20. yüzyılda kadın etnomüzikologlar

20. yüzyılda kadın etnomüzikologlar

19. yüzyılın sonunda Edison’un yeni fonografının ortaya çıkışı, halk müziklerini belgeleme ve derleme pratiğinde bir devrimdi. Andrea Zarza ve Janet Topp Fargion, Etnomüzikoloji alanının önünü açan öncü kadınların hikayelerini ve motivasyonlarını araştırdı.

18. yüzyılda halk müziği koleksiyonculuğu iyi bir şekilde başlamış olmasına rağmen, fonograf bu etkinliği başka bir seviyeye taşıdı.

Yerli kültürlerin ve yaşam biçimlerinin yok olma tehdidi altında olduğuna dair güçlü bir farkındalık, ilk antropologları, folkloristleri ve etnografları 19. yüzyılın sonlarındaki saha çalışmalarında fonografiyi bir araç olarak kullanmaya teşvik etti. Fonograf, konuşma, şarkı ve müzik gibi tekrarlanabilir ve zamana dayalı sesleri yakalayabilir ve kaydedebilir; kaydedildikleri zaman, bu kayıtlar yazılı ve müzikal transkripsiyonları bilgilendirme kapasiteleri için değerliydi, ancak zamanla 1899’da kurulan Vienna Phonogrammarchiv ya da Fonogramm adlı 1900’de kurulan Berlin’deki Arşiv gibi uluslararası ses kütüphanelerinin derlemelerinin kalıcı ve paha biçilmez bir parçası haline geldiler.

Fonografın temel bir araç haline geldiği bu korumacı ya da ’kurtarma’ gündemindeki aciliyet duygusu, 1898’de İngiliz antropolojisinin ‘kurucu babası’ Alfred C. Haddon tarafından aktarıldı:

“Şimdi kayıt zamanı. Bir sonsuzluk geri dönülmez şekilde kaybolmuştur, şu an çok büyük bir kısmı hızla yok olmaktadır […]”.

Fonograf, ilk olarak 1890’da ABD’de Dr. Jesse Fewkes tarafından Calais, Maine’deki Passamaquoddy’yi belgelemek için kullanıldı. Daha fazla saha çalışması, Zuni veya Hopi gibi Amerika’nın Güneybatısındaki yerli kültürlerle etkileşime girdiğini gördü. Fewkes, fonografın “somut bir kayıt verme” kapasitesinin folklor çalışmasını daha bilimsel hale getireceğini düşünüyordu.

Fonografı hem Avrupa’da hem de ABD’de ilk benimseyenler arasında Frances Densmore, Alice Cunningham Fletcher, Alice Werner, Edith Durham ve Eliza Wedgwood gibi isimler de dahil olmak üzere birçok kadın vardı.

 

Kadınları etnomüzikolojiye çeken neydi?

Bilim adamları, kadınların halk müziği derleme girişimlerini toplumdaki ötekileştirilmiş ve elverişsiz konumlarına dikkat çekerek açıkladılar. Bu, “onları azınlık halklara karşı duyarlı hale getirdi” ve böylece söz konusu görev için ayrıcalıklı hale geldiler ya da belki de azınlık kişilerin seslerini kaydederken kadınlar, beyaz ve orta sınıf kadınlar olarak “medeniyet yanlısı taraflarını” öne sürerek “kendi güvencesiz siyasi konumlarından” geçici bir nefes aldılar.

Kadınların akademiden dışlanması, onları II. Dünya Savaşı’ndan sonra etnomüzikolojiye evrilen karşılaştırmalı müzikoloji gibi daha az kurumlaşmış alanlara yöneltti. Kuzey Amerika’da, müzik bölümleri ilk olarak kadın kolejlerinde kuruldu; bu, Anglofon kültüründe kadınların müziğe katılımının sosyal olarak kabul edilebilir ve hatta arzu edilebilir olarak nasıl görüldüğünü yansıtıyordu.

Büyük Britanya’da, fonografıyi ilk ve verimli kullanan kişiler olmaları sebebiyle üç kadının önemli derecedeki etkisi göze çarpmaktadır. Kişisel hikayelerine bakarak, fonografı kullanma nedenlerini ve bu teknolojiyi desteklerken toplumdaki cinsiyet rollerini nasıl işlediklerini anlayabiliriz.

Elizabeth Frazer (1854-1941)

Kızlık soyadı de Boys Adelsdorfer olan Elizabeth (Lilly) Frazer, Alsace, Fransa’da doğdu. İlk eşi denizci Charles Baylee Grove ile bir süre Güney Amerika’da yaşayarak dünyayı dolaştı. Grove’un ölümünden sonra yazar oldu, çocuk kitapları yayımladı, Fransızca materyalleri çevirdi ve belki de en önemli eseri Badminton Kütüphanesi tarafından yaptırılan ve ilk olarak 1895’te yayımlanan dans tarihi üzerine bir kitap yazdı.

