Antik tarihin en ünlü ve en güçlü kraliçeleri

Antik tarihin en ünlü ve en güçlü kraliçeleri

Nefertiti, Cleopatra ve çok daha fazlasının da dahil olduğu, tarihin en çekici kraliçeleri, günümüzde de hala ilgimizi çekmeye devam ediyor. Tarihteki bu güçlü kadınların hayatlarına ve başarılarına bir de yakından göz atın.

Hatshepsut – Antik Mısır kraliçesi

Hatshepsut Mısır’ı sadece kraliçe ve firavunun karısı olarak yönetmemiştir, bizzat kendisi firavun olup, sakal da dahil, bulunduğu mertebenin gerekliliklerini benimsemiş, Sed festivalinde firavunun seremoni yarışında da yer alarak ülkenin hükümdarı olmuştur.

Hatshepsut milattan önce 15. yüzyılın ilk yarısında, yaklaşık iki on yıl boyunca yönetimde kalmıştır. I. Thutmose olarak bilinen 18. hanedan kralının kızı olarak dünyaya gelmiştir. Kardeşi II. Thutmose ile evlenmiş, fakat bir erkek çocuğu dünyaya getirmemiştir. II. Thutmose öldüğünde, diğer karısının oğlu III. Thutmose adını almış, fakat yönetim için henüz çok genç bulunmuştur. Hatshepsut eş-kral olarak yeğeni/üvey oğlu ile birlikte yönetimde yer almıştır. Hatshepsut’un eş yönetimi sırasında III. Thutmose askeri eylemlere gitmiş, Hatshepsut ise önemli bir ticari sefere çıkmıştır. Bu dönem refah içinde geçmiş ve ardında Hatshepsut için yapılmış etkileyici bina projeleri bırakmıştır.

Hatshepsut’un Dayr al-Bahri’deki tapınağındaki duvarları kendisinin Nubya’da askeri eylemlerde ve Puntlar ile ticari işlerde bulunduğunu simgeler. Ölümünün ardından biraz zaman geçtikten sonra, Hathsepsut’un yönetiminin izleri silinmeye çalışılmıştır.

Krallar Vadisi’nde yapılan kazılar, arkeologları Hatshepsut’un lahitinin KV60 olarak numaralandırılmış lahit olabileceğine dair inanışlara sürüklemiştir. Resmi tasvirlerinde onu onurlandıran erkeksi figürün aksine, kendisi öldüğü vakitte balık etli, alımlı ve orta yaşlı bir kadındır.

Nefertiti – Antik Mısır kraliçesi

Neferneferuaten olarak da bilinen Nefertiti, isim anlamıyla “güzel bir kadın geldi”, Mısır kraliçesi ve firavun Akhenaten/Akhenaton’un karısıdır. Dini değişiminden önce, Nefertiti’nin kocası IV. Amenhotep olarak bilinirdi. Milattan önce 14. yüzyıl ortalarında hüküm sürmüştür. Akhenaten’in yeni dini görüşünde Nefertiti de dini roller üstlenmiş, Akhenaten’in tanrısı Aton, Akhenaten ve Nefertiti’den oluşan üçlüde de yer almıştır.

Nefertiti’nin kökenleri bilinmemektedir. Kendisi Mitanni prensesi ya da Ay’ın, Akhenaton’un annesi Tiy’in erkek kardeşinin, kızı olabilir. Nefertiti Thebes’te üç kız çocuğu sahibi olmuştur. Sonrasında ise Akhenaten kraliyet ailesini Tell el-Amarna’ya taşımış, kraliçe burada üç kız çocuğa daha sahip olmuştur.

Şubat 2013 tarihli bir Harvard Gazetesinde yer alan “Tut’a arklı Bir Bakış” (A Different Take on Tut) adlı makalede, DNA kanıtlarının Nefertiti’nin Tutankhamen’in (neredeyse el değmemiş mezarı 1922’de Howard Carter ve George Herbert tarafından keşfedilen genç firavun) annesi olabileceğini öne sürdüğü iddia edilmiştir.

Güzel Kraliçe Nefertiti, genellikle özel bir mavi taç giyerken resmedilmiştir. Diğer resimlerde, Nefertiti’yi kocası Firavun Akhenaten’den ayırt etmek şaşırtıcı bir şekilde zordur.

Tomris – Massaget kraliçesi

Tomris (milattan önce 530 yılı civarı yaşamış), kocasının ölümünün ardından Massaget kraliçesi olmuştur. Massagetler Orta Asya’da Hazar Denizi’nin doğusunda yaşamışlardır. Herodotus ve diğer klasik yazarların betimlemelerine göre Massagetler İskitler’e benzerlerdi. Hazar Denizi doğusu, arkeologların antik bir Amazon topluluğunun kalıntılarını bulduğu yerdi.

Persli Kiros, Tomris’in krallığını istemiş ve kendisine bunun için evlenme teklifinde bulunmuştur fakat Tomris bunu reddetmiş ve Kiros’u düzenbazlık ile suçlamıştır, bu nedenle de sonuç evlilik değil savaş olmuştur. Kiros, bilinmeyen bir içki ile Tomris’in ordusunun oğlu tarafından yönetilen kısmını kandırmış, Tomris’in oğlunun esir alınıp intihar etmesine neden olmuştur. Tomris Persleri kuşatmış, yenmiş ve Kral Kiros’u öldürmüştür.

