Atelofobi: Kusursuz ve mükemmel olmama korkusu

Atelofobi: Kusursuz ve mükemmel olmama korkusu

Öz güven eksikliği yaşayan kişi; mükemmel olmamaktan, asla yeteri kadar iyi olmamaktan sürekli olarak endişe duyar.

Modern toplumumuzda, birçok insanın içinde yeterince iyi olamama korkusu yatmaktadır. Hatta şimdilerde bunun için kullanılan bir kelime bile vardır: atelofobi. Sık sık korkularımızdan çok daha fazlası olduğumuz söylenir ve aslında birçok açıdan bu doğrudur. Lâkin hayatın akışı içerisinde, sıklıkla olumsuz düşüncelerle sonuçlanan negatif duygular hissederiz ve zamanla bu düşüncelerin bilinçaltımızda kalıcı hale gelmelerine izin veririz.

Günümüz dünyasında hayat tümüyle bir görev haline geldi. Egzotik veya lüks bir şekilde yaşama baskısı, insanları yüksek standartlara ulaşmaya takıntılı hale getirdi. Öyle bir noktaya ulaştı ki hayatın gerçek anlamını unuttuk, adeta boş verdik.

Atelofobi, mükemmel olamama korkusu veya bir şeylerin kötü gideceği ve başarısız olunacağı korkusudur. Genellikle “mükemmeliyetçi” bir düşünce tarzına sahip olan insanlarda kendini gösterir ve sürekli bir yetersizlik hissine veya “yeterince iyi” olamamaya yol açabilir.

Mükemmeliyetçi kişiler gerçekten mükemmelliğin peşinde değillerdir, onlar daha ziyade eleştiriden kaçınmaya çalışıyorlardır (yaptığımız her şey “mükemmel” ve her türlü hatadan arınmış olursa eleştirinin fiilen ortadan kaldırılabileceği gerekçesine dayanarak). Bu açıdan mükemmeliyetçi bir “strateji”, sorunları çözmek yerine pekiştirdiği bilinen “kaçınma davranışı” veya “güvenlik davranışı” olarak da tanımlanabilir.

Korkulan nesne veya durumlar ne olursa olsun tüm fobiler, oldukça “gerçek” bir deneyim yaşatan kaygıya ve strese neden olur. Korkutucu gelen nesne veya durum başkalarına saçma veya aptalca görünse de fobiden muzdarip kişi, yaşadığı kaygının oldukça gerçek olduğunu çok iyi bilir.

Uzun yıllardır psikologlar, zihnimizin belirli bir duruma gerçek bir biyolojik reaksiyon üretebilecek kapasiteden çok daha fazlasına yetkin olduğunun farkındadırlar. Yani fobik kişi, korktuğu nesnenin veya durumun kendisi için bir tehlike olduğuna “inandığı” sürece, gerçek bir korku hissedecektir. Fobik durum “tehlikeli” olarak algılanırsa hissedilen kaygı gerçek ve mantıklıdır, ancak elbette bu algılanan şey “olgusal olarak” tehlikeli değildir. Atelofobi’den muzdarip insanların büyük bir kısmı korkularının “mantıksız” olduğunu bilirler, ancak bu bilgiden bağımsız olarak korkuyu deneyimlemeye devam ederler. Bu nedenle basit bir “Boş ver, geç” söylemi genelde çözüm sağlamaz!

Atelofobi belirtileri:

Atelofobi belirtileri diğer spesifik fobilere çok benzer olup ve genellikle şunlardır:

  • Hata yapmaktan kaçınma
  • Rahatlayamama
  • Eleştirilere karşı aşırı duyarlı olma
  • Yaklaşan bir dehşet duygusu
  • Konsantrasyon problemleri
  • Kızgın olma
  • Baş döndürücü hisler
  • Kendini motive etmede zorlanma
  • Karıncalanma ve iğne batma hissi
  • Kalp çarpıntıları
  • Kırıklık hissi ve ağrılar
  • Kas yorgunlukları
  • Ağızda kuru ve yapış yapış bir his
  • Aşırı terleme
  • Nefes darlığı
  • Migren ve baş ağrısı
  • Düşük uyku kalitesi

Atelofobi semptomları, genelde otomatik, kontrol edilemez ve kişinin düşüncelerini istila ediyor gibi görünebilir. Bu, sürekli nesneden veya korkulan durumdan imtina etmek için “güvenlik” veya “kaçınma” davranışları olarak adlandırılan aşırı önlemler alma sığınmalarına yol açar. Ne yazık ki, hasta için güvenli gözüken bu davranışlar tam aksi bir etkiye sahiptir ve aslında fobiyi çözmek yerine pekiştirir.

