Amerikalı kadın heykeltıraşlar

Amerikalı kadın heykeltıraşlar

19’uncu yüzyılın ortalarından itibaren Amerikalı kadınlar, profesyonel heykeltıraşlar olarak kariyer edinmeye başlamıştır. Kadınlara hitap eden ilk heykel okulu, Roma’da bulunan Harriet Hosmer’da ortaya çıkmıştır. Hosmer, Edmonia Lewis, Emma Stebbins ve birçok kadın, eğitimli heykeltıraşlara ulaşma şansından ve hazır bulunan mermerlerden yararlanarak İtalya’da çalışmış ve stüdyolar açmıştır. Söz konusu sanatçılar, heykellerini ve talep edilen işlemelerini o zamanlar revaçta olan neoklasik tarzda yapmış, bağımsız yaşam tarzlarının temellerini atmış ve evlilik ile annelik kavramlarından ziyade kariyerleri üzerinde çalışmıştır.

1880’lerden itibaren, kadın heykeltıraşların oluşturduğu yeni bir jenerasyon ortaya çıkmış ve bu jenerasyon hem sayı hem de çeşitlilik bakımından diğer ülkelerdeki kuşakları geçmiştir. New York’taki Uluslararası Tasarım ve Sanat Akademisi, Philadelphia’daki Pensilvanya Güzel Sanatlar Akademisi ve Chicago’daki Sanat Enstitüsü gibi Amerikan okullarında formal eğitime erişme şansları olmuştur. Dersler, New York’ta Augustus Saint-Gaudens ve George Grey Barnard, Philadelphia ve Boston’da Charles Grafly, Chicago’da ise Lorado Traft ismindeki modern Fransız metotlarında uzmanlaşmış heykeltıraşlar tarafından verilmiştir. Ayrıca, kadın heykeltıraşlar o zamanların dünya sanat merkezi olarak görülen yerde çalışmış, ürünlerini sergilemiş ve böylelikle Paris’in cazibesini de deneyimlemiştir. Fransa’nın önde gelen devlet okullarından École des Beaux-Arts’a kaydolmaya 1897 senesine kadar uygun görülmemiş, bu zaman diliminde diğer önde gelen okullardan Académie Julian ve Académie Colarossi’de dersler almışlardır. Başka yollarla önder heykeltıraşlara ulaşmayı başarmışlardır. Örneğin, Frederick William Monnies adlı ustanın tek Amerikalı öğrencisinin kayıtlarda Harriet Whitney Frishmuth olarak görünmesine karşın Janet Scudder, Académie Rodin’de Monnies’ten gizlice dersler almıştır. Bu heykeltıraşlar aynı zamanda yılda bir düzenlenen en prestijli sergide belirli bir düzen çerçevesinde çalışmalarını sergilemişlerdir. Theo Ruggles Kitson, 1890’da jüri tarafından ödül alan ilk Amerikalı kadın olmuştur.

Kadınlar, tanınmış heykeltıraşlar tarafından sıklıkla stüdyo asistanları olarak işe alınmış, böylece modelleme, genişletme ve döküm hakkında daha fazla bilgi edinmişlerdir. Frances Grimes, Mary Lawrence ve Helen Mears ‘Saint-Gaudens’ ile çalışmış; Evelyn Longman ise Daniel Chester French’in asistanlığını yapmıştır. 1893’te Chicago’da yer almış Kolombiya Dünya Fuarı’ndaki bir etkinlikte Lorado Taft; aralarında Scudder, Bessie Potter Vonnoh ve Enid Yandell’ın da bulunduğu bir grup kadını fuar alanının dış tarafındaki heykellerin üzerinde çalışmaları için işe almıştır. Taft, kolektif bir iş birliği içinde el çabukluğuyla merdivenlerin alçaklık ve yüksekliklerini ayarladıkları için bu sanatçılara “beyaz tavşanlar” adını vermiştir. Chicago sergisi kendi duvar resmine ve mimari heykellerine ait programı olan, Taft’ın birkaç asistanının büyük dayanışmayla üzerinde çalıştığı, içinde kadınların inşa ettiği yapının da bulunduğu bir sembol varlığı temsil etmiştir. O zamandan itibaren, kadınlar Amerika’nın dünya fuarlarında koordineli dış mekân heykel programlarının düzenli iş birlikçileri olarak 20’nci yüzyılın başlarında boy göstermiştir. Heykeller arasında en bilindik olanı 1904’te St. Louis’te gerçekleşen Lousiana Louisiana Alım-Satım Sergisi için yapılan, Longman’in ‘Victory’ adlı çalışmasıdır.