Rivayete göre Tomris, Kiros’un kafasını saklamış ve içki içmek için kullanmıştır.

II. Arsione – Antik Trakya ve Mısır raliçesi

II. Arsione, milattan önce 316 yılı civarı, Berenice ve Ptolemaios hanedanı kurucusu I. Ptolemy (Ptolemaios Soter)’in kızı olarak doğmuştur. Arsinoe’nin kocaları, 300’lü yıllarda evlendiği Trakya Kralı Lisimahos ve 277’li yıllarda evlendiği kardeşi Kral II. Ptolemy Philadelphus’tur. Trakya kraliçesi olarak Arsione kendi oğlunu varis yapmayı planlamıştır. Bu da savaşa ve kocasının ölümüne neden olmuştur. Ptolemy kraliçesi olarak ise Arsinoe güçlü ve muhtemelen zamanında idolleştirilmiş bir figürdü. Milattan önce 270’nin temmuz ayında vefat etmiştir.

VII. Cleopatra – Antik Mısır kraliçesi

Romalılar yönetimi ele geçirmeden önce hüküm süren Mısır’ın son firavunu Cleopatra, Romalı komutanlar Julius Caesar ve Mark Antony ile olan ilişkileri ve üç çocuğunun babası Antony kendi canını aldıktan sonra uğruna kendisinin de bir yılan ısırığı ile intihar etmesiyle bilinmektedir. Çoğu kişi kendisinin bir güzellik abidesi olduğunu düşünür fakat Nefertiti’nin aksine Cleopatra muhtemelen pek güzel değildi. Fakat kendisi zeki ve politik olarak değerli birisiydi.

Cleopatra 17 yaşında Mısır’da yönetime geçti. Milattan önce 51 yılından 30 yılına kadar hüküm sürdü. Bir Ptolemy olarak kendisi Makedon’dur fakat kökenleri Makedon olsa da kendisi hala bir Mısır kraliçesidir ve Tanrıça olarak görülmüştür.

Yasal olarak kendisine refakat etmesi için bir oğula ya da erkek kardeşe sahip olması zorunlu olduğu için Cleopatra 12 yaşındaki kardeşi XIII. Ptolemy ile evlenmiştir. XIII. Ptolemy’nin ölümünden sonra ise daha da genç olan kardeşi XIV. Ptolemy ile evlenmiştir. Bu zamanda oğlu Caesarion ile birlikte yönetimde bulunmuştur.

Cleopatra’nın ölümünden sonra Octavian, Mısır’ın yönetimini devralıp Romalılara vermiştir.

Boudicca – Iceni kraliçesi

Boudicca, Antik Britanya’da yer alan Keltik Iceni’lerin kralı Kral Prasutagus’un karısıdır. Romalılar Britanya’yı kuşattıklarında kralın hüküm sürmeye devam etmesine izin vermişlerdir fakat kral ölüp yerine Boudicca tahta geçince Romalılar bölgeyi istemeye başlamıştır. Baskın gelmek adına Romalıların Boudicca’yı soyup dövdüğü ve kızlarına tecavüz ettiği söylenir. Milattan sonra 60 yılı civarı, Boudicca cesurca bir intikam almak adına askerlerini ve Camulodunumlu (bugünkü adıyla Colchester) Trinovantesleri Romalılara karşı örgütlemiş, bunun sonucunda Camulodunum, Londra ve Verulamium (St. Albans)’ta yaşanan savaşlarda binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Fakat Boudicca’nın zaferi uzun sürmemiştir. Rüzgâr tersine dönmüş, Britanya’daki Romalı beylerbeyi Gaius Suetonius Paullinus Keltleri yenmiştir. Boudicca’nın nasıl öldüğü bilinmemekle birlikte intihar ettiği de düşünülür.

Zenobia – Palmira kraliçesi

Iulia Aurelia Zenobia, ya da Aramice adıyla Bat-Zabbai, 3. yüzyılda Akdeniz ve Fırat arasında kalan bir vaha şehri olan Palmira’nın (Suriye) kraliçesidir. Kendisi Cleopatra ve Kartaca’lı Dido’yu atası olarak görmüş, Romalılara karşı koymuş, onlara karşı savaşlara girmiş, fakat sonunda yenilmiş ve muhtemelen esir alınmıştır.

Zenobia, 267 yılında kocası Septimius Odaenathus ve oğlu suikaste uğradıktan sonra kraliçe olmuştur. Asıl varis oğlu Vaballanthus’tur fakat henüz bir bebek olduğu için yerine yönetime Zenobia geçmiştir. Bir “savaşçı kraliçe” olarak adlandırılan Zenobia 269 yılında Mısır ile Anadolu’nun bir kısmı olarak Kapadokya ve Bitinya’yı fethetmiş ve 274 yılında esir alınana kadar büyük bir imparatorluğu yönetmiştir. Suriye’nin Antakya yakınında Roma İmparatoru Aurelian tarafından yenilmiş ve onun başarısı kutlamak için bir törende yer almış olmasına rağmen Zenobia, Roma’da lüks içinde bir hayat yaşama hakkına sahipti. Ancak öldüğü zaman idam edildiği ya da intihar etmiş olabileceği düşünülür.

Yazar: N. S. Gill

Çeviren: Zeynep Aslı Özgürbüz

Düzenleyen: Erva Aksoy

Kaynak: ThoughtCo

Leave a comment