An’lar

An’lar

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya,

İkincisinde, daha çok hata yapardım.

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.

Neşeli olurdum, geçmişte olmadığım kadar,

Çok az şeyi

Ciddiyetle yapardım

Temizlik sorun bile olmazdı,

Daha çok riske girerdim,

Daha fazla seyahat ederdim,

Gün doğumlarını kaçırmazdım asla,

Daha çok dağa tırmanır,

Daha çok nehirde yüzerdim,

Hiç bilmediğim yerlere giderdim, gidebildiğimce,

Doyasıya dondurma yer, boş verirdim kuru nimetleri

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine,

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardan biriydim,

Ama aynı an’lara yeniden geri dönebilseydim eğer,

Yalnızca iyi ve güzel olanları tatmak isterdim, mutlu an’ları.

Farkında mısınız bilmem, yaşam budur zaten

An’lardan oluşur, sadece anlardan, sizde anı yaşayın!

Hiçbir yere yanına termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan,

Gitmeyen insanlardandım ben.

Yeniden başlayabilseydim eğer, hiçbir şey taşımazdım,

Yeniden başlayabilseydim eğer,

İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım

Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla

Hiç bilinmeyen yolları keşfeder, tadına varırdım gün ışığının,

Çocuklarla daha çok oynardım, yeniden bir şansım olsaydı eğer.

Ama işte 85’indeyim ve biliyorum,

Ölüyorum…

Instants

If I could live again my life,

In the next – I’ll try,

– to make more mistakes,

I won’t try to be so perfect,

I’ll be more relaxed,

I’ll be more full – than I am now,

In fact, I’ll take fewer things seriously,

I’ll be less hygenic,

I’ll take more risks,

I’ll take more trips,

I’ll watch more sunsets,

I’ll climb more mountains,

I’ll swim more rivers,

I’ll go to more places – I’ve never been,

I’ll eat more ice creams and less (lime) beans,

I’ll have more real problems – and less imaginary ones,

I was one of those people who live

prudent and prolific lives –

each minute of his life,

Off course that I had moments of joy – but,

if I could go back I’ll try to have only good moments,

If you don’t know – thats what life is made of,

Don’t lose the now!

I was one of those who never goes anywhere

without a thermometer,

Without a hot-water bottle,

and without an umbrella and without a parachute,

If I could live again – I will travel light,

If I could live again – I’ll try to work bare feet

at the beginning of spring till

the end of autumn,

I’ll ride more carts,

I’ll watch more sunrises and play with more children,

If I have the life to live – but now I am 85,

– and I know that I am dying…

Yazar: Jorge Luis Borges

Çeviren: İrem Nur Sağın

Kaynak linki: https://engpoetry.com/jorge-luis-borges/instants/

Leave a comment