Amerikan Gotiği nasıl bir simge haline geldi?

Amerikan Gotiği nasıl bir simge haline geldi?

Grant Wood’un ünlü tablosu ciddi midir yoksa gülünç mü? Onu sanat tarihinin en çok taklit edilen imgelerinden biri yapmasına yardımcı olan bu belirsizliktir. Resim, hafif ironik tarzıyla bile -küçük kasaba Amerika’ya- ABD’nin kalbine atfedilen bu basit ve saygın olan değerlere bir nida olabilir mi? Yoksa; çoğu zaman varsayıldığı gibi, apaçık bir hiciv midir? Tablo, Amerikan Midwest’in küçük fikirli taşralılığıyla ve yabancılara karşı düşmanlığıyla alay etmek niyetinde mi?

Grant Wood’un Amerikan Gotiği adlı eseri, arkasında gerçek anlamı merak etmeyi bırakan ve kafası karışmış nesillerin olduğu bir resimdir. Hepimiz biliyoruz ki; asık suratlı bir Iowan çiftinin yakından yapılmış; detaylıca zarif, gotik kavisli ahşap evlerinin -Viktoryen Gotik mimarisine ev sahipliği yaptığı için Carpenter’s Gothic olarak da adlandırılan bir stilde- önündeki portresinin adıdır.

1930’da ABD’li sanatçıların Büyük Buhran sırasında kırsal Amerika’nın gerçekçi sahnelerini resmetmek için ilham aldıkları zaman kesinlikle evde yetiştirilen bir Avrupalı modernist etkiyi reddederek, çoğu zaman geleneksel özgünlükte, Bölgeselcilik olarak bilinen bir tarzda resmedilmiştir. Tablo, 2019 yılının şubat ayında, Londra Kraliyet Akademisi’nin hem Bölgesel hem de modernist eserlerin yanında sergilendiği, “Sonbahardan Sonra Amerika: 1930’larda Resimler” resim sergisinin en önemli parçası olarak ilk kez Kuzey Amerika’nın dışına çıktı. 

Çarpıcı çift, ya evde yaşayan bir çiftçi ve karısı ya da sessiz ve aşırı korumacı babasıyla kızı olarak tanımlanır. Resim için poz veren Wood’un kız kardeşi Nan, her zaman ikisinin baba ve kız olduğu konusunda ısrar etti, belki de yaş farkını pek yakışıksız buluyordu. Bu ilişki ilginç bir şekilde her zaman çelişkili kaldı.

“Sahne hiçbir şekilde ‘gerçek’ değil- onunla ilgili her şey sanatsal bir kurgu.”

Kadın; yaşlı arkadaşının sabit bakışlarının aksine, bize doğru bakmıyor ama o çatık kaşının altından hafif şaşı gözle yana bakıyor. Tutucu Püriten ciddiyeti boynunun ense kısmından kaçan bir saç buklesi tarafından anlaması zor biçimde sarsılmasına rağmen; kederli, belki huysuz, belki de metin, hatta belki de sadece suratsız gibi görünüyor. Adam, beklenen davetsiz misafirlere karşı tetikte duruyormuş gibi -kadın bu durumdan pek memnun görünmese de muhtemelen ailesinin erdemini koruyor- savaşçı tarzında bir dirgen tutuyor. Esere belirsiz, tedirgin komedisini veren de işte bu şeytani motif. Onsuz, Amerikan Gotiği’nin havası kesinlikle biraz daha kederli ve teatral tabloya biraz daha az benzeyecektir, çünkü sahne hiçbir anlamda ‘gerçek’ değil. Onunla ilgili her şey sanatsal bir kurgudur.

Eğlenmedim

Her şeyden önce, Nan hiçbir zaman ne resimdeki adamla poz verdi ne de herhangi bir şekilde birbirleriyle bağlantıları vardı. Wood, Iowa’daki Eldon kasabasına giderken evi fark etti. Bu ona hemen bir fikir verdi. Daha sonra, “Bu fikir, son derece bağnaz karakterleriyle böyle bir eve sığacak iki kişi bulmaktı,” diye açıkladı. Yani resmin güdüsü hikayeci ve tereddütsüz biçimde anti-modernistti. 

Wood, resmi yapmaya otuzlu yaşlarının sonlarında geldi, yirmili yaşlarında öncü sanatın merkezi olan Paris’te ve Münih’te resim eğitimi alarak biraz zaman geçirdi. Modern resme aşina olduktan sonra empresyonist tarzda resim yapmıştı, ancak Midwest’e döndüğünde çok geçmeden gördüğü ve öğrendiği her şeyi reddedecekti. 15. yüzyılın Flaman ressamı Van Eyck’in ayrıntılı, gerçekçi üslubunu benimseyecek ve Bölgeselliği kucaklayacaktı, ancak kendi karakter odaklı eğilimi ile. Wood, daha önceki Avrupa geleneklerine geri dönmesine rağmen, kendisinin ve Bölgeselcilerin yaptıklarının nihayet Amerikan sanatını kültürel sömürgecilikten kurtarmak olduğunu hissetti; ki bu, ancak daha sonra modernizmi tam anlamıyla kucaklayan Soyut Dışavurumcuların yaptığı bir şeydi. Amerikan Gotiği bir Amerikan simgesi haline geldi, ancak Bölgeselizmin kendisi hiçbir zaman ABD sanat tarihinin ölçütünde önemli bir hareket olarak düşünülemez.

