Antik Mısır’da Muska

Antik Mısır’da Muska

Dünyanın her yerinde insanlar hastalıktan ve diğer talihsiz olaylardan korunmak ister. Bu yüzden birçok kişi muska kullanır. Günümüzde insanlar kem gözlerden sakınmak için nazar boncuklu bileklik takabilir veya cebinde uğurlu bozuk para taşıyabilir. Aziz Christopher tasvirli kolye, yüzyıllar boyunca dünyanın bazı bölgelerindeki en favori nesne olmuştur. Antik Mısır’da muskaların sayısı fazlaydı ve ucuz olduğu için her kesimden insan muska satın alabiliyordu.

Muska, sahibine kutsanan, belirli pozitif özelliklere sahip olduğuna inanılan bir nesnedir. Antik Mısır’da bu büyülü güç; muskanın şeklinin, dekorasyonunun, yazısının, renginin, materyalinin ve üzerine söylenen kelimelerin ya da onunla gerçekleştirilen davranışların ve bunlar gibi birçok özelliğin birleşimiydi. Muskalar genellikle güçlerini doğrudan sahiplerine yaymak için insan vücuduna yerleştirilir veya takılırdı. Örneğin muskalar çoğu zaman delinir veya boyunda kolye olarak kullanılırdı. Başka birçok seçeneğin yanında, bir kumaş parçasına iple dikilir ya da yüzüklerin içine dahil edilebilirlerdi. Demek oluyor ki, muskalar askıya ihtiyaç duymadan da takılabilirdi. Ölüler için kullanılan muskalar, mumyaya ya da mumyanın bandajları arasına yerleştirilirdi. Muskaların boyutları genellikle küçüktür; uzunluğu ortalama 2 ila 6 santimetre kadar değişir, genişliği ise 25 santimetreye kadar çıkabilir.

Antik Mısır muskaları; sembolleri, hayvanları, Tanrıları veya minyatür nesneleri temsil ederdi. Buna ek olarak, bir pençe ya da kabuk gibi doğada bulunan bazı şeylerin sihirli bir güce sahip olduğu düşünülürdü ve bu nedenle de bunlar bir muska işlevi görebilirdi. Sözde metinsel muskalar da mevcuttu, bunlar genellikle bir parça keten veya papirüs üzerine yazılmış kısa bir büyüden oluşurdu. Teoride, sihirli bir hareketle her şey bir muskaya dönüşebilirdi. Günümüzde, Antik Mısır’a ait bir nesneyi, genellikle şekline ve büyüklüğüne bakarak; bazı durumlarda ise kolye olarak kullanımından dolayı muska olarak tanımlıyoruz. Ancak, bağlamı dışına çıkarıldığında, pek çok muska, bilhassa doğada bulunanlar, eski anlamlarını kolay kolay koruyamaz.

İnsan yapımı muskalarda en çok kullanılan materyal fayanstı. Yeşil ve mavi renklerde üretilebilir, yaşam ve yenilenmeyi çağrıştırdığı için tercih edilirdi. Yarı değerli taşlar da çok yaygındı ve renklerinin genellikle özel bir anlamı vardı. Örneğin kırmızı, tehlikeli zorluklarla ilişkilendirilir, öte yandan koruyucu bir güç olarak düşünülürdü. Altın, gümüş, elektrum gibi dayanıklılığıyla bilinen pahalı malzemeler, Mısır halkının aydın kesimleri tarafından muska yapımında işlenirdi. Tapınak bağışları için çok yaygın bir malzeme olan bronz ise muskalarda nadiren kullanılmıştır, ancak bunun nedeni bilinmiyor.

Muskaların kullanımı, Hanedan Öncesi Dönemden Roma Dönemi’ne kadar tüm Antik Mısır’da varlığını sürdürmüştür. İlk muskalar şekillerini genellikle hayvanlardan alırken, tanrıları temsil eden yalnızca birkaç muska Yeni Krallık Dönemi’nden önce biliniyordu. Cenaze muskaları, iki parmaklı muska gibi yalnızca ölüler için faydalı olan birçok yeni türün ortaya çıktığı Geç Dönem’de zirveye ulaştı. Cenaze muskaları genellikle doğruluk ve adalet ilkelerini esas alarak “Ma’at”a karşı tartılacağı inancı için tercih edilir. Şayet kişi ölmeden önce âdil bir yaşam sürmüşse, öbür dünyada tekrar bir yaşam sürmeye hak kazanır. Doğal olarak Mısırlılar olumsuz bir sonuçtan korkmuştu ve eski Mısır’da en yaygın sembollerden biri olan “heart scarab” gibi özel muskalar, olumlu neticeyi garantilemek amacıyla tasarlanmıştı. Bu muskalar, büyük bir gübre böceğini (scarab) tasvir eder ve alt kısmında, muska ile kalbin tartılması arasında bağlantı kuran bir metin yazılıdır.

