Hastane ve mezarlıklar ‘büyük acil durum’ sırasında geçici önlemlere başvuruyor

Avrupa’da korona virüse ilişkin en yüksek ölüm oranına sahip ülkelerden ikisi olan Almanya ve İtalya’daki hastaneler ve mezarlıklar, korana virüs kurbanlarını nakliye konteynerlerinde tutmaya başladı.

Kuzeybatı İtalya’nın Verona kenti yakınlarındaki Legnago hastanesi ve Almanya’nın finansal merkezi Frankfurt’un yakınlarındaki Alman şehri Hanau’daki mezarlık, naaşları geçici olarak konteynerlerde tuttuğunu söyleyen kurumlar arasında.

Legnago Mater Salutis Hastanesi sözcüsü, The Independent’a verdiği bir telefon röportajında, “Çok büyük bir acil durumu karşılamak adına geçici konteynerler ayarladık” dedi ve bunların özel soğutulmuş konteynerler olduğunu belirtti.

Hastane sözcüsü, “Diğer yetkililer (İtalya’da) naaşları tutmak için kiliseleri kullanıyorlar” dedi. “Burada kritik bir zamanda bunu hazırladık. Cenazeler defnedilene dek gereken saygının gösterilmesinin en iyi yolu bu.”

Sözcü, mart ayındaki ilk korona virüs dalgası sırasında hastanenin böyle bir konteynere ihtiyaç duymadığını ancak hastane morgunun dolmuş olmasından ve sağlık çalışanlarının tabutları depolamak için daha fazla alana ihtiyaç duymasından ötürü bu hafta bir adet kullanılmaya başlandığını söyledi.

Konteynerin son birkaç gündür kullanıldığını ancak cuma günü boş olduğunu söyleyen hastane, yeni bir acil durum olması halinde önümüzdeki günlerde orada bulunacağını da sözlerine ekledi.

Hiçbir aile bu prosedürden şikâyetçi değildi.

Legnago’nun bulunduğu Verona ilinde 352’si yoğun bakımda olan 2701 koronavirüs hastası perşembe günü hastaneye yatırıldı. Bölgede dün itibarıyla son 24 saatte 810 yeni hasta kaydedildi.

Almanya’nın Hanau kentinde 17 Aralık Perşembe günü iki cenaze, 25 naaş kapasiteli metal bir konteynerde halihazırda saklanıyordu.

Hanau’daki mezarlık ve krematoryumların baş sorumlusu olan Alexandra Kinski, “Ne yazık ki Hanau’daki durum o kadar değişti ki şu anda başlangıçta önlem olarak alınan konteynerleri kullanmak durumundayız” dedi.

Cenazelerin ölümlerinden sonra yalnızca kısa bir süre orada tutulduğunu da ekledi.

“Bir kişi vefat ederse ve klinikte hiç yer yoksa o zaman buraya gelirler ve merhum ebedi istirahatgahına, örneğin buradaki mezarlığa defnedilene kadar kısa bir süreliğine konteynerde kalır.” şeklinde belirtti.

İtalya ve Almanya başlangıçta bu sonbaharda gerçekleşen ikinci korona virüs dalgasını kontrol altında tutmayı başardıkları için övülmüştü ancak iki ülke şu an dünyanın en yüksek günlük ölüm oranlarına sahip.

Çarşamba günü İtalya, Birleşik Krallığı Avrupa’da teyit edilen en yüksek korona virüs ölüm oranına sahip ülke olarak geride bıraktı. İtalya’daki sayı güncel olarak 67,220.

Ülkede bir günde 993 vaka çıkınca, 3 Aralık’ta yerel düzeyde ölümler arttı. İtalya perşembe günü 683 yeni ölüm kaydetti.

Almanya ise bugüne kadarki en yüksek ölüm sayısını çarşamba günü kaydetti. Ülkenin hastalık kontrol ve engellemeden sorumlu federal ajansı Robert Koch Enstitüsü 952 yeni ölüm gerçekleştiğini bildirdi.

Teyit edilen korona virüs vakaları İtalya’da 1,9 milyonu ve Almanya’da ise 1,4 milyonu aştı.

İtalya’da, ikinci dalga sırasında meydana gelen şaşırtıcı sayıdaki korona virüs ölümleri, bazı araştırmacıların kafasında soru işaretleri uyandırdı.

Milano merkezli bir düşünce kuruluşu olan Uluslararası Siyasal Bilimler Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olan Matteo Villa, İtalya’nın yaz sükunetinde tıbbı sistemini yeterince güçlendirememiş olduğunu söyledi ve vaka yükünün artmasını önlemek için hükümetin daha önce harekete geçmiş olması gerektiğini savundu.

Matteo Villa: “Erkenden alınan hafif önlemler bile biraz veya çok geç alınan sert önlemlerden daha etkilidir.”

“Fransa ve Birleşik Krallığa bakıldığında İtalya’nın pandemi sürecini daha kötü idare ettiği görülmektedir ve benzer nüfus sayısına ve dağılımına sahip Almanya ile kıyaslandığında ise İtalya süreci çok daha kötü idare etmiştir”

Yazar: Alessio Perrone

Kaynak: Independent

Çeviren: Eren Esen

Düzenleyen: Hasan Özuğurlu