16. yüzyılda bir Ovid: Klasik mitolojinin Shakespeare oyunlarının anlaşılması üzerindeki etkisi

16. yüzyılda bir Ovid: Klasik mitolojinin Shakespeare oyunlarının anlaşılması üzerindeki etkisi

Genel olarak İngiliz dilinin en büyük yazarı ve şairi olduğu kadar dünyanın en seçkin ve saygın oyun yazarlarından biri olduğuna inanılan William Shakespeare; yaklaşık 38 tiyatro eseri, 154 sone, iki uzun anlatı şiiri ve çok sayıda farklı türden dörtlük yazmıştır. Bu dramatik eserlerden birçoğunun Shakespeare’in yazmış olduğu gerçeğine dair sorular bulunsa da bilim insanları 38 oyunun 32’sinin şüphesiz Shakespeare’e atıfta bulunabileceği görüşünde (Root 119-132). Bilinen eserlerinin büyük bölümünün 1589 ile 1613 yılları arasında yazılmasıyla, Shakespeare’in hem komedi hem de trajedileri klasik mitolojinin popülaritesinin yeniden canlanmasından, özellikle de erken Elizabeth döneminde yer almış Romalı yazar Ovid’in eserlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir.

Arthur Golding’in 1567’de bütünüyle Dönüşümler’i kapsayan on beş kitabın “anıtsal çevirisini” takiben İngiliz insanları, Ovid’i benzersiz bir mitograf ve edebiyat için çok değerli bir ilham kaynağı olarak görmeye başladılar (Roe 32). Shakespeare’in oyunları mitolojik imalarla dolu olduğundan, büyük İngiliz oyun yazarının bu düşünce tarzında sıra dışı bir şey yoktur. Hem özenle hazırlanmış, belli bir kaynağın kolayca tanımlanabileceği hem daha bulanık imalar, doğrudan bir kaynağı olmayan genelleştirilmiş kinayeler içeren Shakespeare’in edebi mitolojisi; bu iyi bilinen imalar için temelin büyük bir kısmını sağlayan Metamorfozlar ile, doğası gereği kuvvetli bir şekilde Ovid etkisi taşır (Taylor 3).

Shakespeare’in neredeyse tüm eserlerinde var olan efsanevi imaların bolluğu, yazdığı dönem boyunca devam eden Yunan ve Roma mitolojisinin kültürel etkisinin bir kanıtıdır.

Shakespeare’in neredeyse tüm eserlerinde var olan efsanevi imaların bolluğu, yazdığı dönem boyunca devam eden Yunan ve Roma mitolojisinin kültürel etkisinin bir kanıtıdır. Aynı zamanda Shakespeare’in çalışmalarını tam olarak görmek için okuyucuların önceki mitoloji bilgilerinin önemini vurgularlar. Klasik mitolojik etkiye özel bir dikkatle bakıldığında Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası komedisi, klasik mitolojinin edebiyattaki dinamik rolünü özetler, hem oyundaki olaylar için bağlam sağlar hem de okuyucunun Shakespeare’in seçilmiş imalarıyla ilgili çıkarımları daha iyi anlamasına yardım eder.

Pek çok bilim insanı tarafından Shakespeare’in “en Ovid etkisi taşıyan” eserlerinden biri olarak kabul edilen, uzun anlatı şiiri Venüs ile Adonis’ten sonra ikinci sırada yer alan Bir Yaz Gecesi Rüyası komedisi, klasik mitolojiye oyunun tamamına yayılmış göndermelerle doludur (Velz 185). Oyundaki karakterlere yapılan belirli kaçınılmaz kinayeler dışında bu tiyatro eseri, yaklaşık 37 ayrı mitolojik ima içerir. Bunların 10 tanesi ya kesin olarak Ovid’den alınmış ya da Vergil’in çalışmalarından pagan temelli doğa mitlerine, birçok Yunan ve Roma tanrılarının adının geçmesine kadar uzanan diğer imalarla birlikte Ovid etkisi görülebilir izler taşımaktadır (Root 122).

