Alex Kuno’nun “Orpheus ve Eurydike” çizimi trajik bir aşk hikâyesini anlatıyor

Alex Kuno’nun “Orpheus ve Eurydike” çizimi trajik bir aşk hikâyesini anlatıyor

Çalışmalarını Minnesota’da sürdüren sanatçı Alex Kuno, çizimlerinin anlatılarını tanımlayacak en iyi kelimelerin kıyamet ve hiciv masalları olduğunu söylüyor. Kuno’nun karışık medya çizimleri tuhaf ve bir o kadar da kasvetliler. Sanatçı genellikle çocuklar olmak üzere, dengesiz konuları ele alan çizimlerini akrilik, grafit, tebeşir, mürekkep, tükenmez kalem ve pastel boya ile çam tahta üzerine yapıyor.  İnternet sitesine adını veren ilk serisi; bu dünyayı, karakterleri kadar kişiliği olan sonsuz, önsezili bir manzarada yuva arayan kayıp yetimlerin yaşadığı “Küçük Kasabanın Kötüleri” olarak adlandırıyor. Her ne kadar kâbus gibi olsa da ilk çalışmalarında, yetimlerin varoluşlarını daha faydalı kılma konusundaki sonu olmayan arzularında romantizm hissi de görülüyor. Kuno’nun Sevgililer Günü’nde ilk kez Roma’daki Dorothy Circus Galerisi’nde sergilenecek olan son serisindeki eserlerin ana konusu, romantizm hakkındaki bir hikâye. Sanatçı “Orpheus ve Eurydike: Efsanenin Ötesinde” olarak adlandırdığı seride, Apollo ve ilham perisi Kalliope’nin oğlu, güzel Eurydike için yeraltı dünyasına giren Trakyalı Orpheus’un kaçınılmaz aşkını anlatan antik efsane Orpheus ve Eurydike’yi sergiliyor. Hikâyenin sonu acı tatlı bitiyor. Orpheus ölür; ancak ilham perileri, kafasını kurtarıp yaşayan insanların arasında tutarak ona sonsuza dek şarkı söyletmeye ve insanları güzel melodiler ve seslerle büyülemesine karar verirler. Kuno, sanatının bir geleneği olarak Orpheus’un kötü hikâyesini, mitolojideki kasvetli bir hikâyeyi alıp gerçek dünya duygularına uyarlayarak fantastik ve şiddetli düşleriyle anlatıyor. Aşağıda Kuno’nun yorumlarıyla birlikte serideki daha fazla çalışmaya göz atabilirsiniz.

“Eurydike en sonunda engerek yılanı ile karşılaşır ve karşılaştıkları anda manzara aniden kırılgan ve yaşanması zor bir ortama dönüşür. Şaşkınlığın etkisiyle Orpheus’un derisi parçalanmaya başlar ve Eurydike, Dünya’ya düşerken kendini tamamen savunmasız bulur.”

“Burada Orpheus her şeyden tamamen vazgeçmiş durumdadır. Liri yok olmuş, ayakları havada ve yüzünün yarısı resmin alt kısmındaki kara gömülmüştür. Efsanede, Orpheus birçok farklı şekilde ölüyor ama Dionysus’a tapan deli kadınlar tarafından saldırıya uğradığı versiyonun bu seriye en uygunu olduğunu düşündüm. Önceki çalışmalarımdaki karakterlere atıfta bulunmak için tarikat üyelerini grotesk, mitolojik melez varlıklar, militarist ve zırhlı olarak tasvir etmeyi seçtim. Tesadüfen zırhların birisinde üzüm resimleri vardı. Üzümler, Orpheus’un kaçınılmaz ölümünün habercisi olarak 4.panel hariç tüm resimlerde bulunuyordu.

Bu parçanın yakınında donmuş bir yapı var ve bu yapı, bir şehir ve buzul arasında bir haç olduğunu bize düşündürüyor. Bunun Yeraltı Dünyası’nın, izleyicinin tam gözünün önünde duran; ancak kış için bile fazlasıyla donmuş tapınağı olduğunu düşünüyorum. Fakat bugünlerdeki tüm buzullar gibi o da elbet bir gün eriyecek ve ilkbahar gelecek, bu hikâye sonsuza dek tekrar tekrar anlatılacaktır.”

“İki âşık eriyen dağların arasından belirir, hâlâ ilkel miğferler ve postlar giymektedirler. Onların bakış açısından açık ve sağlam olan yolda onları zengin umutlar beklemektedir. Seyircinin bakış açısından ise mağarasından çıkan, öldürücü engerek yılanı görülmektedir.”

“Efsanede Orpheus, onu Dünya’ya dönmeye ikna etmek için Eurydike’yi Yeraltı Dünyası’na kadar takip eder. Hades (burada tapınak, yüz, hilal ve tekne arasındaki haç olarak resmedilmiştir) ilk başta Eurydike’nin Orpheus’la gitmesine izin verir; ancak Orpheus’u bir konuda uyarır: Yeraltı Dünyası’ndan çıkarken arkasına dönüp ona bakarsa, Eurydike kaybolacak ve sonsuza dek Hades’in yanında kalacaktır. Elbette Orpheus arkasına bakar ve Hades’le yaptığı pazarlığı kaybeder, Eurydike’yi sonsuza dek kaybetmiştir.”

“Keder ve depresyon, doğası gereği yabancılaştıran ve sarsan duygulardır. Bu manzara yılın belirsiz bir döneminde geçiyor, renk teması serideki diğer çalışmalardan biraz farklı. Burada, Orpheus tamamen çıplak, yapraksız bir ağacın yanında yas tutuyor. Önceki panellerde genellikle sol tarafta resmedilen Eurydike artık seriden tamamen kaybolmuş, yerini mühürlenmiş bir mağaraya bırakmıştır. Orpheus’un konumu panellerde aşağı kaymaktadır. Zaman zaman boğa olarak insanlara görünmesiyle bilinen Zeus bu sırada geçiş durumundadır. Tanrı ve İnsan ise, rahatlayana kadar ağlamak için ara vermiştir.”

Yazar: Caro

Kaynak: Hi Frusctose

Çeviren: Ece Çağlayan

Düzenleyen: Susın Zeynep Yılmazlar

Leave a comment