Leonard Matlovich, Air Force Times gazetesinde hayatını ve Amerika’daki gey haklarının rotasını değiştirecek bir hikâyeye denk geldiğinde 1974 yılının başlarıydı. Yazı, öncü gey hakları aktivisti Frank Kameny’nin, ordunun gey askerlere uyguladığı yasağı test etmek için bir vaka aradığından bahsediyordu. Matlovich gey olduğunu uzun zamandır biliyordu fakat babasının izinden giderek, Hava Kuvvetleri’ne katılarak Vietnam’da görev yapıp Bronz Yıldız ve Mor Kalp Madalyalarına  kazandığından, hayatını cinsel eğilimini saklayarak yaşamıştı. Güney’deki ırk ayrımcılığı zamanında yetişmiş olan Matlovich, Amerika’ya döndükten sonra ırksal gerilimi dindirmek için rehber olarak hizmet verdi.

Bu tam da Kamney’in aradığı türde bir özgeçmişti. Özel hayatını uzun süre itinayla muhafaza eden Matlovich, 8 Eylül 1975’te ‘Ben Homoseksüelim’ manşeti altında TIME dergisinin kapağındaydı.

Matlovich hala gelişmekte olan gey hakları hareketinin en göz önünde duran yüzlerinden biri haline geldi. TIME okurları kapağa, Matlovich’i “onurlu bir görevin üniformasının yüz karası” olarak adlandırma ve “yüzlerce hemcinsin erkeği öldürdüğün için göğsün madalyayla dolsun ama eğer birini sevmeye kalkarsan ordudan atılırsın” gibi bir dünyanın ironisine işaret etme arasında değişen mektuplarla karşılık verdi. Bugün kapak, ilk ortaya çıkışından 40 yıl sonra, birkaç on yıl içinde ne kadar çok şeyin değiştiğinin çarpıcı bir hatırlatıcısı görevi görüyor. Her ne kadar Matlovich’in durumunda olanların ordudan ihraçlarını “şerefle terhis”e yükseltmeye dair kanun taslağı şu anda mecliste takılı kalmış olsa da.

“Oldukça yaşlıyım ve gey haklarıyla uzun süre haşır neşir oldum.” diyor Matlovich’in yakın arkadaşı ve mülkünün vasisi Michael Bedwell. “Gidecek ne kadar yolumuz olduğunu ve aynı zamanda bunun ne kadar süreceğini hiç hayal etmemiştim.”

Matlovich, birlik komutanına yazdığı bir mektupta eşcinsel olduğunu açıkladıktan hemen sonra bir halk figürü olma yolundaki ilk adımlarını o Temmuz ayında atmaya başladı. TIME’ın Eylül ayında kapak konusu yaparak yayımladığı hikayeye göre; “Astsubay kıdemli üstçavuş Leonard Matlovich cinsel yönelimini beyan ettiği mektubu Langley Hava Kuvvetleri Üssü’ndeki siyahi amirine verdiğinde, amiri: ‘Bu da ne demek?’ demişti. Matlovich de ‘Brown v. the Board of Education* demek’ olarak cevap vermişti.’’

Bugün San Francisco’da GLBT Historical Society’de Matlovich’in diğer evraklarıyla birlikte tutulan o mektup, buradan okunabilir:

  1. Birkaç yıllık şüphenin ardından, cinsel yönelimimin heteroseksüelliğin aksine homoseksüellik olduğu kanısına vardım. Ayrıca şimdi duyurduğum cinsel yönelimimin Hava Kuvvetleri’ndeki görevlerimi hiçbir açıdan engellemeyeceği sonucuna vardım. Bu yüzden homoseksüellerin ihraçlarına ilişkin belirli yasalar altındaki hükümlerin benim durumuma tabi tutulmamasını arz ediyorum.
  2. Yürürlükte olan yasa beni şerefli terhisten daha düşük bir pozisyona tabi tutabileceğinden seks hayatımla ilgili spesifik soruları cevaplamayı reddedeceğim. Ancak, genel olarak homoseksüellerin ihraçlarıyla ilgili yasanın hükümleri yerine eğer soruların uygunluk ve güvenlikle alakalı endişelerle bağlantısının nedenleri detaylıca verilirse kişisel hayatıma ilişkin soruları cevaplamaktan memnuniyet duyacağım. Homoseksüellerin Hava Kuvvetleri görevleri için ahlaki açıdan yetersiz olduğuna ilişkin görüş haricinde eğer daha spesifik bir kriter sorgulama için temel gösterilirse uygun soruları cevaplayacağım.
  3. Tarafıma herhangi bir soru yöneltilmeden önce avukatım, David F. Addlestone bilgilendirilme talep ediyor.
  4. Özetle, kendimi homoseksüel ve gelecek askerlik görevleri için tamamen yeterli olarak görüyorum. Neredeyse on iki yıllık lekesiz hizmetim bu yargıyı destekliyor.