Atelofobinin nedenleri

Atelofobinin nedenleri henüz kesin olarak bilinmemektedir. Ancak, yoğun korkunun erken ergenlikte öğrenilen davranışların bir sonucu olduğu düşünülmektedir. Ayrıca nedenler, ebeveynlerin çocuklarını memnun etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptıkları erken çocukluk yıllarına kadar gidebilir.

Zamanla korkular artar ve durum daha ciddi hale gelir. Derin bir çocukluk anısından veya travmasından başlayan spesifik fobilerden biridir. Bir kere yaşanmış olsa dahi, bu fobi herhangi bir sosyal veya sosyal olmayan davranıştan kaynaklanmaktadır.

Bu fobinin oluşmasının nedenlerinden biri, genetik ve kalıtsal faktörlerle ilişkili olabilir. Ayrıca kişinin kendisinin veya bir yakınının fiziksel zarar görme anısı, bu korku da dahil olmak üzere birçok fobiye yol açabilir. Bazen yetişkinlikte benzer bir olay yaşamak bu korkuyu tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.

Aynı zamanda, çocuğunun mükemmel olmasını isteyen katı kurallı ebeveynlerin veya öğretmenlerin sonucundan dolayı da olabilir. Lâkin bu mükemmellik arayışının, çocuğun ruh sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Bir profesyonel tarafından iyi kontrol altında tutulmaz veya tedavi edilmezse, yalnızca zaman içinde daha yoğun bir hal alan bazı korkuların gelişimiyle sonuçlanır.

Temel olarak, bu korku da dahil olmak üzere tüm korkular, kişiyi olası yeni veya tehlikeli bir durumdan korumak için bilinçaltında geliştirilmiştir. Olayların büyük çoğunluğunda, “tehlikeli” bir durum yoktur, ancak aşılanan korku nedeniyle kişiye böyle görünmektedir.

Bu nedenle atelofobi, nesne veya durumsal korkuyla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olabilecek olumsuz duygusal deneyimlerin sonucu olabilir. Zamanla semptomlar genellikle o kişinin hayatında kısıtlayıcı bir inanış olarak “normalleşir” ve “kabullenilir”. “Bununla yaşamayı öğrendim.” denir.

Birçok durumda, giderek daha karmaşık hale gelen güvenliği sağlama davranışları ve rutinleri geliştikçe atelofobi zamanla kötüleşebilir.

Atelofobinin en temel 5 belirtisi

  1. Kusurlu olma veya hata yapma korkusu
  2. Belirlenen standartlara uymanın imkânsız olması
  3. Standardın altında bir şey yapmaktansa hiçbir şey yapmamanın yeğlenmesi
  4. Hata yapılabilecek durumlardan kaçınma
  5. Korku hissinin hayatın normal işleyişini zorlaştırması

Düşüncelerinizi değiştirin ve atelofobinin üstesinden gelin. İyi haber şu ki, atelofobiye sahip insanların büyük çoğunluğu psikoterapi seanslarının çok yardımcı olduğunu göreceklerdir. Hemen hemen tüm fobiler psikolojik müdahalelere iyi yanıt verir.

Atelofobi tedavisi fobinin seviyesine bağlıdır ve kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Genellikle, anksiyolitik ilaçlar ve psikoterapi ile tedavi edilir. 

Başarısızlık korkunuzu yenmekte kararlıysanız probleminizi anlamak için bilmeniz gereken her şeyi öğretecek, gereksiz düşünmenin ve kısıtlayıcı inanışların mevcut sorununuzu nasıl pekiştirebileceğini açıklayacak ve sonra da başa çıkma yöntemlerinizin bir parçası olarak geliştirmiş olabileceğiniz gereksiz düşünce tarzlarınızda veya durumla uyuşmayan güvenliği sağlama davranışlarınızda nasıl değişiklikler yapacağınızı gösterecek bir terapiste başvurmanızı şiddetle öneririz.

Kaynak: Psychologue.net

Çeviren: Ayça Gürdal

Düzenleyen: Bensu Şahin

Leave a comment