1590 ve 1595 yılları arasında yazıldığına inanılan bu oyun, Shakespeare’in Ovid etkisinin yazılarında en belirgin olduğu zamanlarda kaleme almış olduğu önceki eserlerini niteleyen mitolojinin nükteli ve oyunbaz yaklaşımını temsil eder. Çağdaşları gibi Shakespeare de Ovid’de – dolayısıyla klasik mitolojinin tamamında – önceden kurulmuş, kolayca tanınabilir olay örgüleri ve alınacak derslerle dolu bir “büyüleyici hikâye(ler) hazine evi” buldu (Root 8). Kaprisli bir şekilde ele alınmasına rağmen bu seçilmiş imaların etkisi, okuyucuların komedi eserine olan yorumunu etkilerken aynı zamanda neşeli bir esere daha derin anlamlar katar.

Ovidian mitolojisi dünyasının dışından alınan imaları incelemekle başlayarak, Shakespeare’in Atina Dükü karakteri Theseus, Plutarch’ın Paralel Yaşamlar adlı eserinin Thomas North çevirisinde bulunan Atina’lı kahramanın betimlemesine kadar izlenilebilir (Root 111). Antik çağın Theseus’u genellikle en büyük Atina kahramanı olarak düşünülür, fiziksel ve düşünsel gücün eşsiz birleşimiyle tanınır. Ancak Shakespeare’in çizdiği tablo bu değildir. Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndaki âşık Dük ilk olarak “düğün saatinden” önce Amazon Hippolyta ile tanıştırılır ve kalan dört günün ne kadar yavaş geçtiğinden yakınır (1.1.1).

Shakespeare’in oyununda yer alan Hippolyta’yı yakalaması ve ardından onunla hemen evlenmesi anlatısına ek olarak, Theseus’un orijinal mitinin birçok tasrifini aynı zamanda önceki romantik girişimlerinin detaylı açıklamalarını da içerir (Grant and Hazel 326). Antiope, Perigenia ve Aegle gibi kadınlarla karşılaşma hikâyelerini Shakespeare, komedinin olay örgüsüne direkt olarak dahil etmez, bunun yerine Dük karakterinin önemli yönlerini iletmek için Theseus’u çevreleyen klasik mitolojiye aşina okurlara güvenir.

Mesela perilerin kralı Operon, karısı Titania’ya “Perigenia’yı gecenin bir yarısı terk eden” diyerek Dük Theseus’a gizlice âşık olmaktan ve “Aegles, Ariadne ve Antiopa gibi diğer tüm kız arkadaşlarını aldatan” şeklinde belirterek metres edinmesine yardımcı olmaktan suçlar (2.1.77-80). Theseus’un eski ve çalkantılı meselelerine karşı yapılan bu kısa kinayenin basitçe dahil edilmesiyle Shakespeare, Dük’ün ilk konuşmasının samimiyetini ve Hippolyta ile yaklaşan düğününe ilişkin göze çarpan sabırsızlığının doğruluğunu sorgular. Shakespeare, Theseus’un derin anlatısından bu belli bölümlere başvurarak Dük Theseus’un hassas, sevecen bir âşık olduğu algısını yıkmak ve gerçekte seçici olmayan, duygusuz bir savaşçı olduğunu okurlara hatırlatmak için klasik mitolojinin etkisine güvenir.

Hippolyta’nın tavsif kökleri, Theseus gibi North’un Plutarch’ın ikonik eserinin çevirisine dayanmaktadır. Aslında Shakespeare’in Chaucer tarafından kullanılan geleneksel “Ipolita”dan tercih ettiği “Hippolyta”ya geçişi, North’un orijinal Yunanca metni ele alışının güçlü etkisinin doğrudan bir sonucudur (Root 111). Hippolyta’ya uygun olarak Shakespeare’in benimsediği geleneksel mitoloji; kendi Hippolyta versiyonunu, heybetli Atina kahramanı Theseus’un istemediği, savaşta kazanılmış gelini olarak tasvip eder (Root 112). Shakespeare, Hippolyta’nın geçmiş maceralarının ayrıntılarını bu oyun sınırları içerisine dahil etmemeyi tercih etse de bunlar birçok efsaneye konu olur ve komedisine güç bela yerleştirilmiş olan bu karakterin içyüzünü anlamayı sağlar.

