yandan 1885 Ceza Kanunu Değişiklik Yasası bir kez daha bir adım daha öteye gidip; herhangi bir şahitlik olsun olmasın gizli yapılan eylemlerin dahi kovuşturulabileceği anlamına gelen her türlü homoseksüel eylemi yasa dışı yaptı. Genellikle, iki erkek arasında yakınlık ifadeleri içeren bir mektup, kovuşturma açılması için gerekli olan tek şeydi. Bu mevzuat öylesine belirsiz bir şekilde yazılmıştı ki ‘Şantajcı’nın Sözleşmesi’ olarak bilindi ve 1895’te, Oscar Wilde bunun gazabına uğradı.

Kadın homoseksüelliği hiçbir zaman herhangi bir mevzuat tarafından açıkça hedef alınmadı. 1921’de Parlamento’da ilk kez ayrımcı mevzuatı sunmak amacıyla tartışılmasına rağmen ( 1921 Ceza Kanunu Değiştirme Tasarısı), yasanın dikkat çekmesi ve kadınların homoseksüelliği keşfetme konusunda cesaretlendirmesi korkusu yüzünden Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası[1] tarafından reddedilince başarısızlığa uğradı.

Savaş sonrası döneminde, transeksüel kimlikler görünür olmaya başladı. 1946’da Michael Dillon Self: A Study in Endocrinology kitabını yayımladı. İçinde çağdaş terimlerin bulunduğu ve falloplasti ameliyatına giren ilk transeksüel adamın otobiyografisi olarak tanımlanabilecek olan kitap, Dillon’ın Laura’dan Michael’a olan yolculuğunu ve Öncü Cerrah Bay Harold Gillies tarafından üstlenilen ameliyatları anlatıyor. ‘Zihnin bedene uymadığı yerde, beden her ne pahasına olursa olsun yaklaşık olarak zihne uydurulmalıdır.’ diye yazdı Dillon.

Mayıs 1951’de, İkinci Dünya Savaşı eski Spitfire pilotu olan Roberta Cowell, Birleşik Krallık’ta vajinoplasti ameliyatı olan ilk transeksüel kadın oldu. Cowell kariyerine araba yarışçısı olarak devam etti ve 1954’te otobiyografisini yayımladı.

O sırada homoseksüel erkeklerde önemli ölçüde artan tutuklamalar ve kovuşturmalar İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yapıldı. Çoğu, işleri Enigma kodunu kırmada belirleyici rol oynayan kriptocu Alan Turing gibi üst rutbeden, devlet ve ulusal kurumlarda çalışan kişilerdi. Kovuşturmalardaki bu artış yasal sistemde uğraşılan homoseksüel eylemlerler konusunda akıllara soru işareti getirdi.

Daha çok Wolfenden Raporu olarak bilinen Eşcinsel Suçlar ve Fuhuş Dairesi Komitesi Raporu, komitenin Eylül 1954’teki ilk buluşmalarından 3 yıl sonra, 1957’de yayımlandı. Bu rapor, homoseksüelliğin yasalar tarafından hastalık olarak görülemeyeceğine dair kanıtlara cevap olarak hazırlandı ve devlete öneriler yaparak mevcut yasada değişiklik gerçekleştirmeyi amaçladı. Rapor bulgularının merkezinde insanların özel yaşamlarını dikkatlice incelemektense devletin kamuyu korumaya odaklanması vardı.

Devletin Wolfenden Raporu’nun önerilerini 1967 Cinsel Suçlar Yasası’na uygulaması 10 yılı aldı. İngiltere Kilisesi ve Lordlar Kamarası tarafından desteklenen Cinsel Suçlar Yasası, İngiltere’de 21 yaşından büyük erkekler arasında gizli olarak yürütülen eşcinsel eylemleri kısmen yasallaştırdı. İskoçya ve Kuzey İrlanda yasayı on yıl sonra, 1980 ve 1981’de sırasıyla takip ettiler. Cinsel Suçlar Yasası eşitliğe doğru bir adım attı ama hala katedilecek uzun bir yol vardı.

1966’da Baoumont Topluluğu, kamuoyunu; sağlık ve yasal meslekleri transvestizm hakkında bilgilendirmek, eğitmek ve anlayışlı bir şekilde araştırmayı cesaretlendirmek için toplandı. Kuruluş, şimdi Birleşik Krallık’ın transeksüel bireyleri ve onların aileleri için en uzun süredir devam eden ve en büyük destek grubu.