1896’da öncü İngiliz antropolog Sir James George Frazer ile evlendi. James Frazer, arketipsel bir “koltuk antropologu” (“Armchair anthropologist”) idi; o ve karısı- tekrar tekrar dinleme ve kopyalamayı içeren işitsel-sözlü dil öğretimi yöntemine olan ilgisi, onu fonografı kullanmaya yöneltti- İngiltere’nin dünya çapında ilk ses arşivi olarak kabul edilebilecek olanın oluşturulmasına yardımcı oldu. Frazers, dünyanın dört bir yanından gelen müzikleri, gelenekleri ve dilleri belgelemek için yola çıktıklarında araştırmacıları ses kayıt teknolojisi ve boş bal mumu silindirleri ile donattı. Britanya Kütüphanesi’ndeki etnografik bal mumu silindir koleksiyonlarının yarısından fazlası bu kuruluştandır ve 1960’larda Frazers’ın merkezinin bulunduğu Cambridge Üniversitesi’nden Kütüphane’ye geçmiştir.

J.G. Frazer. Cambridge. Britanya Kütüphanesi’nde tutulan bal mumu silindir kutularının bir fotoğrafı

Bayan Frazer (James 1914’te şövalye oldu) koleksiyonerlere boş bal mumu silindir gönderme ve gelen kayıtları alma, çoğaltma ve organize etme sorumluluğunu üstlendi. Ayrıca saha çalışanlarını, bu kaşiflerin seyahatlerinde karşılaştıkları dilleri kaydetmek amacıyla fonografı kullanmaları için eğitti. Önemli olarak, Alfred C. Haddon liderliğindeki Cambridge antropolojik keşif ekibinin Torres Boğazı Adaları’nın kayıt ekipmanlarıyla donatılmasına yardımcı oldu. Elde edilen kayıtlara Britanya Kütüphanesi Ses Arşivi’nden “Torres Strait Cylinder Collection” (Torres Boğazı Silindir Koleksiyonu) olarak erişilebilir. Bayan Frazer, kocasının çalışmalarına çok destek verdi, eserlerinin çoğunu tanıttı ve Fransızca’ya çevirdi. Böylece, eşinin de katkılarıyla James Frazer’ın uluslararası itibarı arttı. Daha da önemlisi, Bayan Frazer olmasaydı, ilk kayıtlar muhtemelen yapılamazdı ve kalıcı olmazdı.  Kayıtların verdikleri tarihi ve kültürel bilgi için kendisine borçlu olduğumuz çok şey vardır.

Torres Boğazı Adaları’na yapılan bir keşif gezisinden kayıt, 1898
Koleksiyondaki bu ses kaydı, seyahatleri için iyi şanslar mesajlarını, kullandıkları fonografın bir gösterisini ve piyano eşliğinde “Auld Lang Syne” şarkısını söyleyen keşif üyelerini içerir.
 

Bayan Ruth Herbert Lewis (1871-1946)

Kızlık soyadı Caine olan Bayan Ruth Herbert Lewis, Galler halk müziğinin belgelenmesinde çok önemli bir figürdü. Konuyla ilgili kayıtları, yayınları ve dersleri Gal halk müziğinin yaygınlaşmasını ve popülerleşmesini sağladı. Lewis, 1930-1946 yılları arasında başkanlık ettiği Galler Halk Şarkıları Toplama Derneği’nin ilk üyesiydi.

Liverpool’da doğdu ve Londra’da büyüdü (Manx kökenli olmasına rağmen) ve bir milletvekilinin kızı olarak ayrıcalıklı bir şekilde yetişti. Cambridge’da bulunan Newnham College’da okudu ve bölümünü tamamladı, ancak Lewis’in yüksek lisans derecesi Dublin Üniversitesi tarafından verildi, çünkü önceki okulu kadınlara derece vermiyordu.

1897’de Liberal bir milletvekili ve Gallerli sosyal, politik ve kültürel çevrelerde merkezi bir figür olan John Herbert Lewis ile evlendi; Lewis ayrıca, Galler Ulusal Müzesi ve Ulusal Kütüphanesi’nin kurulmasına yol açan Cymru Fydd hareketiyle de ilgileniyordu. Çiftin halk müziği ve koleksiyonculuğa olan ilgisi, Galler Halk Müziği Koleksiyonculuğu Derneği’ne dahil olmalarına yol açtı ve Lewis’i, müzik eğitimi gerektirmediği için ona uygun olan fonografın harikalarıyla tanıştırdı.

1910’da Lewis, Edison’ın taşınabilir bir fonografını satın aldı ve önümüzdeki dört yıl içinde koleksiyonunun çoğunu bitirdi. Gallerli genç besteci Morfydd Llwyn Owen, bazı şarkıların sözlerini kopyalayarak ve düzenlemeler yaparak Lewis’in derleme faaliyetini destekledi. Lewis Galce dilinde akıcı olmadığı için saha çalışması sırasında kadın asistanların da yardımını aldı.