Muskalar, genellikle birden fazla anlama sahiptir ve her anlamın farklı bir işlevi vardır. Boyunluk, koruyucu resimlerle dekore edilen ve uyuyan insanın boynunu destekleyen bir eşya parçası olarak nitelendirilir. İlk dönemlerden beri, tam boy boyunluk muskalar ölüleri korumak için mezarlara yerleştirilirdi. Buna ek olarak bu muskaların baş kaldırma işlevi, ölüleri ayağa kaldırmak ve diriltmeyle ilişkilendirilirdi. İşlevlerini yerine getirmek için ölen kişinin başını koruduğu ve aynı zamanda yeniden doğuşunu garanti ettiği düşünülürdü. Boyunluk muskaları yalnızca cenaze muskaları olarak kullanılırdı ve bu nedenle mumyanın sargılarıyla yerinde tutulabildikleri için genellikle herhangi bir askıya ihtiyaç yoktu. Boyunluk muskaları, bedene takılacağı belirli bir yer – mumyanın boyun altı – olan sayılı muska gruplarından birine aitlerdir.

Cenaze türlerine ek olarak, yaşayanların taktığı muskalar, faydaları öbür dünyada uygulandığı için genellikle ölüler için de kullanılırdı. Örneğin bir tanrıçayı veya tanrıyı temsil eden muskalar, tanrının belirli güçlerini çağırmaları gerektiği için her iki tarafta da bulunurdu. Bir ilah muskasının çok özel bir beklentiyle kullanılmış olması olağandır, ancak bir tanrı veya tanrıça genellikle birden fazla anlama sahip olduğundan, aynı anda birkaç işleve değinilmiş olabilir.

Yaşayanların ve ölülerin kullandığı en yaygın muskalardan biri de wedjat göz’dür. Bu muska, Tanrı Horus’un iyileşmiş gözünü tasvir eder ve aslında Horus, şahinle ilişkilendirildiği için bir insan ve bir şahin gözünün birleşimidir. Mısır mitolojisinde, Horus’un gözü tanrı Seth tarafından yaralanmış veya çalınmış ve ardından Thoth adlı başka bir tanrı tarafından restore edilmiştir. Wedjat göz, üzerinde kullanılan iyileştirici gücü temsil eder ve bu nedenle yenilenmeyi sembolize eder. Buna uygun olarak, eski Mısırlı adı “sağlam olan” anlamına gelir. Bir wedjat göz muskasının, yenilenme gücünü kullanıcısına aktardığı ve genellikle bireyi koruduğu düşünülürdü.

Özel bir muska kategorisi de muska olarak işlev gören, ayrıca bir mühür olarak da kullanılabilen mühür muskasıdır. Çoğu, gübre böceği gibi bir hayvanın şeklini alır. Gübre böceğinin yerde kendi kendine oluştuğuna inanılırdı ve büyük gübre toplarını yuvarlama davranışı da güneşin gökyüzündeki günlük hareketiyle ilişkilendirilirdi. Bu, gübre böceklerini yaşamın ve yenilenmenin sembolleri haline getirdi. Gübre böcekleri, muska olarak bu güçleri aktarabilirlerdi. En bilineni, düz alt kısımları, çok kısa yazılar, semboller veya daha fazla büyülü anlamı olan başka resimlerle oyulmuştur. Sahibinin adının ve unvanının yazılı olduğu gübre böcekleri genellikle, daha sonra oyulmuş süsleme izlenimini verecek olan, alt tarafı bir kil parçasına bastırılarak bir mühür olarak kullanılırdı.

Mısır muskalarının dışa satımı olduğu gibi, Akdeniz bölgesindeki yerel halk da Mısır muskalarına benzer muskalar üretti. Bu muskaların Mısır’daki anlamının ve işlevinin Mısır dışındaki diğer ülkelerle paylaşılıp paylaşılmadığı tartışılabilir; ancak açıkça bellidir ki diğer kültürlerde de muskalar, güçlü büyülü nesneler olarak bilinirler.

Yazar: Isabel Stünkel

Kaynak: The Met

Çeviren: Fatma Aytemiz

Düzenleyen: Büşra Sena Abacık

Leave a comment