Tıpkı erkek meslektaşları gibi kadın heykeltıraşlar da sıradan portre siparişlerinin çok daha ötesinde olan birçok konuda uzmanlaşmıştır. Scudder, bahçe ve çeşme dekorasyonu için özel olarak neşeli, genç figürler tasarlamıştır. Vonnoh, dans eden, okuyan ve çocuğuna bakan kadınların nazik ve yerel süjelerinin yaratıcısı olarak büyük bir başarının tadını çıkarmıştır. Anna Hyatt Huntington, önde gelen hayvan heykelcilerinden olmuştur. Frismuth ile Malvina Hoffman, çağdaş dansçılardan esinlenerek kıvrak kadın figürlerini oluşturmuşlardır. Hoffman, Huntington ve Longman, özellikle kamu komisyonlarıyla addedilse de erkeklerin yaptığı gibi devasa büyüklükte çalışmaların peşinde koşmamışlardır. Kadınların tercih edilen ürünü, Ulusal Tasarım Akademisi, Ulusal Heykeltıraşlık Kurumu ve Kadın Sanatçıların Ulusal Birliği gibi önde gelen mekanlarda sergilenen küçük bronz heykelcikler olmuştur. Bronz formdaki heykeller Gorham Galerileri, Macbeth Galerisi ve New York’taki Merkezi Sanat Galerileri gibi ticari sergi salonlarının yanı sıra sanatçıların stüdyoları ve dökümhaneleri üzerinden de satılmıştır. Kadın heykeltıraşlar, 20’nci yüzyılın başlarında, burjuvanın ev ve bahçe için küçük boyutlu heykellere olan istikrarlı talebinden faydalanmıştır. Kayıt alınmış dökümlerin sayısı baz alındığında, kadınlar tarafından oluşturulmuş kompozisyonlar kayda değer ticari başarı yakalamıştır. Huntington’ın Yawning Tiger eserinin 13-1/4-inç uzunluğundaki versiyonundan 359 döküme sahip olmak üzere, Frishmuth’un küçük modeli olan The Vine’ın nüsha büyüklüğü 396 fevkalade dökümden oluşmuştur. (İki eser de Remington’ın ikonik Broncho Buster’ının ilerisine gitmiştir.)

Heykelin yaratılışı dışında, kadınlar, sanatın yardımcı kollarında da damgalarını vurmuştur. 1919’da Longman (bu ayrıcalığı başaran ilk kadın), 1921’de Vonnoh ve 1922’de Huntington olmak üzere birkaçı ülkenin en eski ve en saygın sanat akademilerinden birine profesyonel tanınmanın nihai işareti olarak Ulusal Tasarım Akademisi’ne akademisyen olarak seçilmiştir. Diğerleri kariyerlerinde edindikleri deneyimler üzerine kitaplar yazmıştır: Scudder “Modeling My Life”ı (1925) yayınladığı sırada Hoffman iki otobiyografi (1936, 1965) ve heykel tekniği (1939) hakkında bir kitap yazmıştır. Huntington, eşi Archer ile birlikte 1931’de Güney Carolina’da bir heykel parkı ve doğa koruma alanı olan Brookgreen Bahçesi’ni kurmuş ve burada diğer tanıdık heykeltıraşlara eserlerini sergilemeleri için yetki vermiştir. Gertrude Vanderbilt Whitney (22.81) sanatçıların eserlerini sergilemesi için Whitney Stüdyosu’nu (1914) açmıştır. Amerikan sanatına karşı bitmek bilmeyen teşvik edici ilgisi ve derlemeci tarafı 1930’da Whitney Amerikan Sanat Müzesi’nin kurulmasına yol açmıştır.

Yazar: Thayer Tolles

Kaynak: The Met

Çeviren: Simge Orhan

Düzenleyen: Başak Çetinbülüç

Leave a comment