Can y Coach faier, Ruth Herbert Lewis tarafından kaydedildi, tarih:1912
1912’de Ruth Herbert Lewis, Welshman Benjamin Davies’in mum silindirinde ‘Can y Coach faier’ şarkısını söylediği bu kaydı yaptı. Melodi bugün ‘Deck the Halls’ olarak bilinir ancak orijinal olarak geleneksel bir Galler Yeni Yıl şarkısı olan ‘Nos Galan’dan alınmıştır. Muhtemelen çok daha eski olmasına rağmen, şarkı ilk olarak 1794’te Gallerli arp sanatçısı Edward Jones tarafından yayımlandı.

Bu süre zarfında Lewis, evinin yakınında kendi kaynaklarıyla halk şarkıcılarını kaydetti, Caerwys yakınlarındaki Penucha ve Flintshire ve Denbighshire’dan daha uzakları keşfetti.

Çocukları, bal mumu silindirlerindeki 150 kaydın hala yaşadığı bu gezilerde sık sık onunla gezdi. Bunlar Galler’deki halk müziğinin saha kayıtlarının en eski örnekleridir. Galler’deki daimî kayıt faaliyeti sona erdikten yıllar sonra- Birinci Dünya Savaşı sırasında enerjisini, askerler için tüm gece açık olan bir kantin işletmek için harcadı- 1923–24’te kızını ziyaret etmek için Hindistan’da kayıtlar yaptı.

Lady Ruth Herbert Lewis’in hem kayıt hem de yayım biçimindeki mirası, ilgilenenlere Galler halk şarkılarının tarihini derinlemesine araştırmak için harika bir yerdir.

Lucy Ethelred Broadwood (1858-1929)

Lucy Broadwood İskoçya’da doğdu, ancak ailesiyle birlikte genç bir kızken Surrey’deki Lyne’a ve daha sonra 1893’ten ölümüne kadar yaşadığı Londra’ya taşındı. İngiliz Halk Dansları ve Şarkıları Derneği’nin (1898) kurucu üyesi olarak, 20. yüzyılın başında başlayan ilk İngiliz halk şarkılarının canlanması sırasında oldukça etkili bir koleksiyoncu ve araştırmacıydı. Piyano üreten bir aileden geliyordu ve yetenekli bir piyanist ve şarkıcıydı; şarkıları not etme ve anlama becerisine sahipti. Gerçekten de başka bir halk şarkıları meraklısı ve besteci Ralph Vaughan Williams, “halk şarkısını bir bütün olarak görmek için edebi kültüre, bilimsel doğruluğa ve sanatsal hayal gücüne” sahip olduğunu düşündü.

“Kurtarma Etnografyası”na meyli olduğundan, şarkıları ölmeden ve kaybolmadan önce belgelemek için harekete geçti. Bahçıvanlardan oyunculara, balıkçılara ve Surrey’deki evinin yakınındakı hemşirelere kadar herkes hakkında şarkı yazdı ve daha sonra Birleşik Krallık içerisinde uzaklara seyahat etti. Bu süreci geliştirmek için, Lucy fonografın kullanımına öncülük etti ve 1908-09’da çeşitli İskoç adalarından (bazıları Londra’da kaydedildi) bir dizi şarkı kaydetti ve kendisi adına kaydetmeleri için başkalarını da işe aldı.

Bunlar, İngiliz Halk Dansları ve Şarkıları Topluluğu Koleksiyonu olarak gruplandırılmış bir bal mumu silindir koleksiyonuna aittir. 106 parçanın hemen hemen yarısından azı, 1907-08 döneminde Lucy Broadwood tarafından veya onun için yapılmış İskoç Galce şarkılarının kayıtlarıdır.

The trees they do grow high, 1908’de Lucy Broadwood tarafından kaydedildi. Daily Growing ve Lady Mary Ann gibi diğer birçok isimle de bilinen The Trees They Do Grow High, diğerlerinin yanı sıra İskoçya, İngiltere ve İrlanda’nın halk geleneklerine göre bir halk şarkısıydı. Bu versiyon 1908’de İngiltere’de Lucy Broadwood tarafından kaydedildi ve seslendirildi.

Etki ve miras

Üç biyografik skeçte dikkat çeken nokta, bu kadınların iş birliği içinde çalışmasıdır. Çalışmaları diğerleriyle yakın ilişki içinde gerçekleştirilmiştir ve bilgilerini genişlettikleri değerli ağlar kurup, fonografın ileriye dönük kullanımında etkin bir rol oynamışlardır. Bu teknoloji onların sesi muhafaza etmelerini ve birçok önemli yönden hala onları dışlayan toplumdaki rollerinin değerini göstermelerini

sağlamıştır. Kolektif sözlü mirasımıza dair hazırladıkları belgeler, aktif olarak parçası olmaya çalıştıkları ve aksi takdirde kaybedilecek olan bir geçmişi, günümüze taşır.

Yazar: Dr. Janet Topp Fargion, Andrea Zarza Canova

Çeviren: Merve Çiftgümüş

Düzenleyen: Erva Aksoy

Kaynak: British Library

Leave a comment