Umdukları kadar “beyaz” olmadıklarını düşünmekteler

 

Gündüz televizyon programına siyah bir takım elbise ve kırmızı bir kravatla gelen Vahşi Batı tavırlı beyaz ırkçısı Craig Cobb’un soyunun DNA testine göre sadece “%86 Avrupalı ve … %14 Sahra-Altı Afrikalı” olduğunu öğrenmesi, ırkçılığa karşı garip bir zafer anıydı. Stüdyodaki izleyiciler sevinçten bağırdı, kahkahalar attı ve alkış tuttu. 2013’de Kuzey Dakota’da sadece beyazlara ait bir yerleşim oluşturmaya çalışırken insanlara terör estirmekle suçlanan Cobb ise, okul bahçesindeki yaralı bir ezik gibi tepki verdi.

“Bir dakika bekle, bir dakika bekle, dur, bir dakika bekle” dedi yüzüne bilmiş bir gülümseme getirmeye çalışarak. “Buna istatistiksel rastlantı denir”

Sonra da, Güneyli Yoksulluk Yasası Merkezi’ne göre, bu sonuçlara karşı gelmek için beyaz milliyetçi internet sitesi Stormfront’a yöneldi. Bu sıra dışı bir şey değil: tükürük bazlı genetik testlerin yükselişinden beri beyaz milliyetçiler arasında ırk kimliklerini kanıtlama ve sonuçları çevrimiçi forumlarda tartışma modası oluştu.

Tıpkı Cobb gibi pek çoğu soylarının umdukları kadar “beyaz” olmadığını öğrenerek hayal kırıklığına uğradı. Yeni bir araştırmada sosyologlar Aaron Panofsky ve Joan Donovan, Stormfornt’ta üyelerin öğrendikleriyle nasıl başa çıktığını görmek için yıllara yetecek kadar paylaşımı inceledi.

Beyaz milliyetçilerinin bu sonuçları çevrimiçi olarak paylaşmaları bile şaşırtıcı. Sonuçta Panofsky’nin de belirttiği gibi “sana açıkça Stormfront’un bir üyesi olmak için %100 beyaz Avrupa’lı olman gerektiğini söyleyeceklerdir, Yahudi değil.”

Ancak Donovan’ın söylediğine göre, tartışmalar büyük çoğunlukla bunun aksi sonuçlar getiren üyeleri dışlamaktansa o kişiye genetik testin geçerliliğini sorgulamakta destek olmaya odaklıydı. Sitedeki eleştirilerin bazıları da, her ne kadar kökleşmiş bir ırkçılıktan doğmuş olsalar da bilim insanlarının ticari genetik soy testlerine yönelik kuşkularına yakındı.

Panofsky ve Donovan bulgularını Pazartesi günü Montreal’deki bir sosyoloji konferansında sundu. Konuşmalarının zamanlaması, yani Charlottesville, Virginia’daki şiddetli bir beyaz milliyetçi yürüyüşünden 48 saat sonra gerçekleşmesi tamamen tesadüfi olmuştu. Öte yandan bu inceleme bu aşırılıkçı grubun genleriyle ilgili fikirlerine, korkutucu olsa da kullanışlı bir pencere açıyordu.

Sonuçlarla Hesaplaşma

Stormfront 1990’ların ortasında, eskiden Ku Klux Klan’ın baş büyücüsü olan Don Black tarafından kuruldu. Bilgisayar programlarındaki yeteneği doğrudan suç teşkil eden hareketleriyle ilişkiliydi: programlamayı 1981’de Karayip’te bir ada ülkesi olan Dominica’yı işgal etmeye çalışmaktan tutuklanıp kapatıldığı hapishanede öğrenmiş ve hapisten çıktıktan sonra internet sitesi tasarımcısı olarak çalıştı. Bu da kurduğu sitenin internetin erken dönemlerinde kurulduğu ve çevrimiçi nefret söylemlerinin derin bir arşivi haline geldiği anlamına geliyor.

Makalenin yazarları, 300,000’den fazla üyenin yazdığı 12 milyondan fazla paylaşım içinde konuyla alakalı yorumları bulabilmek amacıyla “DNA testi”, “haplotip”, “23andMe” ve “National Geographic” gibi terimleri aramaları için Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles’dan (Ç.N: Buradan itibaren KÜLA) bir ekibi işe aldı. Sonra araştırmacılar, arka plan amaçlı olan bir çok paylaşımın yanı sıra buldukları paylaşımları didik didik ettiler. KÜLA’dan Veri & Toplum Araştırma Enstitüsü’ne geçen Donovan, 2016’da Stormfront’da günde yaklaşık dört saat geçirdiği tahmininde bulunmuştu. Ekip, sonuçlarını 153 kullanıcının genetik soy test sonuçlarını paylaştığı, yaklaşık 3000 paylaşım içeren 70 tartışma dizisine kadar eledi.

Sonuçlarını paylaşan insanların yaklaşık üçte biri bulduklarından hoşnuttu. “Bayağı esaslı saf kan” demişti Sloth kullanıcı adlı bir üye. Ama çoğunluk bu durumda değildi. Aksine, topluluk ekseriyetle onlara testi inkar etmeleri ya da sonuçlarla mücadele etmelerinde yardımcı oluyordu.