Theseus, “(onu) kılıcıyla baştan çıkardığından / ve (onun) sevgisini (onu) yaralayarak kazandığından” bahsetmesine rağmen adı geçen savaşın altında yatan nedeni ayrıntılı olarak açıklamaz (1.1.16-17). Hippolyta’yı çevreleyen mitin bir versiyonuna göre Theseus, Themiscyra’nın Amazonlarına karşı düzenlediği sefer sırasında büyük savaşçı Hippolyta’nın kız kardeşi Antiope’u ele geçirmiş ve onu Attica’ya geri götürmeye başlamış. Amazon kraliçesi kız kardeşinin kaybından dolayı yıkılmış ve öfkeli, erkeklerden nefret eden kabilesinin geri kalanıyla birlikte Theseus’un krallığına bir saldırı başlatmış. Amazonların Pnyx tepesini aldıkları söylense de zafer nihayetinde Theseus’un olmuş. Bu nedenle Antiope öldüğü yere, Megara’ya çekilir. İşte şimdi sevgili kız kardeşinin yasını tutan Hippolyta, tutsak olarak alınır ve onu esir eden Theseus’la evlenmeye zorlanır. Birçok versiyonda Hippolyta, bir Amazon için boyun eğmeye, Theseus’un oğlu Hippolytus’u doğurmaya zorlanır (Grant and Hazel 176). Tarafsız bir şekilde tanımlanmasına ve birkaç satırlık konuşmayla sınırlandırılmasına rağmen Hippolyta’nın mitolojisindeki bu önemli olayların bilgisi, okuyucuların onun bu az gelişmiş karakteri hakkındaki izlenimi etkiler. Shakespeare, Hippolyta’ya bu referansı kullanarak Dük Theseus’la evlenme konusundaki haklı isteksizliğini, Dük’ün yaklaşmakta olan evlilik saatine yol açan olayların ayrıntılı bir yeniden anlatımını eklemek zorunda kalmadan iletebilmiştir.

Shakespeare’deki en gelişmiş ve öne çıkan ima, Pyramus ve Thisbe’nin kaba saba marangoz versiyonlarının aslen hüzünlü bir Ovidian hikâyesinin “lezzetli parodi”sini beraberinde getirmesidir (Root 11). Dönüşümler’in dördüncü kitabında anlatıldığı gibi, Pyramus ve Thisbe’nin hikâyesi evliliğe doğru ilerlemek isteyen güzeller güzeli iki âşık Babil gencin trajik hikâyesidir. Genç âşıklar, babaları romantizmi yasakladığı için kaderlerine boyun eğip sadece ortak kullandıkları duvarın deliğinden iletişim kurarlar.

Bu ayrılık ve gizlilik tutkunlarını daha da alevlendirir ve sonunda gece karanlığının örtüsü altında buluşma planları yapmalarına neden olur. Thisbe, buluşma noktasına vardığında bir askerden korkar ve şalını yere düşürür. Pyramus yerde serili kanlar içindeki şalı görünce sevgilisinin öldürüldüğünü zannederek intihar eder. Kısa bir süre sonra Thisbe geri döner ve Pyramus’un cansız bedenini bulur, aynı şekilde o da kendisini öldürür (Kline). Bu hikâyenin ağırlığı yadsınamaz olsa da Shakespeare, tüccarların ürünlerini tam bir saçmalık olarak göstermek için Ovid’in orijinalini romantik bir hikâye olarak çarpıtan aynı özellikleri taşlar ve manipüle eder. Böylece okuyucuları saklı olan anlamlarla yüzleşmeye ve oyunun geri kalanında bu mitin varlığını etkilemeye zorlar.

