Açıklama: Kürtaj, daima bir kadının kendi tercihidir

Açıklama: Kürtaj, daima bir kadının kendi tercihidir

Kürtaj olmak, her zaman annenin seçimidir ve de öyle olacaktır.

Kürtaj karşıtı olanların ortak görüşüne göre, fetüs doğmamış bir insandır ve bu nedenle yaşama hakkına sahiptir. Ancak fetüs, yaşamak için anneye tamamen bağımlıdır. Bu yüzden fetüs ayrı bir varlık olarak görülmemelidir; çünkü tek başına hayatta kalamaz. Şayet bir fetüs yaşıyor olsa bile, “yaşama hakkı” kişinin hayatta kalmak için başka bir kişinin vücudunu kullanabileceği anlamına gelmez. Örneğin, İnsanlar organ bağışında bulunmanın bir kişinin hayatının kurtarılacağını bile bile bunu kabul etmeyebiliyorlar.

Kürtaj karşıtı kişiler, cinsel ilişkiye girmenin sorumluluk getirdiğini ve bireylerin olası sonuçlara karşı hazırlıklı olması gerektiğini sık sık vurgulamaktadırlar. Olur ya, çocuğunuza bakamayacağınızı düşünürsünüz, o zaman onu evlatlık olarak vermek daha iyi bir fikirdir.

Bu doğrudur: Cinsel aktivite, diğer herhangi bir eylemde olduğu gibi sorumlulukları beraberinde getirmektedir. Ancak doğum kontrol yöntemleri daima doğru sonucu vermez ve %100 etkili değildir. Kazalar olabilir. Tecavüz bir seçim değildir.

Evlat edinmek, her zaman annenin tercihi olmalı ve toplumsal olarak ondan bir şey beklenmemelidir. Ayrıca, Amerika’da evlat edinme sistemine talep o kadar fazladır ki iğne atsanız yere düşmez. Yani her yıl binlerce çocuk, güvenilir ve sevgi dolu bir yuvayı bilmeden koruyucu aileye gitmektedir.

ChildrensRights.org web sitesine göre, herhangi bir günde ABD koruyucu aile sisteminde yaklaşık 438.000 çocuk vardır ve 2016 yılında, koruyucu ailede zaman geçirmiş 687.000’in üzerinde şaşırtıcı sayıda çocuk bulunmaktadır.

Bu durum, kürtajın bir nüfus kontrolü aracı olarak nasıl gerekli kılındığını göstermektedir. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre, dünyanın uluslararası nüfusunun 2050 yılına kadar 9,3 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Los Angeles Times’a göre bu, “Dünyaya birer Hindistan ve Çin daha yerleştirmekle aynı olacaktır.”

Çin’in Tek Çocuk Politikası örneğinde olduğu gibi, isteyerek yapılan kürtaj, zorla yapılan kürtajdan daha iyi değil midir?

Annelerin kürtaj olmak yerine evlat edinmeyi seçmeleri için yapılan “zorlamanın” ve muazzam baskının, kadın haklarının göz ardı edildiği bir toplum meydana getirdiğini hatırlamakta önem vardır. Bu, aynı zamanda “kürtaj karşıtı” olanların gerçekte nasıl yalnızca “doğum yanlısı” olduklarını da göstermektedir. Madem gerçek anlamıyla yaşama önem veriyorlar, o halde neden şu anda evlat edinme ve koruyucu aile sisteminde inanılmaz sayıda çocuk var?

Bir erkek, bir kadını hamile bırakıp çekip gidebiliyorsa bir kadın bunu neden yapamasın ki? Kürtaj, fetüsü değil kadını ilgilendirir. Kimse de buna karışamaz. Hepsi bu kadar işte.

Etik seçim, kadınların kendileri için en iyi olanı seçmelerini sağlamaktır. Devletin, kadınların üreme sağlığına müdahale etmeye hakkı yoktur. Bir diğer önemli faktör ise dindir. Birçok dinî kitap, kürtajın masum bir insanı öldürmeye eşdeğer olduğunu belirtmektedir, ki bu da Tanrı’nın sözüne karşı gelmektir. Ancak, din ve devlet iki farklı şeydir ve bu doğrultuda ele alınmalıdır. Kürtaj için kaynaklar, onu değerlendirmeyi seçenler için mevcut olmalıdır. İnsanlar, zorla dayatılan düşüncelere boyun eğmek yerine kendi seçimlerini yapabilmelidir.

Yazar: Anna Field

Kaynak: The Pigeon Press

Çeviren: Ruhan Çoban

Düzenleyen: Sude Özkan

Leave a comment