Antik Mısır Tanrıçası: Korkuların kadını Sekhmet

Antik Mısır Tanrıçası: Korkuların kadını Sekhmet

taş içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Adının anlamı ‘güçlü’ ve ‘büyük’ olan Sekhmet, Mısır tapınaklarının en önemli tanrıçalarından biriydi. Efsaneye göre, savaş ve şifa tanrısı Sekhmet hem hastalığı yayabilir hem de tedavi edebilirdi ve çoğunlukla aşırı yıkıcı ya da ödüllendirici yöntemler kullanırdı.

Sekhmet, genellikle dişi bir aslan olarak veya aslan kafasına sahip bir kadın olarak tasvir edilmiştir ve resmi hem cephelerde savaş nişanesi hem de firavunların koruyucusu olarak çokça kullanılmıştır.

Çokça korkulur ve aynı şekilde sevilir, bazı Mısır yazılarında “Önünde Kötülüğün Titrediği Kadın” “Korkunun Kadını” “Mauler” veya “Katliam Leydisi” olarak tanımlanır. Peki, Sekhmet tam olarak kimdi?

Efsaneye göre, Sekhmet Ra’nın kızıydı

Mısır Güneş Tanrısı Ra, insanlık onun yasalarına uymadığı ve adaleti korumadığı için sinirlendi. Ceza olarak, kızını, bir aslan formunda yeryüzüne gönderdi. Sonuç olarak, Dünya’yı kana bulayan Sekhmet, intikam istiyordu ve dünyayı kana boğdu.

Ancak, Ra zalim bir tanrı değildi. Katliamın görüntüsü onu yaptıklarına pişman ettirdi. Sekhmet bu katliamı durdurmayı emretti. Sekhmet’in kana susamışlığı o kadar güçlüydü ki, Ra yoluna 7.000 sürahi bira ve nar suyu (ikinci birayı kan kırmızısına boyadı) dökene kadar bu susamışlığı asla dinmedi. Sekhmet o kadar ‘kana’ doydu ki sarhoş oldu ve 3 gün boyunca uyudu. Uyandığında, kana susamışlığı bitmişti ve insanlık çoktan kurtarılmıştı.

Sekhmet, ayrıca zanaatkarların tanrısı ve lotus tanrısı Nefertum’un annesi Path’ın karısıydı.

Sekhmet bir kadın vücuduna ve aslan kafasına sahipti.

Mısır sanatında, Sekhmet genellikle aslan kafalı bir kadın olarak tasvir edilir. Bazen teni tıpkı yeraltı dünyası Osiris gibi yeşille donatılır. Otururken veya ayakta resmedildiğinde normalde papirüsten yapılmış bir asa tutmasına rağmen hayatın ‘asıl amacını’ taşır (kuzey veya aşağı Mısır sembolü), ki bu da onun önceden kuzeyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Ancak, bazı bilim adamları onun aslanların daha çok olduğu Sudan’dan (Mısır’ın güneyi) geldiğini öne sürüyor.

Normalde sağ elinde uzun saplı bir lotus çiçeği var ve kafası büyük bir güneş diskiyle taçlandırılmış, ki bu da Güneş Tanrısı Ra ve Mısır firavunlarıyla yakından ilişkili olan yılan Uraeus ile akraba olduğuna işaret ediyor.

Sekhmet savaş tanrıçasıydı.

Sekhmet’in korkunç şöhreti, onun pek çok Mısır firavunu tarafından askeri bir destekçi olarak kabul edilmesine sebep oldu, çünkü Mısır’ın düşmanlarına Sekhmet’in adeta ateş püskürdüğünü söylüyordu. Örneğin, güçlü firavun II. Ramses, Sekhmet’in görünüşünü kopyaladı ve Kadeş Savaşı’nı tasvir eden duvar süslerinde, Ramses’in atına bindiği ve düşmanlarının bedenlerini diri diri kavurduğu tasvir edildi.

Mut Tapınağı’nda onun için dikilen heykellerde Nubyalıların nişancısı olarak gösteriliyor. Askeri seferler sırasında, sıcak çöl rüzgârının onun nefesi olduğu söylendi ve her savaş sonrasında, onu sakinleştirmenin ve yıkım döngüsünü durdurmanın bir yolu olarak onun için kutlamalar yapıldı.

Sekhmet onu sinirlendirenler için salgın hastalıklar yayardı

Mısır Ölüler Kitabı’nda, Sekhmet kozmik dengenin, Ma’at’ın koruyucusu olarak tanımlanır. Ancak bazen bu dengeyi sağlamaya çalışmak, Sekhmet’in salgınları yaymak gibi sert ilkeleri benimsemesine yol açtı.

Ayrıca onu kızdıran kişilere de hastalık musallat ettiği de söylenir. ‘Veba Kadını’ ve ‘Kızıl Kadın’ gibi takma isimleri, onun sadece salgın yayan yönünü değil aynı zamanda kanlı ve kızıl çöl topraklarını da kasteder.

Sekhmet aynı zamanda şifacıların ve hekimlerin öncülerindendir.

Onu sinirlendirenlere hastalık yayabilmesine rağmen, salgını da önleyebilirdi ve arkadaşlarının hastalıklarını tedavi edebilirdi. Hekimlerin ve şifacıların hamisi olarak, sakin olduğu vakitlerde ev kedisi tanrıçası Bastet şeklini alırdı.

Antik bir söz onun ‘Yaşamın Kadını’ olduğunu söyler. Onun iyileştirme kabiliyeti o kadar kıymetliydi ki III. Amenhotep , kendisini öbür dünyada koruması amacıyla Thebes yakınlarındaki Batı Şeria’daki mezarının tapınağına yerleştirmek için yüzlerce Sekhmet heykeli yaptırmıştır.

Sekhmet’in bazen firavunun destekçisi ve koruyucusu olan Maahes adlı gizli bir aslan tanrısının annesi olduğu söylenirken, başka metinler firavunun bizzat Sekhmet tarafından doğurulduğu söylenir.

Onun adına büyük kutlamalar düzenlenirdi.

Tanrıçanın vahşiliğini yatıştırmak ve insanlığı yok etmek üzereyken Sekhmet’in kana susamışlığını durduran sarhoşluğu tekrarlamak için her yıl bir sarhoşluk festivali düzenlenirdi.

Tarihsel kayıtlar, müzik, dans ve nar suyuyla yapılmış şarapların içilebildiği Sekhmet festivaline her yerden on binlerce insanın katılmış olabileceğini gösteriyor.

Rahipler her gün Sekhmet’in öfkesini yatıştırmanın bir yolu olarak, yakın zamanda kesilen hayvanların kanını sunmak gibi, Sekhmet’in heykellerine de ayinler yaptılar.

Yazar: Lucy Davidson

Çeviren: Didem Erol

Düzenleyen: Metehan Bozkurt

Kaynak: History Hit

Leave a comment