Shakespeare, Bottom ve tüccar arkadaşları Dük’ün yaklaşmakta olan düğünü için bir oyun sahneleme düşüncesine girdikleri ilk andan itibaren, geleneksel mitolojinin tersine çevrilmesini ve kötüye kullanılmasını gözler önüne seriyor. Uygun bir oyun aranırken Peter Quince, karmakarışık oyuncu grubunun “En Acıklı Komedi, Pyramus ile Thisbe’nin Zalim Ölümü” adlı bir oyun oynamalarını önerir. (1.2.8-9). Marangozların oyunundaki bu çelişkili sıfatların bariz kombinasyonu, Shakespeare’in vahim bir anlatıya bir mizah unsuru eklemeye yönelik kasti bir teşebbüsü olarak görülebilir, buna göre grubun geri kalanının eşit derecede eğlenceli ve yıkıcı performansı için zemin hazırlar. Shakespeare, Bottom’ın “bir ses görüyorum; şu çatlaktan bakarsam / belki de Thisbe’min yüzünü duyabilirim” (5.1.190-191) ve geceyi “gündüz olmadığında her zaman sanattır (5.1.169)” olarak tanımlaması gibi absürt sözler eklemeye devam eder.

Bottom, Pyramus rolünü oynarken bu dizelerin ikisinden de söz ettiğinden, onu iyi niyetli ama beceriksiz bir aptal olarak tasvir ederek okuyucuların mitolojik Babil gençliğine olan ciddi, olgun, bilgili algısını baltalamaya hizmet eder. Shakespeare aynı dizeler boyunca, Pyramus’un Thisbe’den “(onunla) hemen Niny’nin mezarında buluş” isteğini yorumlamasında, Latin dilinin “Ninus’un mezarı” anlamına gelen “ad busta Nini” iyelik yapısından faydalanır (5.1.200). Bu sözlü gaflar, Thisbe’nin tekrar eden bozuk “Ninny’nin mezarı” (5.1.252) imaları ve ölüm konuşması kapanışında “adieu, adieu, adieu” ile mecazi dördüncü duvarı yıkmasıyla birleştiğinde tipik olarak tiyatro tarafından yaratılan meşruiyet illüzyonunu yok etmeyi amaçlar. Böylece geleneksel Ovidian masalına aşina olan okuyucuların bu meta-tiyatro anını geçerli bir anlam kaynağı veya orijinal mitin duygulandıran yanının yerine getirilmesi olarak görme olasılığını paramparça eder.

Shakespeare, Bottom ve meslektaşlarının ayrı ayrı karakterler olarak ciddiye alınmalarını imkânsız kılarak okuyucuları Ovid’deki klasik mitoloji yankılarını kendi oyununda farklı bir kaynakta aramaya zorlar. Bottom’un kaba marangozlar birliği tarafından sunulan mitin acemi versiyonunda Pyramus ve Thisbe’nin hikâyesi Lysander ve Hermia arasındaki ilişkiyi taklit eder. Pyramus ve Thisbe’nin babaları tarafından yasaklanan gençlik aşkları gibi, Hermia’nın müsamaha gösterme huyu olmayan kontrolcü babası Egeus, kızının kendi seçtiği talibiyle evlenmesini yasaklamış ve Demetrus ile evlenerek iradesine boyun eğmesini emretmiştir.

Hermia “(kendisinin) hangi güçle cesur hale getirildiğini bilmediğini” (1.1.59) söyledikten sonra babasının taleplerine cevaben, itaatsizliğin cezası için yalvarır. Bu ifade Shakespeare’in; Ovid’in, motivasyonları “aşk onu güçlü etti” anlamına gelen audacem faciebat amor ifadesiyle açıklanan Thisbe yorumuna aşinalığının doğrudan bir sonucu olarak görünür (Rudd 119). Ovid ve Shakespeare’de bulunan olmayacak şeylerin peşinde koşan aşk hesapları arasındaki paralellikler, Lysander’ın, onların görünüşte umutsuz durumuna verdiği karşılığa da yansır. Atinalı delikanlı, sevdiği kadının ya idam edilmesi ya da rahibe olmasının çıkmazı ile karşı karşıya kaldığı zaman Hermia’ya “Eğer beni seviyorsan / Kaç gizlice babanın evinden yarın akşam / Ve ormanda, içinde şehir bulunmayan kalabalıkta” (1.1.163-165) diyerek onunla buluşacağı ifade eder. Genç âşıkların bu planının açıklaması, Pyramus ve Thisbe’nin “babalarının evinden kaçmak ve şehir kapısının ötesinde… kasabadan uzakta, Ninus Mezarı’nda buluşmayı kabul etme” niyetini yansıtır (Rudd 119). Burada Shakespeare’in Ovid’den yaptığı önceden tasarlanmış ve aleni alıntılar, okurlara potansiyel olarak acıklı romantik aşkın bir çeşit “biçimsiz ayna görüntüsü”nü vermeyi sağlar (Rudd 118). Shakespeare, klasik mitolojinin etkisinden bu şekilde istifade ederek kendi başına çok tatlı, naif, idealleştirilmiş ve hisli olarak kabul edilebilecek bir aşk tasvirini etkili bir şekilde güçlendirir ve bir ciddiyet unsuru ekler.