 

Brown v. Board’dan farklı olarak Matlovich’in davası Amerika Yüksek Mahkemesi’ne gitmedi. Hava Kuvvetleri kendisini şerefle değil de normal terhis etme işlemlerine başladıktan sonra Matlovich, kararın yeniden gözden geçirilmesini istediğini duyurdu. İnceleme komisyonunun kararları “en olağanüstü durumlar” altında bozabilme seçeneği olsa da bunu yapmayı reddettiler.

Matlovich gey haklarına kendini adamış bir savunucu olmaya devam etti, bir zamanlar Harvey Milk’in olan San Francisco devlet dairesi görevine aday oldu. 1980’de bir hakim, Hava Kuvvetleri’ne “en olağanüstü durumlar” kuralının fazla belirsiz olması nedeniyle Matlovich’i eski görevine geri getirilmesini ve beş yıla eşdeğer bir geri ödeme yapılması talimatı verdi. İki taraf en sonunda anlaştı ama hikaye burada bitmedi.

“Sadece lise öğrenimi görmüş ve liderlerinden biri olana kadar gey hakları hareketi hakkında hiçbir şey bilmeyen birine özgü, tarihsel bakış açısının değerini bilen bir yeteneği vardı.” diyor Bedwell.

Matlovich 1988’de AIDS’ten öldü. 44 yaşındaydı. Adının yazılı olmadığı mezar taşı, 40 yıl önceki TIME okuyucusunun duygularını yansıtıyor: ORDUDAYKEN BANA İKİ ADAM ÖLDÜRDÜĞÜM İÇİN MADALYA TAKTILAR VE BİRİNİ SEVDİĞİM İÇİN DE ATTILAR.

Matlovich’in etkisi bir vaka üzerinde özellikle büyük bir tesire sahipti. Hava Kuvvetleri İhtiyatı’ndan emekli Binbaşı Margaret Witt “sorma, söyleme politikası”** zamanında kendi isteği dışında cinsel kimliği açığa çıkarılarak görevden ihraç edilen bir uçuş hemşiresiydi. Dava açtıktan sonra, yasa 2010’da feshedilir edilmez, Witt anlaşmaya vardı.

Cinsel eğilimini gizli tutan bir ordu üyesi olarak, Matlovich’in hikayesini kişinin hem görevini yerine getirmekten hem de kendi cinselliğinden gurur duyabileceğinin bir kanıtı olarak düşündüğünü hatırlıyor.

“Hiçbir zaman o duruma düşeceğimi sanmamıştım ama sanırım hepimiz bunun başımıza gelebileceğini düşünüyorduk.” diyor Witt. “Hepimiz kendi gizli kütüphanelerimizi oluşturduk, kitaplardan bile, ve olan biten hakkında yazılan her türlü makaleye ulaşmaya çalıştık. Sessizce neler olup bittiğini yakından takip ettik. Farkında olsalar da olmasalar da tüm o insanların göz önünde olması kocaman bir etki yarattı.”

Ordunun sadece geyleri değil transeksüel askerleri de kabul etmeye başladığı bugünlerde, Bedwell sıkça Matlovich’in ordudan ihracıyla sonuçlanan dava için toplanan muhabirlere 1975’te söylediği şeyi anımsıyor: “Belki benim ömrümde değil ama önünde sonunda kazanacağız.”

 

* 1954’te devlet okullarındaki siyah-beyaz ayrımının kalkmasına ön ayak olan dava.

** ‘Sorma-Söyleme’, 11 Aralık 1993 ile 20 Eylül 2011 arasında ABD’de yürürlükte olan ve eşcinsellerin orduda görev almalarını yasaklayan bir kanun. Bu kanun ordudaki eşcinsel askerlerin cinsel kimlikleri hakkında konuşmalarını yasaklıyor, eşcinsel oldukları tespit edilen askerlerin ise ordudan ihraç edilmesini sağlıyordu.

Yazar: Lily Rothman

Çevirmen: Dilan Şan

Kaynak: TIME