Wood Paris’te açık hava resmi hakkındaki her şeyi öğrenmek zorundaydı, ancak Amerikan Gotiği’ndeki çift ayrı ayrı resmedildi ve iki model de evin önünde değildi. Çiftçi, tahmin edebileceğiniz gibi, aslında bir çiftçi değildi, kuşkusuz Dr. Bryon McKeeby, Wood’un annesi ve kız kardeşiyle birlikte yaşadığı Cedar Rapids’li hali vakti yerinde bir diş hekimiydi. Çiftin kıyafetleri de sanatçı tarafından özenle seçilmişti ve kadının elbisesinin modası apaçık geçmişti, yani tabloyu ilk görenler nostaljik havasını çabucak fark edebilirdi, yine de tablonun keskin hatlarıyla, duygusallıkla bağdaşan çok az bir kısmı vardı.

“İçinde hiciv var ancak herhangi bir gerçekçi ifadede hiciv olduğu kadar.” -Grant Wood

Ek olarak, belirgin gotik pencere ve çatıda olduğu gibi ikisinin de yüzü, özellikle Nan’inki, inceltilmiş ve uzatılmıştı. Eğer dikkatlice bakarsanız, çiftin mezar taşı yüz hatlarının ötesinde, tablodaki cenaze havasını bile sezebilirsiniz. Kadının ince kesimli önlüğünün altına giydiği astarlı siyah elbisesi, adamın tulumuyla tezat oluşturan şık siyah paltosu ve kemerli olanın altındaki pencerenin çekilmiş jaluzileri bunu ustaca öne çıkarıyor. Bu kadar parlak bir günde neden kapalılar?

Tablonun gülünç tonlarını göz önünde bulundurarak Wood’un kendisi çelişkili açıklamalar yaptı. “İçinde hiciv var,” demişti bir keresinde, “Ancak herhangi bir gerçekçi ifadede hiciv olduğu kadar.” Belki de tabloyu ABD tarihindeki en ikonik ve elbette en çok taklit edilen resim olarak ayakta tutan bu belirsizliktir. Gertrude Stein, resmin “çarpıcı bir hiciv” olduğu konusunda ısrarcıydı. Modernist yazar ve Picasso ile Matisse’in hevesli koleksiyoncusu, Wood’u, görünüşe göre bir hiciv iması olmadan “En önde gelen Amerikalı ressam” olarak tanımlayacak kadar ileri gitti. Diğerleri bunu ‘sahte halkçı’ olduğu için hor gördü. Jackson Pollock’u savunan yükselen sanat eleştirmeni Clement Greenberg de bu konuda görüş bildirdi ve Wood’un “dönemimizin önemli kabalaştırıcıları arasında” olduğunu söyledi.

Tuhaf çift

Karikatür düşmanlarından nasibini alan Louvre’daki Mona Lisa’da olduğu gibi Amerikan Gotiği, Chicago Sanat Enstitüsü’nde, yapıldığı yıl bronz madalya ve resim yarışmasında 300$ kazandığından beri yıldız olan bir cazibe merkezidir. Ancak koleksiyona dahil edilmesi hemen hoş karşılanmadı. Müzedeki bir yetkili onu homurdanarak “Gülünç Sevgililer” olarak nitelendirdi.

Kitle iletişim araçlarının ortaya çıkışıyla iki karakter, mısır gevreği ve birkaç ABD sitcomu için TV reklamlarından, The Rocky Horror Picture Show’da bir çift minyatür ürkütücü püriten olan bir görünüme kadar her şeyde yer alarak hayatlarını sürdürdü. Ve neredeyse çiftle kafaları değiştirilmemiş bir başkan ve eşi yok. En son, İngiltere’nin Spectator dergisinde Donald ve Melania, arkalarındaki ev ve ahır yanarken kayıtsız bir şekilde dışarı baktılar.

Tablodaki en güçlü nakaratlardan biri olmasına rağmen herhangi bir mizah anlayışına sahip değil. Bunun yerine, Gordon Parks’ın siyahi ofis temizleyicisi Ella Watson’ın 1942 tarihli fotoğrafı, daha önce görünmez olanı keskin bir şekilde görünür kılıyor.

Kendi başına duran Watson, artık hayaletimsi bir yokluğa bürünen erkek figürünün yerine, elinde tuttuğu kocaman bir süpürge ve bir paspasla çerçevelenmiştir. Arka plan bir ev değil, ABD bayrağıdır (Watson’ın işi, Washington DC’deki bir federal hükümet binasının zeminlerini temizlemekti- o iştedir). Yuvarlak çerçeveli gözlük takan, acı verecek kadar ince, androjen figürü, Wood’un resmindeki her iki karakter için de geçerli görünüyor. Parks’ın daha sonra Washington Post’un kapağında yer alan bu kalıcı resmin beyazlığını altüst eden fotoğrafı, şaşırtıcı derecede dokunaklı bir görüntü. (Bu arada, Parks’ın kendisi daha sonra ilk Blaxploitation filmlerinin öncü yönetmeni oldu ve 1984’te 12 Years a Slave’in ilk film uyarlamasını yaptı.) 

Amerikan Gotiği’nin bu kadar güçlü bir şekilde yankılanmaya devam etmesini sağlayan aldatmacasıdır. Resim, her nesille kendi terimleriyle konuşacak kadar belirsizdir. 

Yazar: Fisun Güner

Kaynak: BBC Culture

Çeviren: Merve Gül Arar

Düzenleyen: Yaren Kardelen Budun

Leave a comment