Shakespeare, Bir Yaz Gecesi Rüyası’na tekrar tekrar ve geniş kapsamlı olarak klasik mitolojiden unsurlar dahil ederek oyunun metninde zaten mevcut olan anlamına ikinci bir anlam düzeyi ekler. Shakespeare, eski uygarlıklardan Theseus ve Hippolyta şeklinde karakterlere başvurarak yalnızca kendi karakterleri hakkında daha gerçek bir his vermekle kalmaz, onların komedi içindeki eylemlerine bağlam sağlamak adına ayrı ayrı ve birbirine karışık mitlerini de başarılı bir şekilde kullanabilir.

Ovidius’un Pyramus ve Thisbe’sinin çarptırılmış ve karikatürize edilmiş anlatımını dahil ederek, oyun yazarı okurların geleneksel olarak bu trajik hikâyeyle ilişkilendirilen ağırbaşlılığı başka yerlerde aramasını istiyor. Shakespeare bunu yaparken, Lysander ve Hermia arasındaki, aksi taktirde ormandaki talihsizliklerinin deliliği ve gülünçlüğü sayesinde gölgede kalacak olan ilişkilerinin değerine ciddiyet ve mantık katar. Sonuç olarak, Ovid’in Dönüşümler’inin, Shakespeare yazıları üzerindeki etkisi ne Theseus ve Hippolyta’yı seçmesiyle ne de Hermia ve Lysander tarafından tasvir edilen genç aşk temasıyla sınırlı değildir. Ancak bu etki oyunun tamamında farklılaşan anlam ve güç derecelerinde de olsa yine de hissedilir.

Dipnot

Grant, Michael and John Hazel. Who’s Who in Classical Mythology. Oxford University Press, 1993. Print.

Ovid. “Book IV.” Metamorphoses. Trans. A.S. Kline. The University of Virginia, 1999. Web. Accessed 6 December 2016. http://ovid.lib.virginia.edu/trans/Metamorph4.htm.

Root, Robert Kilburn. Classical Mythology in Shakespeare. Edward Brothers, Inc., 1903. Print.

Rudd, Niall. “Pyramus and Thisbe in Shakespeare and Ovid.” Shakespeare’s Ovid: The Metamorphoses in the Plays and Poems. Edited by A.B. Taylor, Cambridge University Press, 2000. Print.

Shakespeare, William. A Midsummer Night’s Dream. The Norton Shakespeare Anthology: Essential Plays and Sonnets, edited by Stephen Greenblatt, et all, W.W. Norton & Company, 2016, 209-268. Print.

Taylor, A.B. “Introduction.” Shakespeare’s Ovid: The Metamorphoses in the Plays and Poems. Edited by A.B. Taylor, Cambridge University Press, 2000. Print

Velz, John W. “Shakespeare’s Ovid in the Twentieth Century: A Critical Survey.” Shakespeare’s Ovid: The Metamorphoses in the Plays and Poems. Edited by A.B. Taylor, Cambridge University Press, 2000. Print 

Yazar: Emily Gray

Çeviren: Gülşah Kartalkaya

Düzenleyen: Sude Özkan

Kaynak: Inquiries Journal

Leave a comment