İlk defa bir devlet, genetiği değiştirilmiş buğday üretimine izin verdi. Bu buğdayların ticaretinin yapılabilmesi için öncelikle en büyük pazar olan Brezilya’nın onayına ihtiyaç var. Uzmanlar, tüketicinin bu tarz ürünleri tüketmeyi kabul etmemesi nedeniyle buğday fiyatlarının düşeceği konusunda uyarıyor.

Arjantin, genetiği değiştirilmiş bir buğday çeşidinin üretimine izin veren ilk ülke. Ulusal Bilim ve Teknoloji Konseyinin 08.10.2020 Perşembe günü Buenos Aires’te bildirdiğine göre,  burada söz konusu olan ”dünyada ilk ruhsatlı” buğday çeşidi. Bu çeşit, değiştirilmiş genetiği sayesinde kuraklığa dayanıklılık kazanmış. HB4 çeşidinde özel firma Bioceres ve resmi Universidad Nacional del Litoral(UNL) 15 yıl boyunca çalışmış.

Böylelikle bu buğday çeşidinin gerçekten ticari olarak kullanılabilmesi için; aslında buna Arjantin buğdayının en önemli ve tarihi pazarı olan Brezilya’nın razı olması gerektiğini, Arjantin hükümetinin kontrolü altındaki bir kurul söylüyor. 2019 yılında 11,3 milyon ton buğday Arjantin’den komşu ülke Brezilya’ya ihraç edilmiştir. Arjantin buğdayının dünyadaki alıcıları Endonezya, Şili ve Kenya’dır. Arjantin, dünyanın en büyük dördüncü buğday ihracatçısıdır.

Tarla denemelerinde genetiği HB4 ile değiştirilmiş çeşidi araştırmacılara göre kuraklıkta ortalama %20 daha fazla ürün vermiştir. Bioceres firmasının şefi Federico Trucco Arjantin gazetesi Clarin’e verdiği demeçte, ”Bu çeşidin çok iyi olduğu konusunda dünyayı ikna etmeliyiz ve bu buğday için dünya pazarında yer açmalıyız” dedi. Genetiği değiştirilmiş buğday ıslahında dünya lideri olan Fransız firması Florimond Desprez ile Bioceres, HB4-buğday çeşidini birlikte geliştirmişler.

Bu arada Arjantin Ulusal Tohum Enstitüsü’nden uzmanlar HB4’ün onaylanmasıyla ilgili endişelerini dile getirdiler. Uzmanlar, bugüne kadar hiçbir ülkenin yerel ve/veya yabancı tüketicilerin ilgisinin olmadığını ve yine GDO’lu buğdayın ekim-dikimini, genetiği ile oynanmamış buğdayın ekim-dikiminden tamamıyla ayırmanın zor olduğunu beyan etmişlerdir. Bizzat Brezilya HB4’e izin verse bile, bundan onun un fabrikaları, fırınlar ve tüketiciler tarafından alınacağı anlamı çıkarılmamalıymış. Belki GDO’lu buğday fiyatlarında azaltma yapılırsa satış olabilirmiş.

Genetiği ile oynanarak bitkiler istenen belirli özelliklere kavuşuyorlar. Örnek vermek gerekirse belli yabancı ot ilaçlarına karşı direnç kazanıyorlar, böylece kültür bitkisi ile kaplı bir tarlada yabancı otlar ilaçla ölürken, kültür bitkisi sağ kalıyor. Ya da haşereler ve kuraklığa karşı direnç kazanıyorlar. GDO’ya karşı çıkan uzmanların savunması gen tekniğinin sonuçlarının uzun süreli araştırılmadığı ve böyle modifiye edilmiş bitkilerin diğer tarlalara yayılmasının kontrol edilememesiymiş. Alman tüketiciler gıda maddelerindeki gen teknolojisine karşı çoğunlukla eleştirel bir tutum sergiliyorlar.

Kaynak: AFP

Yazar: Ralph Bollmann

Çeviren: Naci Pektaş

Düzenleyen: Gözde Alkaya