Kimileri, kişinin kendi kütüğüyle ilgili kendi bilgisinin herhangi bir genetik testin ortaya çıkarabileceği bilgiden daha doğru olduğunu öne sürerek testi tamamen reddediyordu. KÜLA’da Toplum ve Genetik Enstitüsü’nde bilim sosyoloğu olan Panofsky, “Ayna testinden laf açacaklardır” diyor. “Söyleyecekleri şeyler ‘Aynada sana bakan bir Yahudi görüyorsan, bu bir sorundur; görmüyorsan iyisin demektir’ tarzında olacaktır.”. Söylediğine göre başkaları da istenmeyen test sonuçlarına, eğer beyaz milliyetçi olmaya gönülden bağlıysan sonuçların önemi yoktur diyerek karşılık veriyormuş. Diğerleri ise genetik testi bir Yahudi komplosu olduğunu,“gerçek beyaz Amerikalıların soylarından şüphe etmesini sağlamaya çalıştığını” söyleyerek itibarsızlaştırmaya çalışıyor, dedi Panofsky.

Kimileri ise eleştirilerini daha bilimsel bir açıdan yapmış; şirketlerin soyu belirlemede kullandığı yöntemleri ve özellikle genetik materyalleri belirli bir coğrafi grup için referans olacak insanları nasıl seçtiklerini sorgulamış.

Bu eleştiri de, çok farklı düşüncelerle ortaya atılmış da olsa kimi araştırmacıların da öne sürdüğü bir eleştiri, benzer verilerin başka bilim insanları tarafından nüfus hareketlilik ve değişimini daha iyi anlamak için kullanılmış olmasına rağmen. “Genetik soy testleri üzerine ana akım eleştirel bir edebiyat var, doğrudan şunları söylemiş olan genetikçiler, antropologlar ve sosyologlar var; bu testler bir kesinlik illüzyonu yaratır, ancak sosisin nasıl üretildiğini bir kez öğrendikten sonra bu sonuçlar hakkında çok daha dikkatli olmanız gerekir.” dedi Panofsky.

Bir Toplumun Genetik Kuralları

Ancestry.com ve 23andMe gibi şirketler, genetik materyalinizi analiz etmede titizler. Karşılaştırma yapmak için hem zaten var olan veri kümelerini, hem de kendi oluşturdukları referans nüfuslarını kullanıyorlar. Bu protokol binlerce kişiden gelen genetik materyali inceliyor ve binlerce genetik varyasyona bakıyor.

23andMe’nin ürün uzmanı Jhulianna Cintron bunu “Bir 23andMe katılımcısı bize tüm büyükanne ve büyükbabalarının aynı ülkede doğduğunu söylerse -ve bu ülke ABD, Kanada veya Avustralya gibi bir koloni ülkesi değilse- o kişi referans verisine dahil edilmek için bir aday oluyor.” diye açıkladı. Daha sonra şirketin, veriyi saptıracağı için, yakın akrabaları ayırdıklarını ve genetik verileri formda yazdıklarıyla eşleşmeyenleri dahil etmediklerini söyleyerek devam etti.

Ama, bu şirketlerde çalışan ve çalışmayan uzmanlar bugün kullandığımız jeopolitik sınırların oldukça yeni olduğunun, bu yüzden müşterilerin kendi genetik soylarını düşünürken kesin olmayan kategoriler kullanabileceklerinin farkındalar. Ayrıca kullanıcıların sonuçları, genetik materyallerin hangi veri kümesine göre karşılaştırıldığına göre değişebilir, bu da bazı Stormfront kullanıcılarının daha “beyaz” bir sonuç almak için verilerini çeşitli sitelere yükleyerek istismar ettiklerini söyledikleri bir durum.

Genetik testlerin tüketici kullanımını araştıran ve Stormfront araştırmasına dahil olmayan, Michigan Üniversitesi’nden bir doçent doktor J. Scott Roberts, şirketlerin genetik değişkenleri tespit etmede güvenilir olma eğiliminde olduklarını söyledi. Bunları sağlık riski veya soy konusunda yorumlanması ise başka bir konu. “Bilim bu alanlarda sık sık muğlak ve belirsiz sonuçlar veriyor.” dedi Roberts. “Yüzde x şu bölgedensiniz veya yüzde x hastalık riski var gibi spesifik yüzdeler vermeye çalışıyorlar ve bence bu sadece yapay bir kesinliği olan bir tahmin.”

Araştırmayı yapanlar için en ilginç şey bu sanal topluluğun kendi sınırlarını tartışmasını ve neyin “beyaz” sayıldığını yeniden düşünmesini izlemekti. Bu birçok çelişki barındırıyordu. İnsanların genetik test sonuçları yüzünden oldukça kötü bir şekilde dışlandıklarını gördüler ama bu daha çok topluluğun daha yeni olan üyelerine oluyor gibiydi ve daha kıdemli ve güvenilir üyelerde durum bu değildi, dedi Panofsky. Bazılarına, ortaya çıkan soylarına rağmen, “çiftleşmedikleri” veya sadece belli etnik gruplarla çocuk yaptıkları sürece beyaz milliyetçisi grupların bir parçası olmaya devam edebilecekleri söylendi. Yine de bazıları da bu test sonuçlarını, “Hayır, biz gerçekten çeşitliyiz ve çeşitli bir topluma sahip olmak için beyaz olmayanlara ihtiyacımız yok” demelerini sağlayan sapkın bir çeşitlilik kavramı ortaya koymak için kullanıyor, dedi Panofksy.

Bu genetik soy testi şirketlerinin vermeyi umduğu uzlaşma mesajından çok uzak olan bir mesaj.

2013’te o gün, talk show sunucusu Trisha Goddard, Craig Cobb’a “Tatlım, sende biraz zencilik var.” dedi. Ama bu onu ırkçı dünya görüşüyle uyuşana kadar testi başka bir şirketle yeniden yapmaktan, veriyi değiştirmeye çalışmaktan alıkoymadı.

 

Yazar: Eric Boodman

Çevirmen: Umut Devrim Çelik, Muhammed Hamza Ayla

Kaynak: https://www.scientificamerican.com/article/white-nationalists-are-flocking-to-genetic-ancestry-tests-with-surprising-results/