Polis tarafından LGBT topluluğuna olan muameleden sonra, Haziran 1969’da New York’taki Stonewall Ayaklanmaları’nın ardından; 1970’de Birleşik Krallık Eşcinsel Kurtuluş Cephesi kuruldu. Eşcinsel Kurtuluş Cephesi, LGBT topluluğunun hakları için, onları Birleşik Krallık toplumunda bulunan, zulme yol açan ve zulümleri yaygınlaştıran kurumları sorgulamaya teşvik ederek savaştı. Eşcinsel Kurtuluş Cephesi, bastırılmış diğer gruplar ile birlik sağlayarak protesto etti ve şu an her yıl gerçekleşen Onur Yürüyüşünü ilk olarak 1972’de organize etti.

Eşcinsel Kurtuluş Cephesi 1973’ün sonlarında dağıldığında, Manchester’da olan Eşcinsel Eşitlik Kampanyası yasal formla eşitlik için mücadeleye öncülük etti. Fakat reşitlik yaşı eşitliği, İngiltere, İskoçya ve Galler’da 2001 ve Kuzey İrlanda’da 2009’a kadar gelmedi.

Öte yandan cinsiyet eşitliği için olan mücadele henüz bitmemişti. Margaret Thatcher yönetimindeki Muhafazakar Hükümet tarafından tanıtılan 1988 Yerel Yönetim Yasası’nın 28. Maddesi yerel yönetimi ‘eşcinselliğe teşvik etmek’ ya da ‘aile ilişkilerini taklit etmek’ yönünden yasakladı ve meclisi ‘eşcinselliğe teşvik etmek’ amaçlı olan projelere ve eğitim materyallerine olan kaynakları yasakladı. Mevzuat, LGBT sorunları hakkında tartışmayı engelledi ve öğrencilerin ihtiyaçları olan kaynakları almalarını durdurdu. 28. Madde 2003’te yürürlükten kaldırıldı ve Başbakan David Cameron 2009’ta bu mevzuat için özür diledi.

Civil Partnership Act 2004, 2004’te eşcinsel çiftlerin, evliliğie benzer olarak, bağlayıcı ilişkiler içinde olmalarına olanak sağladı. Daha sonra Marriage (Same-Sex Couples) Act 2013 bir adım daha ileriye gitti ve İngiltere ve Galler’de eşcinsel evliliği yasallaştırdı; İskoçya sonradan bu davayı Marriage and Civil Partnership (Scotland) Act 2014 ile takip etti. Kuzey İrlanda Northern Ireland (Executive Formation etc) Act 2019’u yasalaştırması ile eşcinsel evliliği 13 Haziran 2020’de yasallaştırdı.

4 Nisan 2005’te yürürlüğe giren 2004 Toplumsal Cinsiyet Tanıma Yasası, trans insanlara -her ne kadar cinsiyet seçeneği sadece ‘kadın’ ya da ‘erkek’ ile sınırlı olsa da- yeni doğum sertifikası almalarını sağlayacak olan cinsiyetlerini tam yasa onaylama hakkı verdi. Temmuz-Ekim 2018 arasında İngiltere Hükümeti, kanunun reformu konusunda halka danıştı. 1 Eylül 2020 itibariyle iştişareden herhangi bir rapor yayımlanmadı.

2010 Eşitlik Yasası LGBT işçilerine işyerlerinde ayrımcılık, taciz ve mağduriyet konularında koruma verdi. Mevzuat, mevcut mevzuatı bir araya getirdi ve trans işçiler için korumalar eklenerek Toplumsal Cinsiyet Tanıma Yasası tarafından verilen hakları sağlamlaştırdı.

LGBT topluluğu eşitlik ve toplumsal kabul için mücadeleye devam ediyor.

Yazar: Steven Dryden

Çeviren: İrem Karakoç

Düzenleyen: İrem Nur Arslan

Kaynak: British Library

  1. E.D.: Lordlar Kamarası, “House of Lords” İngiliz Parlemantosunda ikinci dereceden yer alan Lord’ların oluşturduğu bir kamarayken, Lortlar Kamarası, günümüzde senatoda görev alan kişilerin adıdır.

Leave a comment